1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Halkın Hukuk Bürosu Açıklaması


Dört Bir Yandan Polislerin Ve Bekçilerin İşkence Yaptığı Görüntüler Geliyor
Bu Görüntüler Cezasızlık Politikasının Sonucudur
Ülkemizde halka yapılan saldırılara her gün bir yenisi daha ekleniyor. Polis ve bekçi şiddetinin geldiği noktayı gösteren görüntüler art arda yayınlandı. Koronovirüs dolayısıyla getirilen sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal ettikleri gerekçesiyle onlarca polisin ve bekçinin halka nasıl saldırdığını gördük.
Zeytinburnu’nda 8 yaşındaki bir çocuğa onlarca polisin saldırdığını gördük.
Çorlu’da, Kadıköy’de. Eyüp’te... Cizre’de, Sultanbeyli’de sokağa çıkma yasağını ihlal ettikleri bahanesi ile işkence gören insanlarımızı gördük.
Kadıköy’de pandemi sürecinde çalışan bir kuryeye “Ben yapıyorsam doğrudur.” Diyerek tokat atan polis bütün işkencecilerin ruh ve düşünce yapısını da açıklıyor: Katletseler de işkence yapsalar da hiçbir ceza almıyorlar; kural, yasa, usul tanımıyorlar, hiçbir ceza almıyorlar, faşizmin sopası onların ellerinde, öyleyse “onlar yapıyorsa doğrudur.” Öyle mi? Elbette değil... İşkence yapmak insanlık suçudur, insanlık onuruna aykırıdır.
İşkence, halkın üzerinde baskı ve tehdit aracı olarak kullanılıyor. İşkence tehdidi halkın başının üstünde Demokles’in Kılıcı gibi sallanarak deniyor ki: “Sonunuz böyle olur, işkence görürsünüz, cezayı da işkenceciler almaz, siz alırsınız.” Bu tavır yalnızca devrimcilere karşı da gösterilmiyor. İşkence politikası o kadar yaygınlaşmış durumda ki, ekmek almaya çıkan da 8 yaşındaki çocuklar da işkenceden nasibini alıyor. Bu durum, siyasal iktidarın halka karşı bir savaş yürüttüğünün en açık göstergesi. Polis dayağından, polis küfründen, polis zorundan halkımız her gün nasibini alıyor, sosyal medya aracılığıyla duyulanlar yaşananların yalnızca bir kısmı.
Emniyet Müdürlükleri, olaylar hakkında “kademeli zor kullanıldığına(!)” ilişkin açıklamalar yapıyorlar. Aslında hep böyle söylüyorlar, gece yarısı evlerinde katledilenlere de gözaltında gözü patlayanlara da, parmak izi alınırken omzu çıkanlara da:
“Kademeli ve orantılı şekilde zor kullanılmıştır(!)”
İşkencenin, polis şiddetinin üstünü örtmek için “zor kullanma” diyorlar, İşkence görenlere bir de “görevli memura mukavemetten ceza verilsin, diye dava açıyorlar.
Bu cezasızlık politikasından güç alan polisler, yalnızca birkaç yasal düzenleme ile onlarca zor yetkisi ile donatılan bekçiler, insanları yerlerde tekmeliyorlar, küfrediyorlar, işkence ediyorlar hatta silah çekip katlediyorlar.
Yakın zamanda Adana'da sokağa çıkma yasağı sırasında “Dur İhtarına Uymadığı” gerekçesiyle vurulduğu iddia edilen 18 yaşındaki Ali El Hemdan'ın iddianamesinde görüldü ki: polis, dur ihtarında bulunmaya ihtiyaç dahi duymamış: polis, silahını çekerken bir saniye dahi düşünmeye, durmaya ihtiyaç duymamış. Polisi ve bekçileri bu kadar rahatça insan katletmeye, işkence etmeye yönelten bu cezasızlık politikasıdır. Katledilen Ali'nin ailesi sesini çıkarmasın diye Türkiye Vatandaşlığı veren, para yardımı yapan politikadır.
Ancak unutulmasın ki:
İşkence insanlık suçudur.
İşkence suçunda zamanaşımı yoktur.
Engin Çeber'i işkence ile katledildiği hapishanenin 2. Müdürüne, başgardiyana ve bir gardiyana müebbet hapis cezaları verildi. Engin'in katilleri ortaya çıksın diye nasıl büyük bir özveri ile avukatlık yaptıysak tüm işkence vakalarında halkımızın avukatlığını yapmaya hazırız...
HALKIN HUKUK BÜROSU
26.05.2020



[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.