1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Sakarya/Hendek'e Patlama Sonrası Giden Heyet İle Röpörtaj




1-      Kendinizi tanıtır mısınız?
Ben, Türkan Albayrak. Düzceliyim. 26 yıldır çalışan bir işçiyim.

2-      Sakarya Hendek’te Havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi ve siz sonrasında oraya gittiniz. Neden hemen gitmek istediniz ve neler gördünüz?

Hendek’teki fabrikadaki patlamayı ve ölen işçiler olduğunu basından öğrendiğim. O anda orada olmayı, oradaki işçiler için bir şeyler yapmayı istedim. Zira ekmek parası için sabahın körün de kalkıp işe gideriz. Akşam da evimize dönmeyi sabırsızlıkla bekleriz. Coşkunlar havai fişek fabrikasında çalışanlar artık evlerine dönemeyecekti. Bu duygular ile harekete geçtim ve Sakarya/Hendek’e gitmeye karar verdim.
İşçilere nasıl ulaşabilirim diye düşündüm. Öncelikli olarak fabrikanın bulunduğu köye gittik. Yol boyunca jandarma arabaları vardı. Patlamadan önce halkla hiçbir ilişkisi olmayan devlet birden bire burada ki halka sahip çıkar görünmeye çalmaktaydı.  Fabrikanın yakına yaklaşamadık. Köy’de çalışan işçileri buluruz diye kahvehaneye girdik.  Köylüler çok misafirperver bir şekilde bizi karşıladılar ve hemen sohbete başladık.

3-      Bölge halkı fabrika ve yaşanan patlama ile ilgili ne söylüyor?
Kahvedekiler dertlerini anlatacak birisini bekliyor gibiydiler. Bizi görünce sevindiler ve anlatmaya başladılar. Daha önce fabrikada çalışmış bir işçi bu kazanın beklendiğini söyleyerek söze başladı. İş güvenliğine uyulmadığını, gelen denetimcilerin göstermelik olarak gelip para aldıktan sonra hiçbir sorun yokmuş gibi gittiklerini söyledi.  Fabrika kurulalı 12 yıl olduğunu ve böyle patlamaların sürekli olduğunu, fakat diğer patlamaların küçük çaplı olduğunu, tek tek işçilerin öldüğünü ve yaralandığını ama bunun çok gündeme gelmediğini sözlerine ekledi. Çalışma koşullarının zorluğundan oradaki işten ayrıldığını ve başka bir fabrika da işe başladığını belirtti.  O gün patlama sonrası çekilen resim ve videoları bizi verdi. Bunlar sosyal medya da yayınlanmamış olanlardı. Resimleri görünce vahşetin resmini ve boyutunu görmüş olduk. Parçalanmış bendeleri, ağaçlara aslı kalan bağırsakları, kopmuş ayakları ve kanalar içinde kalan yerleri ve vücutları gördük… Burada ki işçiler ölü sayısı 7 kişi ama bizce daha fazla dediler. Yaşanılan patlamanın boyutun yüksek olduğunu, ölü sayısının da bu şekilde yüksek olacağını düşündüklerini söylediler. Orada bulunan evlerin dahi hasar aldığını bahsettiler. Bizlerde gözlerimizle evlerin hasarlar aldığını gördük… Patlamanın yaşandığı fabrika da çalışan işçilerin adreslerini sorduk ve kahveden ayrıldık. Gittiğimiz evlerde ise kimseyi bulmadık… Bir kapı’da ise çalışan işçiye ulaşamadık ama bizi gören başka bir kadın çıktı kapıya.  Oda hemen olan biteni anlatmaya başladı. Fabrika da daha önce 8 gün çalışmış işten ayrılmasını kendi yorumu ile ‘‘bizi saniyeler ile yarıştırıyorlardı dayanamadım işten ayrıldım’’ şeklinde ifade etti.  Patlamanın sonucu olarak her yerin sallandığını anlattı. MÜSİAD’ın düzenlediği akşam yemeğinden haberi olduğunu söyledi. ‘’Utanmadan birde akşam yemeği yiyorlar’ ‘ şeklinde tepki gösterdi. ‘’Kesinlikle bu fabrikayı bura da istemiyoruz. Sabah vali kayamamam geldi bize 10.000 lira para verelim susun’’diyorlar. ‘’Bizim para ile ağzımızı kapatacaklar ve bu fabrikayı buradan kaldırmayacaklar’’ dedi.

4-      Katliam da ölen işçi sayısı ve kayıpların daha fazla olduğu söyleniyor, bu konuda ne söylemek istersiniz?
Halk ölen işçilerin sayısının çok daha fazla olduğunu söylüyor. Benim gözlemim ise bu fabrika da eğer işçi vardıysa burada ölen insan sayısı daha fazladır. Çünkü böylesi devasal bir patlama sonucu sağ kurtulmak neredeyse imkansız gibidir. Ki yaralı sayısına ve kayıp sayısına bakınca sayının artacağı ise çok açıktır. Burada kayıp işçi sayısının 50 olduğundan bahsediliyor. Bu işçilerden henüz bir haber alınamadı. Bir fabrikanın işçisine ulaşmak devlet açısından bu kadar zor olmasa gerek. Adresleri belli, telefon numaraları bellidir.  ‘Bir işçi bizim annemizin babamızın telefon numarasını dahi alıp sisteme kaydettiler. İsterlerse kayıpların ailesi yanında olup olmadığına çok rahat ulaşabilirler’ diyor. Aslında bu kadar kolay olan bir şey kayıplara ulaşma ama henüz bu konuda bir açıklama yoktur.

5-      Katliam sonrası MÜSİAD patron ile dayanışma yemeği düzenledi ve AKP’nin tüm yetkilileri patronu arayarak geçmiş olsun dedi. Bu konuda halkın tepkisi nedir, ne söylemek istersiniz?
Halk bu yemeği duymuş ve oldukça tepkiliydi. Neyin yemeğini yiyor diyorlar. Fabrikanın sahibi olan Sakarya Müsiad başkanı Yaşar Coşkun’a kinliler.  Nasıl kinli olmasınlar insanların cenazelerine dahi saygıları yoktur. Bir yanda işçilerin aileleri acılar yaşarken diğer yanda akşam yemeğinde bir avuç asalak buluşuyor. Tabi bu onların doğasına uygun bir davranıştır. Onların karı için 100 işçi, bin işçi ölmüş önemli değil. Önemli olan karlarının devam etmesidir. 
Akşam dönüş yolunda tepeye kurulmuş olan saray gibi bir yerin önünden geçtik. O tepeden bölgede olan patlama ve yarattığı sonuçlar çok açık bir şekilde görünüyor.  MÜSİAD akşam yemeğini burada düzenlemiş. O yüksek tepeden kurbanlarının ölümünü seyretmişler. Yani aslında işçileri kar için öldürüp ardından ise ölümlerini bir akşam yemeğinde seyretmişler gibi bir şey oldu.



6-İşçilere neler anlattınız ve yaşanan katliam ile ilgili söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Ben hendek’e çok yakın olan Düzce’de büyüdüm. Ben büyürken tütün ekerek geçimlerini sağlayan Hendek’liler katilleri olacak olan bir fabrikaya mahkum olmuş durumdalar. Tütün ekemiyorlar. Tarımdan para kazanamıyorlar. Bunun içinde bu fabrikada işçi olarak çalışmak zorunda kalıyorlar. Tarlaların ortasına fabrika yapılmasına iş imkanı sağlayacak diye izin vermek zorunda kalmışlar. Soma’daki işçiler nasıl maden ocağında çalışmak zorunda kalmışlarsa,  Hendek’te ki işçilerde burada çalışmak zorunda kalmışlar. Açlık ve yoksulluk onları ölümü göze alarak çalışmak zorunda bırakmış. Sonuçta sürekli bir patlama olduğunu, bir güvenlik önlemi olmadığını söylüyorlar ama çalışmak dışında ise bir çaremiz yok diye düşünüyorlar.

7-Gerçek sorumlular her zaman ki gibi yine aklanmak isteniyor. AKP ilk andan itibaren patrona geçmiş olsun dileklerini yolladı ve patronu koruyan kollayan açıklamalar da bulundular. Sanki sorumlu Yaşar Coşkun değilmiş gibi bir durum yaratmaya çalışıyorlar. Bu konuda bir şeyler söylemek ister misiniz?

AKP hükümeti geldiği günden bu zamana kadar patronları açık açık korumuştur. Torunlarda Soma’da olanlar tekrarlanıyor. Burada ama değişik olan bir şey var. 4 işçinin öldüğü söylenen bir yere hiçbir zaman üç bakan birlikte gitmemişti. Halktan öylesine korkuyorlar ki katliamın üzerini örtmek için çabucak harekete geçtiler. O fabrikanın köylerin tam ortasına kurulması zaten bir suçtur. Bu ayrıcalık ancak devletin koruması ile elde edilebilir. Fabrika köylere 600 metre kadar uzaklıkta sadece… Kar hırsı öyle gözlerini bürümüş ki tüm her şeyi hiçe sayıyorlar. Durum böyle iken elbette AKP’nin patronu cezalandıracağı veya gerçek sorumluları yargılayacağını bekleyemeyiz. Devletin ilk andan itibaren orada olması aslında bir yanda patronu da aklama çabasıdır. AKP tekellerin partisidir ve görevi ise bu asalakların çıkarlarını korumaktır. Bunun için bu gün Soma katliamının sorumluları dışarıda geziyor ama Somalı ailelerin avukatları hapishanelerde. Burada AKP’nin tavrı Soma’daki tavrı ile aynıdır. Burada madencileri yerde tekmelediler ama ölülerin ardından akşam yemeği düzenlediler. İkisi de aynı şeydir.

6- Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Eğer bu katliamların hesabı sorulmazsa yeni katliamlar yaşanmaya devam edecek. Çünkü artık kapitalizminin ilk döneminde ki gibi insanların hiçbir hakkının olmadığı bir süreç yaşanıyor. İşçiler yakılıyor, öldürülüyor ama hesap soran hiç bir merci yoktur. Üzeri örtülerek geçiliyor.  Onlar örgütlü olduğu için hemen organize oluyorlar. Bizimde artık örgütlenerek hesap sormamız gerekir. Örgütlenerek mücadele etmek ve katliamları örgütlü gücümüz ile durdurmak gerekir.

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.