1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Halkın Hukuk Bürosu: Gerçeği Biz Söylüyoruz İçişleri Bakanlığı Ve Onun Yalan Medyası Değil


İçişleri Bakanlığının internet sitesinde bulunan 28 Mayıs 2020 tarihli "Bir Terör Örgütünün Çöküşü: Ölüm Oruçları" isimli metnin içeriği 4 Haziran 2020 tarihinde iktidara yakın medya organlarında ve devletin televizyon kanalında yayınlandı.
Söz konusu metnin servis edildiği medya organlarının beceriksizce hazırladığı görsellerle büromuz ve Grup Yorum üyesi müvekkillerimiz içişleri Bakanlığı tarafından hedef gösterildi. Bu metnin avukat arkadaşlarımızın dosyasının Yargıtay'ca incelemeye alındığı günlerde yayınlandığı dikkate alındığında, bu metinle yargıya müdahalenin hedeflendiği açıkça anlaşılmaktadır.
Bu tür yöntemlerle İçişleri Bakanlığının açıkça yargıyı etkilemeye teşebbüs etmesine şaşırmadık.
Tarih boyunca bilinen bir gerçektir ki siyasal iktidarlar siyasal, sosyal ve ekonomik krizlerini çözemedikleri zaman krizlerini aşmak için ilk önce halkın aydınları olan avukat, öğretmen, akademisyen, sanatçı, milletvekili ve gazetecilere saldırmaktadırlar.
Çözülemeyen ve derinleşen kriz, iktidarı her geçen gün daha da pervasızlaştırmaktadır.
Siyasi iktidar kendisine muhalif avukatları etkisiz kılmak ve halkı avukatsız bırakmak için avukatları hapishanelere kapatmakta, onlara 159 yıla varan hapis cezaları vermektedir. Onlara, "Bir daha cübbenizi giyemezsiniz." demektedir.
Her gün işkence haberleri artarak gelmeye devam ediyorken, polisiniz sokak ortasında insanları katletmeye devam ediyorken, hapishanelerde tutsaklar insanlık dışı koşullarda yaşamak zorunda bırakılırken, mümkün mü bizim halkın avukatlığından vazgeçmemiz? Gözümüz körmüş, dilimiz lalmiş gibi yapmamız mümkün mü?
Siyasi iktidar Grup Yorum'a; "Size konser yaptırmayız." diyerek halk için üreten sanatçıların sanatını halka ulaştırmasını engellemeye çalışmaktadır. Mümkün mü, halk açlıktan, yoksulluktan kırılırken halkın türkülerini yapmayı bırakmak?
Mustafa Koçak'a; "Adaletsizliğe razı olacaksın!" dediklerinde, razı oldu mu Mustafa? Genç ömrüyle karşı durdu siyasi iktidarın talimatıyla verilen karara. Gencecik yaşında böyle
bir adaletsizliği kabul etmek, ağırlaştırılmış müebbet cezasını kabul etmek mümkün mü?
Ölüm oruçları için sorumlu mu arıyor İçişleri Bakanlığı? Sorumlu bizatihi kendileridir. Ülkemizde adaletsizliği derinleştiren kim varsa ölüm oruçlarının sorumlusu odur. Adalet taleplerine kulaklarını tıkayan, her seferinde baskıyı zoru arttıran kim varsa sorumlu odur.
İçişleri Bakanlığı, yayınladığı bu metinle avukat arkadaşlarımızın dosyası Yargıtay'ca incelemeye alınmışken yargıya açıkça müdahale ediyor. İçişleri Bakanlığının yaptığı bu müdahale, yargılama sürecinde ilk değildir:
-              Bakanlık, 12 Eylül 2017 tarihinde bürolarımıza yapılan baskınlardan önce, soruşturma sürecinde yargıya müdahalelerde bulunmuş, kamuoyuna müvekkillerimizi ve bizleri hedef gösteren açıklamalar yapmıştır.
-              Müvekkillerimiz Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın açlık grevi eylemleri devam ederken, İçişleri Bakanlığı tarafından yine buna benzer bir kitapçık yayınlanmıştır. 2017 yılında yayınlanan bu metinde de büromuz avukatları hedef gösterilmiş ve akabinde Nuriye- Semih'in duruşmasından iki gün önce 16 avukat arkadaşımız gözaltına alınmış ardından 15'i tutuklanmıştır.
-              Yargılama boyunca siyasal iktidar dosyadan elini hiç çekmemiş, her aşamasında müdahalelerde bulunmuştur. Dosya istinaf aşamasına geldiğinde ise İçişleri Bakanı'nın avukatlara yönelik açıklamasının hemen ardından İstinaf Mahkemesi bu hukuksuz kararı yarım sayfalık bir açıklama ile onamıştır.
İçişleri Bakanlığı'nın sitesinde yayınlanan bu metnin Yargıtay'a müdahale etme amacı dışında bir anlamı bulunmamaktadır. İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan bu metinle yargıya "Bu hukuksuz ve adaletsiz kararları bozmayın." denmektedir.
Siyasi iktidarın talimatıyla başlayan yargılama sürecinin her aşamasında adil yargılanma ilkelerinin tamamı ihlal edilmiştir. Bu tutum tüm siyasi yargılamalarda olduğu gibi avukat arkadaşlarımızın yargılanmalarında da pervasızca sürdürülmüştür. Buna karşı iki avukat arkadaşımız ölüm orucuna başlamıştır.
Ölüm orucunda olan avukat arkadaşımız Ebru Timtik'in de dediği gibi:
"İstediğimiz, adaletsizlik karşısında her zaman, her koşulda yapılabilecek bir şeylerin olduğunun görülmesidir. Bu bir meydan okumadır. Canımı ortaya koyarak diyorum ki; gerçeği biz söylüyoruz, iddianame değil."
Gerçeği biz söylüyoruz, İçişleri Bakanlığı ve onun yalan medyası değil!
HALKIN HUKUK BÜROSU
05.06.2020




[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.