1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Didem Akman Anlatıyor: Neden Ölüm Orucu Yapıyoruz?


Direnişimizin coşkusuyla kucaklıyorum hepinizi. Neden ölüm orucu yaptığımızı biliyorsunuz hepinizi.  Neden ölüm orucunda olduğumuzu biliyorsunuz hepiniz. Taleplerimizi duyurduk. Ama bilmek ve bilince çıkarmak arasında bir fark var biliyorum. Bir talebin gerekliliğini etinde, kemiğinde, iliğinde hissetmek çok daha farklı. Kağıt üzerinde sıralanmış talepler değil bunlar. Her gün bizi, sizi soluksuz bırakacak şekilde bir adaletsizlik bombardımanı altında yaşıyoruz.
‘Açlık var, yoksulluk var, adaletsizlik var…’ Her biriniz, her birimiz bu cümleleri kuruyoruz. Ama o açlığın acısını bir Adem Yarıyıcı kendini yaktığında duyuyorsunuz belki de. Neden? Vicdan! Sizin de çocuklarınız aç belki ama en ateşli halini Adem’in yanık bedeninde görüyoruz. Ya da ondan öncekiler gibi intihar edenlerde, hem de ailece kendini yok edenlerde.
Adaletsizlik böyle yakıcı, böyle acılı bir silsile olarak yaşamımızda. Her gün onlarca dava, onlarca mahkeme görülüyor. Çıkan kanunsuz, hukuksuz kararlar normal geliyor belki bize. Geçtiğimiz günlerde Burhan Kuzu’nun baskı altına aldığı hakimler üzerinden yürüdü tartışma örneğin. Ne var ki onda? Bu ülkenin devrimcileri, yurtseverler, bu düzene muhalif olanlar, hatta muhalifliği bırakın eleştirenler, hatta bu düzenin başındaki partiye oy verip de, bir gün ‘açım, işsizim’ diye eyleme geçenler… Bir halk, koca bir halk her gün yaşıyor bunu. Çorlu Davasını hatırlayın, Rabia Naz’ı hatırlayın. Soma’yı, Berkin’i, Aladağ’ı, Dilek Doğan’ı, Ali İsmail Korkmaz’ın davalarını hatırlayın. Adaletsizliği normal gördüğümüz için bu kadar pervasızca devam edebiliyorlar. Örneklerini yaşamadık mı? Herhangi bir haksızlık karşısında verilen cezasızlık, sadece internette bile gündem olunca, kararlar değişip cezalar veriliyor. Demek ki o adaleti mahkemeler değil, var olan kanunlar değil, örgütlü halk sağlıyor. Bir kanunun, yasanın nasıl uygulanacağına biz, siz, hepimiz karar veriyoruz. Sesimizin çıkmadığı her dava cezasızlıkla sonuçlanıyor. Katiller, hırsızlar aklanıyor, üstüne madalyalar veriliyor, terfi ettiriliyor. O halde bugün bunca yaşanan adaletsizliklere dur demeye gücümüz var. Bizbu gücü gösterebilmek için koyduk ömrümüzü ortaya. Çünkü birimizin, binlercemizin hayatından daha değerlidir Adalet. Bir halkı yücelten de, yozlaştıran da onun vicdani değerlerinin gücüdür. Adaletsizliklerin, bazen terör demagojisiyle, bazen sulandırılmış tartışmalarla, bazen milliyetçilik ya da dini olgularla doğallaştırılması, meşrulaştırılması asıl olarak halkın değer yargılarını değiştirmek için. Bunu kabul etmeyiz.
Binlerce yıllık bir değerler zinciridir Anadolu topraklarının bize sunduğu. Halkın türkülerine konu olan, halkın efsanelerindeki, destanlarındaki kahramanlara bakın. Kimi eşkıya der onlara, kimi çapulcu. Ama hepsi adaletsizliğe başkaldıranlardır. Baba İshak, Bedreddin, Pir Sultan, Çakırcalı Efe, Alişer, Seyit Rıza, Mahir, Deniz… Hepsi… Bu halkın, bu toprağın masallarında, türkülerinde, ağıtlarında yer tutanların adaletsizliklere karşı savaşanlar olması tesadüf mü? Hayır değil. İşte bu geleneği, bu değerler toplamını yok etmeye çalışıyor AKP. Geçmişimize, geleceğimize sahip çıkın, vatanımıza, bu vatanda yarattığımız zenginliklere sahip çıkın. Adalet için açlığa yatmamızın özündeki neden budur. Bir grubun, bir topluluğun talebi, eylemi değildir bu. Halk için, halk adına istiyoruz adaleti. Sesiniz sesimizdir, siz de haykırın; Adalet İstiyoruz!
Dirençle kucaklıyorum sizleri, umutla kalın!


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.