1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Halk Cephesi Açıklama: Ölüm Orucu Direnişimizle Zafere Yürüyoruz


Direniyoruz! Ülkemizin meydanlarından yükseliyor sesimiz. Pankartlarımızı açarak, dövizlerimizle, çadırlarımızla direniyoruz; sokaklarımızdan, meydanlarımızdan çağrılarımız ve sloganlarımız yükseliyor.
Direniyoruz! Meydanlarda, mahallelerde, stüdyolarda, okullarda, sendika binalarında, hapishanelerde direniyoruz. Adalet talebimizi çıkın edip annelerimizle, babalarımızla, kardeşlerimizle yürüyoruz faşizmin üzerine.
Direniyoruz! Zulmün kapılarına dayanıyoruz. Sloganlarımızla meydanları inletiyor, hapishanelerde yeri yerinden oynatıyoruz.
Direniyoruz! Canımızla-kanımızla direniyoruz! Bedenlerimizi ölüme yatırıp, “Bir canım var, feda olsun halkıma, vatanıma” diyen şehitlerimizin bize devrettiği bayrağı onurla taşıyoruz! 
Dişimizle, tırnağımızla direniyoruz! Zorla müdahale işkencesinde kollarımıza, bacaklarımıza takılan serumları dişlerimizle, tırnaklarımızla söküp atıyoruz!
Dökülen kanlarımızla duvarlara yazarak haykırıyoruz: “YAŞASIN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİMİZ!”
EMPERYALİZMİN UZLAŞMA TASFİYE TESLİMİYET
POLİTİKALARININ KARŞISINDA BİZ VARIZ!
Emperyalizm dünya halklarına saldırıyor. Ülkeleri, örgütleri, halkları ve hatta tek tek kişileri teslim almaya çalışıyor. Ambargolar uyguluyor, ödüllü listeler hazırlıyor, hedef gösteriyor, sabotajlar, komplolar hazırlıyor, kaçırıyor, işkence yapıyor, katliamlar yapıyor; bin bir türlü yönteme başvuruyor.
Sadece Irak’ta 500 Bin çocuğu katlettiler, “buna değdi” dediler. “Arap Baharı” diyerek emperyalist müdahalelerde bulundular, işbirlikçi yönetimler yarattılar. Suriye’de eli kanlı çeteler yaratıp, sonra bunları bahane ederek -TSK da dahil olmak üzere- işbirlikçi ordularıyla işgal harekatları başlattılar. Yemen’de on binlerce çocuğun açlıktan ve hastalıklardan ölmesinin birinci dereceden sorumlusudurlar. Ortadoğu’yu kan gölü haline getirdiler.
Devrimciler hakkında ölüm kararları verildi, başlarına milyonluk ödüller konuldu, halk kurtuluş hareketleri için imha kararları alındı, sadece tek bir devrimcinin dahi üzerine düşerek  Ayten Öztürk’ü kaçırdılar; 6 ay boyunca MİT’in kör karanlık hücrelerinde işkence ettiler. Bu kadar acizleştiler.
Direniyoruz! Emperyalizmin Tecrit Edip Yalnızlaştırma,
Terörize Edip İmha Etme Saldırılarına Karşı Ölümüne Direniyoruz!
“İdeolojimiz karargahımızdır” dedik, demeye devam edeceğiz. Bizi yenilmez yapan ideolojik bağımsızlığımız, ideolojik netliğimiz ve ideolojik kararlılığımızdır. 2000-2007 Büyük Direniş’imizle “Ya düşünce değişikliği, ya ölüm” dayatmasına 122 şehidimizle cevap verdik. Teslim alma saldırılarına şehitlerimizle barikat olduk.
Şimdi de aynı inanç, aynı kararlılıkla direnmeye devam ediyoruz. Direnişimiz Ayten Öztürk’ün bedenindeki 898 yara izine kazılıdır. Direnişimiz 7 notanın komutanları Helin ve İbrahim’in gün gün eriyen bedenleriyle tarihe kazınmıştır. Direnişimiz Koçak Mustafa’nın dişleriyle söküp attığı 73 serumun açtığı yaralarla tarihe kazınmıştır. Direnişimiz bugün meydanlarda, sokaklarda, hapishanelerde direnişi büyüten tüm Halk Cephelilerin iradesiyle yazılıyor tarihe. Direnişimiz ölüm orucu direnişçisi Özgür Karakaya’nın zorla muayene edildiği hastanenin duvarına “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz” yazdığı işkencede dökülen kanıyla kazındı tarihe.
Emperyalizmin ülkemizdeki işbirlikçisi oligarşi, Anadolu halklarına saldırıyor. Halka karşı savaş açıyor. AKP faşizmi, cemaatin darbe girişimini bahane ederek OHAL ile halka karşı açtığı savaşı büyüttü. KHK’larla ilerici-aydın görüşlü halkımızı işinden, ekmeğinden etti. Tüm çalışanlar için güvenlik soruşturmaları başlattı, demokratik hak ve özgürlükleri rafa kaldırdı. Devrimcilere karşı geniş çaplı operasyonlar başlattı. Kurumları mühürledi, sokak ortasından insanlarımızı kaçırdı. Sadece son birkaç yılda binlerce Halk Cepheli gözaltına alındı, işkencelerden geçirildi, yüzlercesi tutuklandı.
Binlerce gündür meydanlardayız, direniş çadırlarımızla, pankartlarımızla, dövizlerimizle, sloganlarımızla Halk Cephelilerin teslim alınamayacağını tüm dünyaya ilan ediyoruz ülkemizin meydanlarından! Düşman politikalarına boyun eğmiyor, boşa çıkarıyor, karşı politikalar üretiyoruz. Büyük – küçük direnişlerimizle zaferler kazanıyoruz, taleplerimizi yerine getirtiyoruz, geri adım attırıyoruz. ZAFERE ÜLKEMİZİN DÖRT BİR YANINDA YARATTIĞIMIZ DİRENİŞLERİMİZLE YÜRÜYORUZ!
AKP Faşizmi, Anadolu halkını değersizleştirmek için ürettiği politikalarına işbirlikçileştirme – muhbirleştirme saldırılarını ekledi. Bu politikalara Koçak Mustafamız’la barikat olduk. Ölümle, ömür boyu hapisle, ablasına tecavüzle tehdit edilen Mustafa Koçak; işbirlikçiliği reddetti, onursuz bir yaşamı reddetti. Bunu ömür boyu hapisle cezalandırdı AKP. Mustafa yine boyun eğmedi, adaletsizliği sineye çekmedi. Adil yargılanma talebiyle ölüm orucu direnişine başladı. Zorla müdahale işkencelerinden geçirildi. 30 kiloluk bedenine zorla takılan 73 serumu dişleriyle koparıp attı. Mustafa Koçak ölüm orucu direnişinin 296. gününde şehit düştü. Anadolu halklarının onuru abidesi oldu. Faşizmin işbirlikçileştirme – itirafçılaştırma politikası boşa çıkarıldı. Şimdi Mustafa’nın yoldaşları “Mustafa Koçak’ın Katilleri Cezalandırılsın” diyerek sorulacak hesabı örgütlüyorlar!
Devrimci hareketin on yıllardır can-kan bedeli yarattığı özgür tutsaklık geleneğini bitirmek istediler. Her saldırı sürecinde olduğu gibi yine en başta hapishanelerdeki özgür tutsaklara saldırdılar. Çünkü en savunmasız olarak tutsakları görüyorlardı. “Onların elinde bir şeyleri yok” mantığıyla, savunmasız gördükleri için saldırdılar.
Özgür tutsaklar hücrelerini ateşe vererek cevapladılar saldırıları, hapishanelerde yeni bir direniş anlayışı yarattılar “Faşizme karşı Taarruzdayız” dediler. Aktif direniş yöntemleri örgütlediler. Kolları, bacakları kırıldı direnen tutsaklarımızın, yanık hücrelerde bekletildiler. Oligarşinin tecrit politikalarına karşı bugün Özgür Karakaya ve Didem Akman 155 gündür ölüm orucunda!
Halkın sanatçılığını, devrimci sanat anlayışını bitirmek istediler. Grup Yorum’un konserlerini yasakladılar, İdil Kültür Merkezini defalarca bastılar, enstrümanları kırdılar, duvarları deldiler, halkın sanatçılarına işkence yapıp tutsak ettiler. Ödüllü listeler oluşturup Grup Yorum emekçileri hakkında vur emirleri çıkardılar. Amaçları Grup Yorum’u halktan tecrit edip yalnızlaştırmak, terörize ederek imha etmekti.
Grup Yorum meydan konserleriyle, sokak konserleriyle cevap verdi saldırılara. Kamyon kasalarında konser verdiler, çatılarda konserler verdiler, internet konserleri düzenlediler. 3 kıtada 50 konser verdiler. “Listelerinize bestelerimizle cevap veriyoruz” dediler, 47 beste yayınladılar. Faşizmin vur emirlerine, ödüllü listelerine karşı gizlilik haklarını kullanarak gizlilik koşullarında halkın sanatını icra etmeyi sürdürdüler. Süresiz açlık grevi direnişlerinin ardından Helin Bölek ölüm orucu direnişinin 288. Gününde şehit düştü. İbrahim Gökçek 323 gün yaptığı ölüm orucu direnişinin ardından Anadolu halklarına siyasi zaferi armağan ederek şehit düştü. Helin ve İbrahim 7 notanın komutanları olarak ölümsüzleştiler.
Grup Yorum direnişiyle dünyayı ayağa kaldırdı. 32 ülkeyi ayağa kaldırdı halkın sanatçıları! İlerici-aydın kesimleri, örgütleri tek bir talep etrafında birleştirdi, bir araya getirdi. Dünyanın dört bir yanından ve ülkemizden milletvekilleri, aydınlar, sanatçılar Grup Yorum türküleri söylediler, binlerce insan destek açlık grevleri yaptı. Ve milletvekilleri, aydın ve sanatçılar direnişin ve zaferin kefili oldular. Faşizmin halkın sanatçıları üzerinde uyguladığı tecrit edip yalnızlaştırma, terörize edip imha etme politikası boşa çıkarıldı. Şimdi Grup Yorum, yarattığı Sanat Meclisinde FOSEM ile, umudun çocukları orkestrasıyla ve yeni Yorum’cularla sanat alanında güçlü bir cephe ve ordu yaratacak! Halkımız 7 notanın komutanları Helin ve İbrahim’e verdikleri sözü tutarak Grup Yorum’a bir konser armağan edecek.
Halkın avukatlarının devrimci avukatlık anlayışını bitirmek istediler. “Avukatlık yapacaksanız para için yapacaksınız” dediler. “Soma’lı işçilerin, Ermenek’li işçilerin, Berkin Elvan’ın, halk çocuklarının avukatlığını yapamazsınız” dediler. Bu ‘suçlama’lardan yargılandı ve 159 yıla varan cezalar aldı halkın avukatları. Evrensel Hukuk ilkelerini hiçe sayarak, hiçbir somut delil ve gerekçe olmadan yalnızca iftiracı itirafçıların ifadelerine dayanarak müvekkillerine cezalar yağdırdılar, yargıyı-hukuku ellerinde oyuncak yaptılar, ülkemizdeki ve dünyadaki tüm hukukçularla adeta dalga geçtiler.
Onlar da halkın sanatçıları gibi saldırılara karşı gizlilik haklarını kullandılar, zor koşullarda mücadelelerine devam etiler. Halkın avukatlığını yapmaktan hiçbir koşulda vazgeçmediler. Ve bugün adil yargılanma talebiyle halkın avukatı Ebru Timtik 202 gündür, Aytaç Ünsal 171 gündür ölüm orucunda!
Halkın avukatlarının ölüm orucu direnişi baroları harekete geçirdi. Bulundukları illerde yürüyüşler yaptılar, adliye saraylarına yürüdüler, destek açlık grevleri yaptılar. 110 ülkeden 2 milyonu aşkın avukatı temsil eden hukuk örgütleri, 18-21 Mart 2019'da halkın avukatlarının duruşmasını izledi. Adaletsizliklerin anlatıcısı oldular, eylemler örgütlediler, raporlar hazırladılar. Dünyadan 22 hukuk örgütü rapor hazırladı. Raporlarını dilekçe haline getirerek Yargıtay 16. Ceza Dairesine sunarak Türkiye tarihinde bir ilki gerçekleştirdiler. Şimdi halkın avukatları yeni hukuk bürolarıyla, adalet okullarıyla adalet mücadelesi verecek adalet savaşçıları yaratacak, bunlardan bir ordu kuracaklar!
Dev-Genç’lilere saldırdılar. Biliyorlardı ki; gençlik devrimin motor gücüdür, dinamit fitilidir. Saldırılarının ardında korkuları gizliydi, Dev-Genç’in 50 yıllık şanlı tarihinden korktukları için saldırdılar, gözaltı ve tutuklama terörüyle Dev-Genç’i bitirmeye çalıştılar. Fakat her meydanda, her sokakta Dev-Genç’lilerin gür sesiyle karşılaşmaya devam ettiler. Dev-Genç’in faşizme karşı direniş geleneği bugün Didem ve Özgür’ün hücre hücre direnen iradelerinde somutlanıyor. Ve bir kez daha tarih haykırıyor “Dev-Genç’i Bitiremezsiniz” diye. Şimdi Dev-Genç’liler ülkemizin yoksul gençlerini birleştirme ve Gençlik Cephesi’yle yürüyüşlerini sürdürme iddiasındalar!
HALKIZ! HAKLIYIZ!
DİRENİYORUZ! KAZANACAĞIZ!
Adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda olan halkın avukatı Ebru Timtik bugün ölüm orucu direnişinin 202. gününde!
Ebru Timtik için Tayyip Erdoğan’ın Kısıklı’daki evinin kapısına dayanarak adalet isteyen Ebru Timtik’in teyzesi Sultan Kaya ve Hasan Basri Yıldız 30 Haziran 2020 tarihinde ‘yukarıdan’ gelen talimatlarla tutuklandılar. Şimdi Teyze Sultan Kaya, ölüm orucu direnişçisi Ebru Timtik ile aynı hapishanede, fakat ayrı hücrelerde tutuluyorlar.
Adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda olan halkın avukatı Aytaç Ünsal bugün ölüm orucu direnişinin 171. gününde!
“Her koşulda bedel ödemeyi göze almadan adalete ulaşamayız” diyen Aytaç Ünsal direnişini öylesine doğal görüyor ki; “ölsem de, sizin her gün ödediğiniz bedeller yanında bu nedir ki? Bir canın, bizim canımızın lafı mı olur?” diyor.
Adalet talebiyle ölüm orucunda olan özgür tutsak Özgür Karakaya ölüm orucu direnişinin 155. gününde!
Özgür Karakaya direnişteki kararlılığını Adalet Bakanlığı’na yazdığı dilekçesiyle dile getiriyor: “127 gündür hücre hücre eriyorsam bu adaletsiz olduğunuz içindir. Adaletsizliklere son verin ki ölüm oruçları bitsin. ‘Zorla müdahale’ye tekrardan adım atmayı aklınızdan bile geçirmeyin. Açık söylüyorum. Direnme hakkım namusumdur. Bu hakkımın elimden alınmak istenmesi durumuyla bir daha karşılaşırsam kendimi yakarım! Çakmak yoksa bileklerimi keserim. Cam yoksa dişlerimle damarlarımı kopartırım!” diyor Özgür Karakaya.
Adalet talebiyle ölüm orucunda olan özgür tutsak Didem Akman ölüm orucu direnişinin 155. gününde!
Didem Akman gün gün, hücre hücre erirken tek başına 4-5 adımlık bir hücrede kalıyor. Yanına bir refakatçi dahi verilmediği için temizlik vb. gibi tüm ihtiyaçlarını kendisi karşılamak zorunda kalıyor. Bu koşullar onu zorlasa da, ölüme meydan okuduğu iradesiyle zafere yürüyor.
TÜM HALK CEPHELİLER!
Direniş ve zafer bizim geleneğimizdir. Direnişlerimizle zaferler kazanıyor, yeni zaferlere yelken açıyoruz. Tarihsel sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Zaferi kendi ellerimizle öreceğiz! Zafer için bugün hepimiz bir adım değil, koşar adım öne atılalım! Tarihsel ve siyasal haklılığımızla haykıralım:1-   Yeğeni için adalet istediği için tutuklanan Teyze Sultan Kaya’nın yeğeni Ebru Timtik’in yanına geçme talebi derhal kabul edilsin!
2-            Direnişçilerin sesi olmak için zulmün kapılarına dayanan Teyze Sultan Kaya ve Hasan Basri Yıldız serbest bırakılsın!
3-            Ölüm orucu direnişçisi Didem Akman’ın yanına derhal refakatçi verilsin!
4-            Zorla müdahale katliamdır! Zorla müdahale tehditlerinden ve işkencelerinden vazgeçilsin!
HALKIMIZ!
7 notanın komutanları Helin ve İbrahim’le siyasi zaferi birlikte kazandık! Koçak Mustafamız’ın şehitliği ile bir cephede daha halk düşmanı politikaları boşa çıkardık, zaferi kazandık! Şimdi adalet talebini daha yüksek haykırmanın zamanıdır. Şimdi ölüm orucu direnişçilerinin sesi-soluğu olma zamanıdır. Şimdi faşizme karşı halkın gücünü daha yüksek haykırmanın zamanıdır. Örgütlü bir halkın teslim alınamayacağını tüm dünyaya birlikte ilan edelim!
Destek açlık grevleriyle, Adalet Bakanlığı’na, Hapishane İdarelerine açtığımız telefonlarla, fakslarımızla, destek videoları çekerek, çeşitli eylemlerle… her türlü yöntem ve araçla yukarıdaki taleplerimizi haykıralım!
Helin, İbrahim, Mustafa Ölümsüzdür!
Ölüm Orucu Direnişçilerinin Talepleri Derhal Kabul Edilsin!
Ölüm Orucu Direnişimizle Yürüyoruz Zafere!
Yaşasin Ölüm Orucu Direnişimiz!
(22.07.2020)
Halk Cephesi


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.