GÜNDEM

1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

 Gökhan Güneş Yalnız Değildir! Kaybetmenize İzin Vermeyeceğiz!

Gökhan Güneş 20 Ocak'ta İstanbul Başakşehir’de işyerinin yakınında kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldı.

"Gökhan Güneş nerede?" diyen ailesi susturulmak isteniyor, arkadaşları gözaltına alınıyor. 

Kaçırma ve kaybetme geçmişten bugüne bir devlet politikasıdır. Yakın dönemde kaybedilenlerden biri Ayten Öztürk'tür. Ayten Öztürk'e 6 ay boyunca MİT çiftliğinde vücudunda 898 yara olacak şekilde işkence yapılmıştır. 

Devrimcileri Susturma, Tasfiye Etme Çabalarını Boşa Çıkartacak, Gökhan Güneş'e Ulaşana Kadar Gökhan Güneş Nerede Diye Sormaya Devam Edeceğiz!

ESKİŞEHİR DEV-GENÇ


 


 

 İşi, ekmeği, onuru için direnen Yüksel Direnişçileri Acun Karadağ, Alev Şahin, Nazan Bozkurt ve Mehmet Dersulu'yu 27 Ocak Çarşamba  günü saat 10:45 de görülecek 2. duruşmalarında sahiplenmek, dayanışmayı büyütmek için tüm halkımızı ve tüm direniş dostlarımızı Ankara Adliyesine bekliyoruz.

 

Yüksel Direnişçileri Yalnız Değildir

Yüksel Direnişçilerine Özgürlük

                                                                                        ANKARA HALK CEPHESİ



 


Almanya Dev-Genç ve Almanya HFG-Emekçileri Haftalık Şehit anmasında 18 ile 24 Ocak arası Şehitleri Andı

24 Ocak Pazar günü Almanya Dev-Gençliler ve HFG-Emekçileri olarak gerçekleştirdiğimiz Haftalık Şehit anmasında 18 Ocak ile 24 Ocak arası Şehitlerimizi andık. Kısaca Şehitlerimizin hayatını okuyarak halkımıza şehitlerimizi unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı gösterdik. Bu anmaya toplam beş kişi katılmış oldu.
                                                                                          Devrim Şehitleri Ölümsüzdür








 Ali Osman Köse'ye Özgürlük


Fransa Halk Cepheliler, hasta tutsak Ali Osman Köse için imza kampanyası başlattı.
Sağlık sorunları yaşamasına rağmen hala hapishanede tutulan Ali Osman Köse, ancak halkın elleri sayesinde özgürlüğüne kavuşabilir.
Bu bilinçle tüm halk kesimlerinin bu kampanyayı sahiplenmesi ve hasta tutsaklar mücadelesinde faşizme karşı yeni bir zafer kazanılması, özellikle bu süreçte çok önemli.
Kampanya linki aşağıdadır.




Gökhan Güneş, 20 Ocak Çarşamba günü öğle saatlerinde İstanbul Başakşehir’deki işyerinin yakınındaki otobüs durağında kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırıldı. Sosyalist bir işçi olan 23 yaşındaki Güneş’ten dört gündür haber ALINAMIYOR. Gökhan Güneş’in kaçırıldığı sokakta kamera görüntülerinin çıkmasına rağmen Gökhan'ın hala akıbeti belli değildir. Gökhan Güneş’in ailesi ve arkadaşları Gökhan' ın akıbetini sormak ve sokak ortasından kaçırılma olayını teşhir etmek için sokak sokak eylem yapıyorlar. Faşizmin yıllardır devrimcilere uyguladığı genel bir politika haline gelmiştir sokak ortasında kaçırma. Bugün polis ve devlet resmen gayrimeşru bir çizgiyle ve zorbalıkla güpe gündüz insanları sokak ortasından kaçırarak devrimcileri teslim almaya ve yıldırmaya çalışmaktadır. Bugünün Türkiye’si 12 Eylül faşist cunta döneminden hiçbir farkı yoktur. Bugün AKP Faşizmi kendi gibi düşünmeyen ve bu sömürücü, adaletsiz düzenine karşı koyan herkesi tasfiye etmek istiyor. Ama nafile! Vatanımızın bağımsızlığı ve halkın iktidarda olduğu bir dünya yaratana kadar mücadelemiz sürecektir. BURADAN HALK DÜŞMANLARINA SESLENİYORUZ: Zorbalıkla kaçırdığınız GÖKHAN GÜNEŞ NEREDE.?? Ailesine ve arkadaşlarına "bizim bilgimiz yok" diyerek yalan söyleyip kendinizi kurtaramazsınız. Gökhan Güneş’in nerede olduğunu derhal ailesine açıklamak zorundasınız..

 

GÖKHAN GÜNEŞ SERBEST BIRAKILSIN.

 

GÖKHAN GÜNEŞİ KAYBETMENİZE İZİN VERMEYECEĞİZ..

 

OKMEYDANI HALK CEPHESİ


27 Ocak 2020 günü Yüksel direnişçilerinin mahkeme günüdür. Acun Karadağ, Mehmet Dersulu, Nuriye Gülmen, Nazan Bozkurt, yoğun eylemler düzenleme gerekçesiyle tutuklandılar. Bir insanın hakkı için direnmesi, iş, ekmek ve onur mücadelesidir. Tam 1538. gündür işlerini geri almak için direniyorlar. İşkence, gözaltılar, cezalar tüm tacizler vız geldi onlara. Pes etmeden, hala devam ediyorlar. Mahkeme günlerinde onları yalnız bırakmayalım. Mahkeme saat: 10.45'te Ankara adliyesinde 28. Ağır ceza mahkemesinde gerçekleştirilecektir. Onları sahiplenelim.

Mahkemeyi arayalım bu durumu teşhir edelim. Gidebilme imkânımız varsa gidelim.

 

 

YÜKSEL DİRENİŞÇİLERİNE ÖZGÜRLÜK!

 

Hamburg Halk Cephesi


Bugün 24 Ocak 2020 Hamburg Halk Cepheliler. Hamburg da Bündniss'in gerçekleştirdiği Filistin Halk cephesinin genel sekreteri Ahmad Sa'adat için dayanışma içerisinde bulundu. Yaklaşık 20 yıldır tutsak bulunan devrimci Ahmad Sa'adat yalnız değildir.

 

YAŞASIN DEVRİMCİ DAYANIŞMA

YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ

FİLİSTİN HALKI YALNIZ DEĞİLDİR

KAHROLSUN SİYONİZM! 

YAŞASIN DEVRİMCİ DAYANIŞMA!





23 Ocak Cumartesi günü, Belçika’daki Dev-Gençliler olarak Liege bölgesinde pullama ve gençlik dergisi dağıtımı yaptık.

O bölgede yaşayan Türkiyelilerin posta kutularına Bizim Gençlik dergisi bıraktık.

Liege üniversitesi ve merkezi çevresinde, uyuşturucuya karşı Dev-Genç saflarında birleşme çağrısında bulunduğumuz pullamalarla donattık.

Uyuşturucuya karşı birlikte savaşalım, kazanalım!



Avrupa Süryani Halk Cephesi: 2000'den 2007'ye kadar ölüm orucunun zaferi Halk Cephesi ve Şehitler'in politikasıyla sağlandı. Nihai zafer de bu şekilde elde edilecek!

Yenilgi ve zaferin, ayrılık ve birliğin tanımında belirleyici bir rol oynayan bu zafer, başlangıç ​​aşaması ve sonraki aşamasıyla tarihi bir öneme sahiptir.

Burjuva ideolojisi bir yenilgiye uğradı. Zaferi, teslim olmayı reddeden, mücadeleyi her koşulda sürdüren, yapılacak fedakarlıklardan korkmayan, halkla ve devrimle dayanışma içinde olan, fedakarlığı bir gelenek haline getiren devrimci irade kazandı.

Her türlü reformist ve oportünist anlayışı kendisini Marksist-Leninist kültüründen ayırmıştır. Ölüm orucu sürecinde reformizmden ayrılma yaşanırken, oportünizmden ayrılma esas olarak sonradan geldi.

Ölüm orucu her şeyden önce siyasi ve ideolojik bir zaferdir. Siyasi olarak, düşmanın tüm hesaplamalarını denize attı ve saldırgan politikasını durdurdu. İdeolojik açıdan ise burjuvazinin egoist kültürünü ve faşist yüzünü ortaya çıkardı ve böylece halkın devrim saflarında birleşmesi için yol açtı.

"Beyinlerde bir titreme tetiklendi, dünya ayağa kalktı" ifadesinin anlamı da bu ideolojik zaferde yatmaktadır. “Bir ideoloji için ölmeye değmez” inancını yok eden, devrimi halkın gözü önünde somutlaştıran, halkın sisteme ve bütünüyle sol olan nefretini derinleştiren ideolojik bir zaferdir bu.

Burjuvazinin saldırılarına karşı barikat kurma, tutsakların haklarını kazanma, hükümetin faşist yüzünü teşhir etme işlevinin yanı sıra, aslında burjuvazinin yaydığı kayıtsızlık ve karamsarlık görüşlerine büyük bir darbe vurma işlevine sahipti.

Bu direnişin gerçek kazanımında Marksist-Leninist ideolojinin burjuva ideolojisine üstünlüğü bir kez daha kanıtlandı.

Dünya ve ülke altüst oldu, herkes sarsıldı. Bu ölümle mücadele, olumlu ya da olumsuz herkese yerini gösterdi. Devrimcilerin ve halkın yenilemeyeceği bir kez daha kanıtlandı.

Ölüm orucu iki ideolojinin, bu ideolojilere yön veren iki iradenin mücadelesiydi:

Burjuvazinin, artık uğruna ölmek için bir ideoloji olmadığı söylenmiştir.

Devrimciler, uğruna ölen değerler ve ideolojiler olduğunu ilan ettiler ve kanıtladılar.

Burjuvazi, egoizmi ve kişisel çıkarı bir ilke haline getirmiştir.

Devrimciler paylaşımı, kolektivizmi güçlendirdiler, büyük fedakarlık örnekleri yarattılar ve insanlara değerlerinin artan gücünü gösterdiler.

Burjuvazi, halkı böler ve parçaları birbirine düşürür.

Buna karşı ölüm orucu savaşçıları, yani Kürt, Türk, Arap, Çerkes, Gürcü asıllılar halkı birleştirir, halkların kardeşliğini ve dayanışmasını örgütler ve gösterirler.

Burjuvazi şerefsizliği, paraya açgözlülüğü, bencilliği, her türlü yalan ve aldatmacayı erdeme yükseltir.

Ölüm orucu ve savaşçıları ise şeref ve haysiyeti güçlendirir, insanlara saygı gösterir.

Ölüm orucu dönemi, devrimin gerçekleştirilebileceği politikaları ve kurtuluş mücadelesinde başı çeken devrimci kadroları açıkça göstermiştir. Geniş kitlelere partileri, liderleri ve politikaları karşılaştırma fırsatı verildi.

Zafer, güç demektir. Her zafer, nihai zafere giden yolda atılan bir adımdır. Bu zaferlerin yarattığı çizgiyi terk etmek, kazanılan zaferlere ihanet etmek ve nihai zafer şansından vazgeçmek demektir.

Ölüm Orucunda düşen herkes halk için umut, düşman için korku ve yoldaşlar için rehberdir. Mücadelenin sürekliliğinin ön şartı, devrimi zafere götürecek yeni kadroları her gün yaratmak ve artırmaktır.

Ölüm orucu ile savaşmaya devam etmek, halka umut vermek ve düşmana korku aşılamak için Halk Cephesinin görevidir.

2000 yılında direniş göstermeyenler bu kez "Olağanüstü hal var, bu durumda direnemeyiz" dediler.

Ancak gerçek, bu uslanmaz korkakların iddialarından çok farklı. 2020'deki ölüm orucu direnişi, politik olarak en aktif olmayan insanlara bile yeni bir soluk getirdi.

Bu sırada Halk Cephesi birçok insana ulaşmıştır. Bu etki sadece Helin, İbrahim, Ebru ve Mustafa tarafından yaratılmadı.

Bu, 2000-2007 yıllarında geleneğin yarattığı 122 şehidin de etkisiydi. Helin, İbrahim, Ebru ve Mustafa 122 kahramanın yarattığı geleneği sürdürerek yeni kahramanlık örnekleri yarattı.

Direniş daha büyük direnişin yeni örneklerini yaratır; zafer daha büyük zaferler yaratır. Ölüm orucu direnişi ve 2020'deki zaferimiz bunun kanıtıdır.

Halk Cephesi, daha büyük direnişler yaratacak ve yeni zaferler kazanabilecek ideolojik güce sahiptir. Halk Cephesi nihai zaferi kazanacak ve bağımsız, demokratik ve sosyalist bir Türkiye inşa edecek.

Halk Cephesi zaferin yolunu göstermeye ve zaferlerin yarattığı çizgiyi ilerletmeye devam ediyor. Nihai zafere doğru yürüyüşüne devam ediyor.

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer!

Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez!

Avrupa Süryani Halk Cephesi


AKP HÜKÜMETİ, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, İSTANBUL EMNİYETİ DERHAL AÇIKLASIN; GÖKHAN GÜNEŞ NEREDE? GÖKHAN GÜNEŞ'İ KAYBETMENİZE ASLA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ!

 

Faşizmin geleneğidir; plakasız araçlarla, kimliği belirsiz kişilerle yurttaşları gözaltı bahanesiyle kaçırıp, işkence edip sonra da kaybetmek. Faşizmin sabıkası bu konuda on binlerle ifade edilebilecek kadar kabarıktır bu topraklarda.

Faşizm bu sabıkasına bugün bir yenisini daha ekledi. Gökhan Güneş isimli yurttaş 20 Ocak Çarşamba günü ikamet ettiği İkitelli Mahallesi'nden iş yerinin olduğu Başakşehir semtine giderken indiği otobüs durağından kimliği belirsiz kişilerce "gözaltına alındı" ve daha sonra akıbetiyle ilgili bilgiye ulaşılamadı. Ailesi şu an AKP’nin işkence hanesi olan Vatan Caddesi'nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü önünde beklemekte, oğullarının akıbetiyle ilgili bilgi almak, oğullarını faşizmin elinden almak için direnmektedir. Polis ise olayın meydana geldiği andan itibaren Gökhan'ın avukatlarını ve ailesini kaçamak cevaplarla oyalamaya çalışmakta ve olayı örtbas etmek için çaba harcamakta, hatta daha da ileri giderek ailenin kendi imkanlarıyla elde ettiği olay yeri kamera görüntülerini ortadan kaldırmaya çalışmakta, Gökhan'ı kaçıranlara değil kamera kaydını yardım etmek amacıyla aileye verenlere soruşturma açmaktadır.

Kaçırmak, işkence etmek ve sonra kaybetmek bir faşizm geleneğidir. Yapmaya çalıştığınız alçak planlarınızı, kaçırıp 6 ay boyunca işkence yaptığınız, vücudunda yüzlerce yara açtığınız ama halkın örgütlü mücadelesi sayesinde kaybedemediğiniz Ayten Öztürk olayında başınıza yıktık, Gökhan Güneş için de aynısını yapacağız! Gencecik bir insanı kaçırıp, işkence edip sonra da kaybetmenize asla müsade etmeyeceğiz!

Faşist AKP Hükümeti'ne, İçişleri Bakanlığı'na ve kiralık katil sürüsü Polis Teşkilatı'na sesleniyoruz; derhal Gökhan Güneş'i nereye götürdüğünüzü, nerede tuttuğunuzu açıklayın! Arkadaşımızı derhal serbest bırakın! Gökhan Güneş'in başına gelebilecek her türlü olumsuzluktan katil İçişleri Bakanlığı ve onun katil sürüsü polisleri sorumludur, hesabını mahşere bırakmaz misliyle sorarız!

 

GÖKHAN GÜNEŞ'İ KAYBETMENİZE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ!

 

GÖKHAN GÜNEŞ NEREDE, DERHAL AÇIKLAYIN!

 

ÇAYAN HALK CEPHESİ


#GökhanGüneşNerede

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.