GÜNDEM

1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Açıklamayı Mehmet Dersulu yaptı.

“Öğretmen Sibel Balaç hapishanelerdeki keyfi hak gasplarına, halkın açlığa, yoksulluğa mahkum edilmesine, komplolarla tutuklamalara, adalet mücadelesi verenlerin baskı ve zorla sindirilmeye çalışılmasına karşı 34 gündür ölüm orucunda. Sibel öğretmenin talepleri adaletsizliğe uğrayan herkesin talepleridir. Var olan hukukun işlemesidir aynı zamanda. Sibel Balaç'ın Talepleri Kabul Edilsin!”

Belçika'nın başkenti Brüksel'de bulunan Adalet Bakanlığı binasının önünde yine Erdal Gökoğlu'na özgürlük talebimizi haykırdık. 3 Şubat'tan beridir Belçika'da tutulan Erdal Gökoğlu'nun serbest bırakılması için eylemlerimize devam ediyoruz.

Haksız hukuksuz yere hapiste tutulan Erdal Gökoğlu serbest bırakılana kadar eylemlerimizi sürdürecek, Adalet Bakanlığı'nın  adaletsizliğini haykırmaya, Erdal Gökoğlu'nun ismini beyinlerine kazımaya devam edeceğiz.



TAYAD’lı Aileler olarak Gökhan Yıldırım’ın annesinin Gökhan Yıldırım’a vereceği açlık grevi desteğini bizler de duyduk. TAYAD’lı Aileler olarak bu çağrısını destekliyoruz. Hem Ölüm Orucu Savaşçısı Sibel Balaç için hem de Gökhan Yıldırım’ın Süresiz Açlık Grevi için 22 Ocak günü bir günlük destek açlık grevinde olacağız.

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!

Sibel Balaç Onurumuzdur!


Sevgili seyirciler, Halkımız; Bugün 21 Ocak 2022, Umut TV

ekranlarına, Avrupa ve dünya gündemi programına hoş geldiniz!  Bu haftaki programımızda Ukrayna'da karşınızda olacağız. Ukrayna'da Rusya ve batı arasında

tırmanan gerilimin arka planında ne var, Ukrayna'da asıl saldırgan gerçekten Rusya mı ve Rusya'nın Ukrayna'ya yapacağı olası bir askeri müdahaleye biz nasıl bakmalıyız,

hepsi ve daha fazlası programımızda olacak...

 

Program Linki https://youtu.be/4dNvb4naAlg

Bedeli Kanla-Canla Ödenmiş Türkülerimizden Kanlı Ellerinizi Çekin

AKP'nin gençlik derneği TÜGVA için, "TÜGVA Marşı" isimli bir parça yapan Grup Aksiyon, Grup Yorum'un "Özgürlük Tutkusu" isimli marşını çaldı.

Grup Aksiyon, Grup Yorum'un "Özgürlük Tutkusu" isimli marşının müziğini, "Zamanı Geldi" adlı, 16 şarkıdan oluşan albümünün "TÜGVA Marşı" isimli 3. parçasında kullanmıştır. Grup Yorum'un "Özgürlük Tutkusu" isimli marşının müziğini almış, orijinal sözlerini değiştirmiştir. Hırsızlık bu şekilde yapılmıştır.

Çaldınız, hırsızlık yaptınız.

Çünkü, siz üretemezsiniz.

Çünkü;

- Halkın duygularına hitap eden, sanatsal olarak yaratıcı, estetiğe sahip müzik eserleri,

- Halkın duygularını anlatan şiirler,

- Halkı, halkın yaşamını, toplumsal gerçekliği dile getiren romanlar, öyküler, resimler, heykeller vb. yapamazsınız. Hiçbir alanda sanat yapamazsınız.

Bunları yapabilmek için öncelikle yeteneğe, sanatsal dehaya sahip olmak değil, tarihsel olarak haklı ve meşru zeminde bulunmak gerekir. Halkın içinde halk olarak yaşamak, onurun-erdemin temsilcisi olabilmek gerekir. Ki tarih boyunca en güçlü sanat eserleri, zamana yenilmeyen, asırlarca söylenen türkülerin, toz olmayan, unutulmayan yazılı-görsel tüm eserlerin altında ilerici-devrimci olan, halk ve vatan sevgisi ile yoğrulmuş sanatçıların imzası vardır. Ölümsüz eserler halkın sanatçıları tarafından üretilmiştir, sarayların dalkavuğu, saray soytarısı olanlar ise, öldüklerinde eserlerini de beraberlerinde mezara götürmüşlerdir.

TÜGVA için marş yapan Grup Aksiyon, bir saray soytarısı olarak bu maddi temelin yanından dahi geçemez. Geçemediği için, şarkıları milyonların diline pelesenk olmuş Grup Yorum'un bestesini çalar.

Grup Aksiyon, AKP'li büyükleri gibi hırsızlık yaparak çalıp söyleyebilir. Doğası gereği bunu yapmak zorundadır. Çünkü, halka düşman olanlar, halk düşmanı bir iktidarın eteğine yapışanlar, o iktidarın gönüllü maşası olanlar, akıllarına-yeteneklerine faşizmin damgasını vurduranlar, kısırlaşır üretemez. Bu bağlamda Grup Aksiyon da üretme yeteneğinden yoksundur.. Yoksul olduğu için çalar, çaldığının üstüne cehaletini simgeleyen kelimeler karalar.

Özgürlük Tutkusu marşının orijinal sözleri:

"Ferhat'ın Şirin'i kalır mı duvaksız

Hasret bitti bitecek düşman muradsız

O duvar duvarınız o duvar duvarınız

O duvar duvarınız vız gelir bize vız

O duvar duvarınız o duvar duvarınız

O duvar duvarınız vız gelir bize vız"

Grup Aksiyon'nun değiştirerek karaladığı cehaletin simgesi kelimeler:

"Biz, biz, biz... TÜGVA'lıyız biz

Kutlu bir davaya sevdalıyız biz

Biz, biz, biz... TÜGVA'lıyız biz

Ümmetin ümidi TÜGVA'lıyız biz"

Grup Yorum, o şarkıları yapabilmek ve özgürce söyleyebilmek için bedel ödüyor. Çalışmalarını yaptıkları İdil Kültür Merkezi AKP'nin polisleri tarafından OHAL'den bu yana tam 17 kez basıldı. Tüm eşyaları yağma ve talan edildi, enstrümanları parçalandı, bakın anında orada bulunan üyeleri işkenceyle gözaltına alındı ve tutuklandı. Tıpkı sizin yaptığınız gibi polis de yayınlanmaya hazırlanan albüm kayıtlarını, bestelerini çaldı.

Grup Yorum'a kendi kültür merkezlerinde bulunmayı dahi bu şekilde yasaklıyorlar. Bir milyon kişiye konser veren Yorum üyelerini terör listelerine aldılar.

Grup Yorum'a meydanlar, stadyumlar, salonlar yasaklanıyor, hiçbir yerde konser vermelerine izin verilmiyor. Tüm bu baskı ve yasaklara rağmen, Grup Yorum 3 kıtada 50'den fazla konser verdi. "Listelerinize Bestelerimizle Cevap Veriyoruz" dediler ve 48 yeni beste yaparak faşizme boyun eğmeyeceklerini, teslim olmayacaklarını, halk için sanat yapmaya devam edeceklerini gösterdiler.

Grup Yorum tüm baskılara rağmen üretmeye, halk için sanat yapmaya devam etti, hatta en çok baskı gördüğü dönemde, tarihinin en verimli, en üretken dönemini yaşadı.

Hırsızlar, katiller, halk düşmanları!

Çaldığınız o türküleri Grup Yorum söyleyebilmek için canını veriyor. Helin Bölek ve İbrahim Gökçek'in katillerisiniz siz. "Mezarından cenazesini çıkartıp yakacağız" diyecek kadar insanlıktan çıkmış aşağılık yaratıklarsınız.

"Kutlu bir davaymış...” Sizlerin tek bir davası var: Çalmak, halkı soymak, ülkemizi yağmalamak, emperyalizme peşkeş çekmektir. Grup Yorum'un kan-can bedeli yaratılan ve söylenen türkülerini çalarak onlara sahte, yapmacık, demagojik zırvalar yazarak kirli amaçlarınız için kullanamazsınız.

"Kutlu dava"ymış... AKP faşizmi için "kutsal" olan tek şey Amerikan dolarlarıdır. Halkın dini duygularını, değerlerini de bu "kutsal"ınıza ulaşmak için kullanıyorsunuz.

O bestesini çaldığınız Grup Yorum ki, iki üyesini -Helin Bölek ve İbrahim Gökçek- çaldığınız o şarkıyı özgürce söyleyebilmek için Ölüm Orucunda şehit verdi.

Sonuç olarak;

Katiller, hırsızlar, halk düşmanı soysuzlar!

Grup Yorum'dan elinizi çekin!

- Grup Yorum'un şarkılarını ağzınıza dahi almayın!

- O şarkılar ki, her sözü, her ezgisi sizin soyguncu, yağmacı, talancı, hırsız, faşist düzeninize karşı mücadele içinde kan-can pahası bedellerle yazılmıştır.

- O şarkıların kaynağında halk vardır, halkın mücadelesi vardır. Şarkılarımızı halk düşmanı faşist düzeninizi sürdürmekte araç olarak kullanamazsınız.

18.01.2022

Yunanistan Özgür Tutsakları

AKP Faşizminin Saldırıları Karşısında Sibel Balaç Ölüm Orucu ve Gökhan Yıldırım Süresiz Açlık Grevi Direnişleri ile Siper Oluyor

Öğretmen Sibel Balaç Ölüm Orucu Direnişinin 34. Gününde.

Gökhan Yıldırım Süresiz Açlık Grevinin 28. Gününde.

Talepleri halkın talepleridir. Adalet için bedenlerini açlığa yatıran halkın çocuklarının talepleri kabul edilsin!

 Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:

1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son

verilmesi.

2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.

3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.

4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son verilmesi.

5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.

 Süresiz Açlık Grevi Direnişçisi Gökhan Yıldırım’ın Talepleri:

1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son

verilmelidir.

2- Yozlaştırmaya karşı mücadele edenlere verilen cezalar iptal edilmelidir.

3- Tarafıma bu nedenle verilen 46 yıllık ceza iptal edilmelidir.

4- Halkımızın hak ve özgürlükler, adalet mücadelesi engellenmemelidir.

5- Hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır.

6- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehi- ne değiştirilmelidir.

7- Tutsaklar üzerindeki baskılara yasaklara son verilmelidir.

Sibel Balaç Onurumuzdur!

Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!

Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin!

İngiltere'de Cepheliler, Türkiyeli ve Kürdistanlı halkımızın yoğun olarak yaşadığı Londra’nın Edmonton, Enfield, Tottenham ve Haringey bölgelerinde, devrimci tutsaklar Sibel Balaç’ın Ölüm Orucu Direnişini ve Gökhan Yıldırımın’ın Süresiz Açlık Grevi Direnişini on adet duvar yazılaması ile selamladı.

Halkın matbaası duvarlara hapishanelerdeki devrimci tutsakların direnişinin sahiplenilmesi ve seslerine güç katmak için yapılan Cephe imzalı yazılamalar şu şekilde:

-Sibel Balaç Onurumuzdur!

-Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!

-Ya direniş ya zafer!

-Yaşasın Ölüm Orucun direnişimiz!

-Devrimci tutsak Sibel Balaç Ölüm Orucunda. Gökhan Yıldırım Açlık Grevinde. Talepleri kabul edilsin!

-Ya Direniş Ya Zafer! Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin!

-Ya Zafer Ya Ölüm. Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!




















TAYAD’lı Ailelerimizin yaşı en küçük arkadaşımızdan evladımızdan Nergis Doğru’nun devrimci hasta tutsak Ali Osman Köse için yaptığımız açıklamalarından eylemlerden gözaltına alındığında uğradığı polis tacizlerinin tecavüz tehditlerini önce bizlere sonra basına açıklamıştır. 18 Ekim’de Çağlayana Karakolunda 15 Kasım ve 24 Aralık’ta Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Taksim Polis Merkezindeki gözaltılarında aynı polis tarafından iğrenç bir üslup ve gülüp sırıtarak canımlı cicimli konuşarak her haliyle ahlaksızlığını ortay a koyan tavırlarıyla Nergis Doğru taciz edilmiştir. Nergis Doğru bu polisin söylediği her sözü video kaydı il açıklamıştır. Bunlar basına da yansımıştır. Aynı sözleri burada yazmıyoruz. Çünkü her seferinde AKP faşizminin ahlaksızları ve iğrençlikleriyle insanlarımızın midesini bulandırmak istemiyoruz. Biz tacize uğradığımız için utanmıyoruz. Çünkü biz insanlık onurunu ahlakını namusunu temsil eden Dünyanın en onurlu işini yapıyoruz. Devrimcilik yapıyoruz.  

Faşizmin ahlakı yoktur. Emperyalizme uşaklık yapanların onların sermayelerine bekçilik yapanların da ahlakı yoktur. AKP faşizminin sokağa sürdüğü bağından boşalmış eli kanları faşist polislerin tecavüz ve tacizlerine işkencelerine burada onlarca yüzlerce örnek verebiliriz. Hapishanedeki tutsaktan sokaktaki vatandaşa milletvekilinin evindeki çalışandan, vakıf okullarındaki öğrencilerin tecavüze tacize uğramasına kadara ahlaksızlıklarını tecavüz ve tacizlerini yazmaya kalksak ne buna bizim midemiz dayanır ne de buna sayfalar yeter. Sizleri uyarıyoruz! Halkın üzerinden kirli ellerinizi çekin. Çocuklarımıza dokunmayın. Yaptıklarınızın mutlaka bir gün tehditlerini tüm açıklığıyla anlatacak cesareti doğru temiz ve onurlu yaşamın güveniyle ifade ediyor. Peki ya sizin yaptıklarınızı anlatabilecek bir diliniz bir cesaretiniz var mı? Korkaklığınızı namussuzluğunuzu, zavallılığınızı devletin güç araçlarını kullanarak bastırmayı marifet saydığınızı biz de halkımız da biliyoruz.

Yoksul mahallelerimizi tomanız, panzeriniz, akrepleriniz ile taciz ediyorsunuz. Devrimcileri gözaltılarda, karakollarda hapishanelerde işkencelerle de taciz ediyorsunuz. Halkı açlıkla, hastalıkla, ölüm tehditleriyle taciz ediyorsunuz. Çürüyen düzeninizi şiddetle, tehditle, tacizle, tecavüzle korumaya ömrünü uzatmaya çalışıyorsunuz. Buna izin vermeyeceğiz. Arkadaşımız yoldaşımız evladımız Nergis Doğru’nun başına gelecek en küçük bir olumsuzluktan faşist AKP polisi sorumlu olacak. Bu pisliğin hesabı mutlaka bir gün sorulacak

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.