GÜNDEM

1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Semtimizin tüm mahallelerinde varız, var olacağız. Piyalepaşa, Mahmutşevketpaşa, Fetihtepe, Talatpaşa, Kaptanpaşa, Gürsel, Örnektepe, tüm mahalleler bizimdir. Okmeydanı Halk Meclisi'nin 'mahalle komiteleri'ni oluşturmak için sürdürdüğü çalışmalar ilk meyvesini verdi. Piyalepaşa Halk Komitesi, 22 Eylül Salı günü 6 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği toplantı neticesinde kuruluşunu ilan etti. Yakın süreçlerde yeni ilanlarla halkın öz örgütlülüğü mücadelesini büyüteceğiz.

Örgütlü Olmak Güçlü Olmaktır!

Halk Meclisleri Gücümüzdür!

Çeteler Halka Hesap Verecek!

Uyuşturucuya, Kumara, Fuhuşa ve Her Türlü Yozlaşmaya Karşı Gücümüz Birliğimizdir!

Rantsal Dönüşüm Değil, Yerinde Dönüşüm İstiyoruz!

Halkız, Haklıyız, Kazanacağız!

Okmeydanı Halk Meclisi

 

Mardin’de, Süryani Rahip Sefer Bileçen'in, yanına gelen kişilere yemek verdiği için “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuksuz yargılandığı dava 3 Kasım’a ertelendi!

Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı kırsal alanlarda bulunan Süryani yerleşim yerlerine 9 Ocak’ta yapılan ev baskınında gözaltına alındıktan bir gün sonra "terör örgütüne yardım etmek" suçlamasıyla tutuklanan ve kamuoyu baskısının ardından serbest bırakılan Mor Yakup Manastırı Rahibi Sefer (Aho) Bilecen'in tutuksuz yargılandığı dava 3 Kasım’a ertelendi.

Rahip Aho, 9 Ocak’ta Mor Yakup Manastırına yapılan baskın sonrasında gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Kamuoyunun gösterdiği tepkilerin ardından 14 Ocak’ta tahliye edilen Rahip Aho, hakkında adli kontrol uygulamasına karar verilerek karakola imza vermesi zorunluluğu getirilmişti.

Bilecen, 25 Eylül'de Mardin 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikinci celsesi görülen duruşmaya katıldı.

Duruşmada Süryani cemaati de bulundu. Savunmasında herhangi bir örgüt ile ilişkisi olmadığını belirten rahip Sefer (Aho) Bilecen, yanına gelen kişilerin “örgüt üyesi” olup olmadığını bilmediğini ve inancı gereği gelen kişilere yemek verdiğini söyleyerek beraatını talep etti.

Mahkeme başkanı tarafından gazetecilerin katılmalarına izin vermeyen davanın bir sonraki duruşması 3 Kasım’a ertelendi.

Ne olmuştu?

Rahip Aho, 9 Ocak’ta Mor Yakup Manastırına yapılan baskın sonrasında gözaltına alınmış

ve tutuklanmıştı.

Kamuoyunun gösterdiği tepkilerin ardından 14 Ocak’ta tahliye edilen Rahip Aho, hakkında adli kontrol uygulamasına karar verilerek karakola imza vermesi zorunluluğu getirilmişti.

Rahip Bileçen hakkında hazırlanan iddianame 20 Ocak’ta Mardin 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.

İddianamede Rahip Aho’nun hakkında “terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla cezalandırılmasını isteniyordu.

28 Eylül 2018 günü Nusaybin’e bağlı Dibek kırsal mahallesinde 6 HPG’linin olduğu ihbarı üzerine bölgede Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) tarafından takip işleminin başlatıldığı belirtilen iddianamede, HPG’lilerin 30 Eylül 2018’e kadar manastırda saklandıkları öne sürülmüştü. Olaydan bir yıl sonra 27 Eylül 2019’da teslim olduğu belirtilen HPG’li Müjdat S.’nin, Rahip Bileçen’in kendilerine erzak verdiği iddia edilmişti.

Rahip Bileçen’in soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde iddiaları kabul ettiği ancak gelen kişilerin örgüt mensubu olduklarını bilmediğini söylemişti.

Bileçen’in gelen kişilerin örgüt mensubu olduğunu anlaması üzerine ise, manastırdan ayrılmalarını istediği bilgisi de iddianamede yer aldı. Savcılık, “…örgüt mensuplarını manastır içerisinde görmesine rağmen, herhangi bir müracaatının ve bildiriminin bulunmadığı, bu nedenle şüphelinin devam eden savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve şüphelinin suça konu eylemlerinin anılan örgüte ve örgüt mensuplarına fayda sağladığını bilerek gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı” değerlendirmelerinde bulunmuştu.

Savcılık iddianamesinde Rahip Bileçen’e yönelttiği “terör örgütü üyesi olma” suçlamasını sadece bu olay üzerinden savunmasına rağmen Bileçen’in eylemlerinin “süreklilik ve çeşitlilik arz ettiğini” ileri sürmüştü. Savcılık, Bileçen hakkında “terör örgütünün hiyerarşisine dâhil olduğu” değerlendirmesinde de bulunmuştu.

Tutuklanmasının ardından Urfa Barosu İnsan Hakları Komisyonu üyeleri ile görüşen Rahip Bileçen, avukatları aracılığı ile şu mesajı paylaşmıştı:

“2018 yılında 2 örgüt mensubu manastıra geldi. Benden yemek istediler. Ben de verdim. Daha sonra bu tespit edilmişti. Bunun üzerine dönemin Jandarma Komutanı Metropoliti devreye koyarak benimle görüştüler. Ben inkar etmedim. Olayın tekrar yaşanmaması için güvenlik önlemi alınmasını istedim ancak herhangi bir güvenlik önlemi alınmadı.

"Tutanak tutulmasının ardından konunun kapatıldığını sanıyordum. Kim kapıma gelirse veririm. Dini ve felsefi olarak vermem gerekiyor. Rahip olduğum için de yalan söyleyemem. Ben bunu herhangi bir örgüte yardım etmek için değil, inancım gereği yapıyorum. Felsefi anlamda ben ihbar da edemem. Dini anlamda da böyle. Ben zaten manastır dışına çıkamam.”

Mahkeme başkanı gazetecilerin duruşmayı izlemesine izin vermezken, bir sonraki duruşma 3 Kasım’a ertelendi.

Rahip Bileçen, bir gizli tanığın ifadesi üzerine, bölgede yapılan operasyon sırasında gözaltına alınan 13 kişiden biriydi.

Mor Yakup Kilisesi hakkında yukarı Mezopotamya bölgesindeki en eski kiliselerden biri olarak bilinen Mor Yakup Kilisesi, Süryanilerin Tur İzlo Dağı olarak adlandırdığı Bagok Dağı’nda MS 309 yılında Nusaybin piskoposluğuna getirilen Mor Yakup tarafından 313 yılında inşa ettirilmeye başlanmıştır.

Bazı yazıtlardan ve metinlerden; kilisenin burada bulunan Nusaybin Katedrali’ne ait vaftizhane binası olarak inşa edildi. Ancak sonraki dönemlerde katedralin ve diğer yapıların yıkılmasıyla birlikte Mor Yakup Kilisesi’ne dönüştürüldü.

Kilise yıllar içinde tahrip edildi, 1990’lı yıllardaki köy boşaltmaları ile birlikte tamamen terk edilmişti.

2006 yılından itibaren boşaltılan köylere dönüşlerin başlatılması ile beraber bir grup Süryani köylerine geri dönerken, Mor Yakup Kilisesi de Süryani Cemaati tarafından yeniden restore edilmeye başlanmıştı.

2013 yılında biten restorasyon çalışmalarının ardından kilise ibadete açılırken, 2013 yılından bu yana rahip Aho kilisede görev yapıyordu.

Avrupa'dan Süryani Halk Meclisi, faşist AKP iktidarı tarafından Süryani keşiş Aho Bilece'ye yönelik oluşan tüm suçlamaların ve yargılamaların sona erdirilmesini ve beraat edilmesini talep ediyor.

Faşist ve Katil AKP Kanlı ve Kirli Ellerini Anadolu ile Mezopotamya'daki Halkların Tapınaklarından Çekmeli!

Avrupa Süryani Halk Meclisleri

 

Adalet Bakanlığına soruyoruz; Yetmedi mi Helin'i, Mustafa'yı, İbrahim'i ve Ebru'yu katletmek? Ali Osman Köse'nin de ölmesini mi bekliyorsunuz?

Ali Osman Köse devrimci mücadelenin, onurun, namussun, boyun eğmemenin ismi. Ali Osman Köse devrimcilik ömrünün 37 senesini hapishanede özgür tutsak olarak yaşıyor. Özgür Tutsaklık onurunun bayrağını taşıyan Ali Osman Köse'nin sağlık durumu gittikçe kötüye gidiyor. Temmuz ayında bilinç kaybı yaşadı ve o günden sonra sağlık durumu hiç düzelmedi.

Didem Akman nasıl tecrit altında AKP-Faşizm tarafından katledilmek istenirken aynısını şu an hasta tutsağımız Ali Osman Köse bire bir yaşıyor. Didem Akman'ın 200'ü aşkın gün “tecrit hücreleri öldürüyor” haykırışı, şu an ki örneği Ali Osman Köse'dir.

Bir insan nasıl 10 metrekarelik bir hücrede hasta olmadan geçirebilir?

Siz bir ömür boyu öyle bir hücrede yaşayabilir misiniz?

AKP-Faşizmi hırsızları, tecavüzcüleri, katilleri, mafyacıları birer birer çeşitli “yasal” düzenlemelerle tahliye ediyor. Ama sağlık sorunu yaşayan, yani bir gerekcesi olan, kişileri tecrit politikasıyla öldürmeye çalışıyor. 2019 yılı verilerine göre hapishanelerde 457'si ağır olmak üzere 1333 hasta tutsak var.

Yani bu düzen bu sistem insanları katletmekten, sömürmekten başka bir şey yapmıyor. Biz Avrupa Dev-Gençliler olarak Ali Osman Köse'nin gözümüzün önünde katledilmesine izin vermeyeceğiz! Ali Osman Köse o hücrede geçen her gün ömründen çalınıyor. Adalet Bakanlığı büyük bir suç işliyor ve bir insanımızı daha katlediyor. Ali Osman Köse'nin tahliye edilmesini talep ediyoruz!

Adalet Bakanlığına soruyoruz; Yetmedi mi Helin'i, Mustafa'yı, İbrahim'i ve Ebru'yu katletmek? Ali Osman Köse'nin de ölmesini mi bekliyorsunuz?

Adalet Bakanlığına soruyoruz; Ali Osman Köse neden tahliye edilmiyor?

Avrupa Dev-Gençliler olarak diyoruz ki; Helin Bölek'i, Mustafa Koçak'ı, İbrahim Gökçek'i ve Ebru Timtik'i katlettiğiniz gibi Ali Osman Köse'yi katledemeyeceksiniz! Ali Osman Köse'yi AKP-Faşizmin elinden söküp alacağız! Onu katletmenize izin vermeyeceğiz!

Ali Osman Köse Yalnız Değildir!

Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın!

Ali Osman Köse Onurumuzdur!

Avrupa Dev-Genç

Onlar herkesin sustuğu dönem ses oldular, çığlık oldular ve direndiler, işte büyük suçları bundan ibaret!

Ankara'nın yüksel caddesinden insan hakları anıtı önünde 3 yıl aşkındır direnen yüksel direnişçileri 12 Ağustos günü ev baskınlarından gözaltına alındılar ve 8 gün işkence sonrası tutsak edildiler. Yetmedi, daha sonrasında hapishanelerde tek tek sürgün edildiler.

KHK'larla işlerinden ihraç edilen Yüksel direnişçileri her gün insan anıtı önünde 2 kez açıklama yapmaya çalışıyorlar. 'İşimi, ekmeğimi ve onurumu geri istiyorum' diyerek 100 binlerce kamu emekçisinin sesi soluğu oluyorlar. Herkesin bir 'ah' demeye korktuğu dönem, onlar her gün iki kez meydana çıkıyor ve açıklama yapıyorlar hatta her defasında işkenceyle gözaltına alınacaklarını bile bile direniyor, baş eğmiyorlar.

Ama yüksel caddesi sadece kendi işlerini geri isteyen direnişçilerin meydanı değil, ülkede yaşanan tüm adaletsizliklerinin teşhir edildiği bir alanı oldu. Ve 'Yüksel' artık bir direniş mevzisi, hak arama alanı oldu.  Ülkede olan tek tek direnişleri birleştirdi ve Direnişler meclisini kurdu.

İşte AKP'nin korktuğu buydu. Direnişlerin, seslerin, halkın birleşmesi...

Buna karşı yapmadıkları baskı, işkence kalmadı. Cinsel tacizlerden, yüz kemiği kırmaya kadar her türlü insanlık suçunu, ahlaksızlığı yaptılar ama bitiremedi Yüksel direnişini.

En son 12 Ağustos günü 'çok yoğun eylem yapma' gerekçesiyle Nazan Bozkurt, Acun Karadağ, Mehmet Dersulu, Alev Şahin, Armağan Özbaş ve Mahmut Konuk evlerinden Nuriye Gülmen ise İdil Kültür Merkezinden gözaltına alınıp tutuklanmışlardı.

Açıktan AKP’nin yönetememe krizinin belirtisi olan bu operasyonla direnişi durdurmak istediler ama yine başarılı olmadılar.

Yüksel Direnişi hala sürüyor. Tutsak yoldaşlarının sesi olmaya devam ediyor halkımız ve her gün çıkıyorlar meydana.

Bizde Avrupa Dev-Gençliler olarak Yüksel direnişçilerin sesi olacağız ve AKP faşizmin yönetemediğini Yüksel direnişi örneğiyle tüm halkımıza anlatacağız.

Yüksel Direnişçileri Yalnız Değildir!

Nazan Bozkurt, Acun Karadağ, Mehmet Dersulu, Alev Şahin, Armağan Özbaş Ve Mahmut Konuk Ve Nuriye Gülmen Derhal Serbest Bırakılsınlar!

Faşizme Karşı Direnmek Haktır!

Gözaltılar, Tutuklamalar, Baskılara Bizi Yıldıramaz!

Avrupa Dev-Genç

 

 

Sol Parti Almanya da düşünce ve sanat özgürlüğüne ve özel olarak da Grup Yorum’a yönelik baskılara dikkat çekmek ve Grup Yorumla dayanışmak için Almanya Hamburg da bir etkinlik düzenliyor.  Federal Parlamento milletvekili Zaklin Nastic çağrısı ile düzenlenecek olan etkinliğe korona kuralları nedeniyle kişi sayısı kısıtlaması mevcut . Kapıda kakmamak için önceden başvuru gerekmektedir.

Türküler Yasak Tanımaz, Grup Yorum Susturulamaz!

Grup Yorum Dünya Halklarının Sesidir Susturulamaz!

Solidarity Comitee Grup Yorum




Sevcan Adıgüzel yaklaşık 3-4 senedir Türkiye’de tutsak. Şu an ciddi bir tecrit altında ve AKP faşizmi Sevcan'ın Avukatlarını bile görüşmeye bırakmıyor.

Bu tecriti kırmak için ve Sevcan'a yapılan adaletsizliğe karşı mektuplarımızla onu sahiplenelim!

Sevcan'ın yalnız olmadığını ve onu sahiplendiğimizi gösterelim.

Bu yüzden 25 Eylül 2020 de bir ailemizle birlikte oturup Sevcan Adıgüzel'e hep birlikte mektup yazdık.

Tüm halkımızı Sevcan Adıgüzel'i sahiplenmeye ve mektup yazmaya çağırıyoruz!

Sevcan'a yapılan tecriti kıralım! Bu haksızlığa karşı sessiz kalmayalım!

Sevcan Adıgüzel

Bolu T Tipi Hapishanesi

Türkiye

Sevcan Adıgüzel Onurumuzdur!

Almanya Dev-Genç

Ali Osman Köse......

Ömrünü devrimci mücadeleye adamış bir devrimci...

Ali Osman Köse; faşizme ve emperyalizme karşı boyun eğmemenin, teslim olmamanın adı...

Ali Osman Köse; faşizmin ve emperyalizmin tecrit politikasıyla devrimci tutsakları düşüncelerinden, ideolojilerinden, inancından, bağlılıklarından vazgeçirememenin adı.

Ali Osman Köse; hapishanelerde tecrit politikasının iflasıdır...

Dile kolay devrimci mücadele içerisinde yaşamının tam 37 yılını hapishanelerde faşizme karşı mücadele içerisinde geçirmiş bir devrimci... Ve bugün emperyalizmin ve faşizmin tecrit politikasının sonucu olarak sağlığı ciddi anlamda bozulmuş ve artık hapishanede kalamaz durumdadır.

Bugüne kadar birçok hasta tutsağımızı nasıl zulmün elinden çekip aldıysak Ali Osman Köseyi de mücadelemizle zulmün elinden çekip alacağız...

Ali Osman Köse Derhal Serbest Bırakılsın!

Ali Osman Köse Onurumuzdur!

Avusturya Halk Cephesi

Dün Atina’da Yapacağımız “Zafer Yürüyüşümüze” Faşist Polisler Tarafından Saldırı Oldu. 7 Arkadaşımız İşkenceyle Gözaltına Alındı, Birçok Arkadaşımız Yaralandı. Gözaltına Alınan Arkadaşlarımızı Sahiplenmek Amacıyla Bugün Çıkarılacakları Adliye Binasının Önüne Gidiyoruz, Tüm Herkesi Arkadaşlarımızı Sahiplenmeye Çağırıyoruz.

Yer: Evelpidon Mahkemesi

Saat: 11:00

Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer

Baskılar, Gözaltılar Bizleri Yıldıramaz

                                                                                       Yunanistan Halk Cephesi

Halk Cepheliler 25 Eylül günü Alibeyköy de zafer Tatlısı dağıttılar. Yaklaşık iki yıldır bu ülkede adaletsizliğe karşı ölümüne bir direniş yapıldı. Bu direnişte Helin BÖLEK İbrahim GÖKÇEK Mustafa KOÇAK ve Ebru TİMTİK Şehit düştü onlar direnişleriyle Anadolu Halklarına umut oldular. Bu ülkede devrimciler oldukça halklar umutsuz kalmayacak. ADALET için ölüm orucunda şehit düşenlerin zaferi kutlu olsun.

Grup Yorum Konseri İstiyoruz, Yapacağız!

Grup Yorum üyelerinin adları terör listelerine yazılan, konserleri yasaklanan, kültür merkezleri basılan, üyeleri işkence gören, tutuklanan Grup Yorum…

Saldırıların, terörizasyon ve imha politikalarının en yoğun olduğu süreçte bedenlerini ölüme yatırarak faşizme ve emperyalizme direniş cephesinden cevap veren, bedenlerini de tıpkı enstrümanlarını olduğu gibi birer silaha çeviren Grup Yorum 2 üyesini şehit verdi!

Helin ve İbrahim, Grup Yorum’un konser yapabilmek için, milyonlara umudu taşıyabilmek için, yoksul halk çocukları enstrüman çalmayı, şarkı söylemeyi öğrensinler diye ömrünü feda eden iki halk sanatçısıdır!

Helin ve İbrahim, Grup Yorum üzerindeki baskılar son bulsun diye yaklaşık bir yıl boyunca ömürlerinden yediler…İncecik kalmış bedenleriyle konser yapabilme hakkını, halkla buluşma haklarını savunurken AKP’nin adaletsizliklerini teşhir ettiler.

Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’in şehitliğinin ardından 9 Ağustos’ta yapılacak olan Yenikapı konseri öncesinde polisler bütün alanı kuşatıp halkın konser alanına gelmesini beklemiştir!

Konser günü yüzlerce kişiye GBT yaparak gözaltına almış, işkence altında tutmuşlardır.

İşte bu AKP Faşizminin Grup Yorum’dan; Grup Yorum’un Halkla Buluşmasından Duyduğu Korkudur!

İşte Bu Korku Grup Yorum’un Halka Taşıdığı Düşünceden, Halka Anlattığı Gerçeklerden Korkmanın Sonucudur!

Biz de gittik Yenikapı’ya, o gün biz de Yenikapı’daydık. Haykırdık Grup Yorum ezgilerini, halaylara tutuştuk ve saldırı altında gerçekleştirdik konserimizi.

Yine Gideceğiz! Bu Defa Milyonlarla Dolduracağız Alanları Meydanları!

Halkımızla Omuz Omuza Zafer Halaylarına Duracağız!

Helin Ve İbrahim’in Ölümsüzlüğünü Milyonlarla Tüm Dünyaya Duyuracağız!

Konser Hakkımızı İstiyoruz, Alacağız!

Türküler Susmaz, Halaylar Sürer!

Grup Yorum Halktır, Susturulamaz!

Dev-Genç

 

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.