1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Avrupa Süryani Halk Meclisleri 1933'te Simele'de Süryani Halkına Yönelik Katliamı Anıyor


Bugün, 7 Ağustos 1933'te Semile'de Süryaniler'e yapılan katliamı anıyoruz.
Simele katliamında (Süryanice: ܦܪܡܬܐ ܕܣܡܠܐ veya ܦܪܸܡܬܵܐ ܕܣܡܹܠܹܐ Premta d-Simele) 1933'te Mezopotamya'nın çeşitli köylerinde binlerce Süryani katledildi.
20. yüzyılın başında Semile, küçük bir Süryanice ve Kürt köyüydü. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Hakkari bölgesinden birçok Süryani Simeli'ye geldi. Hıristiyan Ermenilere ve Süryanilere osmanlılar tarafından yapılan katliamlardan kaçmışlardı.
7-11 Ağustos 1933 tarihinde katliam Irak hükümet birlikleri ve Kürt kökenli General
Bekir Sidqi liderliğindeki Sünni-Kürt ve Arap yardımcıları tarafından Ağustos 1933'te Kuzey Irak'ın Simele kasabasında düzenlenen bir dizi katliamın ilki olduğu için, Simele, şemsiye terim oldu ve aynı zamanda devam eden erkek ve kadın cinayetlerine, kuzey Irak'ın Dohuk ve Musul ilçelerindeki 63 Köyün çocuklarına da atıfta bulundu. Toplam 5.000 Süryani'nin öldüğü tahmin edilmektedir.
15.000 Süryani, Ninova ovasından komşularına kaçtı, O zamanlar Suriye, Chabur Nehri kıyısına 35 yeni köyün inşa edildiği Fransız emperyalist yönetimi altındaydı. Şu anda Semele'de 170 kadar Süryani aile bulunmaktadır.
Doğu Asur (Süryani) Kilisesi Patriği Mar Shimun'a göre, "kızlara tecavüz edildi ve Iraklı komutanların önünde çıplak yürümelerine zorlanıldı. Çocuklar askeri araçlarla ezildi. Hamile kadınlar süngü ile katledilmişti. Çocuklar havaya atıldı ve süngü ile öldürüldü. Öldürülenleri yakmak için dini kitaplar
kullanıldı".
İngiliz emperyalistleri her zaman eski kolonilerinin liderlerinin arkasında durdu. Bağdat'taki İngiliz askeri misyonundan Tuğgeneral E. H. Headlam'ın "hükümetin ve halkın Albay Bakr Sidqi'ye minnettar olmak için iyi nedenleri var" dediği biliniyor.
SÜRYANI HALKININ İSYANLARI VE ÖNDERLERİ
İngiliz Oyunu” Ve Patrik Benyamin Mar Şamun:
3 Ağustos 1914'te Van Valisi Tahir Paşa, Patrik Mar Şamun'u görüşmeye çağırır. Süryaniler'e verilecek yardıma ilişkin uzun süren bir görüşme yaparlar. Bu yardım Osmanlılar'la Ruslar arasında başlayacak savaşta tarafsız kalmaları ve Rusya'nın yanında yer almamaları koşuluyla yapılacaktır.
Mar Şamun “halkın ileri gelenleriyle yapacağı görüşmeler sonucunda kesin cevabı vermesinin daha doğru olacağını” söyler.
Patrik, Van görüşmesinden döndükten sonra Hıristiyanların yaşadıkları bölgelere sakin olmalarını öğütleyen bildiriler gönderir. Patrik'in amacı verilen sözlerde ne kadar dürüst davranıldığını gözlemlemektir.
Ancak aradan uzun bir süre geçmeden Ekim ayında Hıristiyan halka saldırılar başlar. 12 Nisan'da Patrik Süryani halkının ileri gelenleriyle Mardez köyünde toplantı yapar.
Osmanlı devletine karşı savaşmak ve Osmanlı'nın savaş halinde olduğu İtilaf Devletleri'yle anlaşma kararı alırlar. Hakkari, Van bölgesindeki Süryani halk dağlara çekilmiştir.
I. Paylaşım Savaşı başlamadan yıllar önce İngilizler ajanlarını Kürtler'in, Ermeniler'in ve Süryaniler'in yoğunlukta yaşadığı bölgelere göndermiştir bile. İngilizler Ortadoğu'daki, özellikle de Irak'taki petrol için çeşitli planlar yapmaktadırlar. Ve burada yaşayan halkları bunun için kullanırlar.
Bu dönemde İngilizler'in amacı Türkiye ve İran topraklarında yaşayan Süryani ve Ermeniler'i, Irak Mezopotamyası'na göç ettirmek ve onları burada Kürt ve Araplara karşı kullanmaktır.
Bu amaçla İngilizler Patrik'in yanına giderler ve Türk-İran yerleşim bölgelerinde yaşayan Süryaniler'in Kürt aşiretleriyle ittifak yapmasını, böylece tekrar eski yerleşim bölgelerine geri dönmelerinin de mümkün olacağını söyleyerek, Patrik'i ikna ederler.
İngiliz ajanları aynı zamanda Kürt aşiret reisi İsmail Simko Ağa'yla da görüşürler. Görüşmede ajanlar Simko'dan Patrik'i davet edip öldürmesini isterler. Karşılığında Hoy Salmas ve Urumiye'nin Kürtler'e verileceği, ayrıca da para ve silah yardımında bulunacakları üzerine söz verirler.
İsmail Simko Ağa bu öneriyi kabul eder
ve diğer aşiret liderlerine suikasttan söz etmeden Süryaniler ve Kürtler konusunda görüşmek üzere Patrik Mar Şamun'u davet eder.
Patrik Mar Şamun Simko'yla görüşmeye gider ve pusuya düşürülerek öldürülür. Böylece Süryaniler sadece kiliselerinin dini liderini değil, aynı zamanda politik liderlerini de kaybetmiş olurlar.
Suryani halkın mücadelesine Patrik Mar Şamun dışında değişik zamanlarda da Aga Patrus, Feridun Atarya, Ashar Yusuf, Naim Faik, Yohanon Dolahani, Yohanon Salman gibi liderler önderlik etmişlerdir. Simili Katliamı ve Şehitler Günü; 1930'ların başında özellikle Irak ve yakın bölgedeki Süryaniler ayaklanırlar.
7 Ağustos 1933 günü Süryani halkının Irak'taki bağımsızlık mücadelesini bastırmak için binlerce Süryani katledilir. Bu katliam tarihe Simili Katliamı olarak geçer. Bunun içindir ki, Süryani halkı bugünü “şehitler günü” ve katliama uğramış, savaşlarda şehit düşmüş tüm Süryaniler anma günü olarak kabul etmiştir.
Süryani halkının yaşadığı katliamların temelinde ne Süryani-Kürt, Süryani-Türk, Süryani-Arap ne de Hıristiyan-Müslüman çelişkileri yatmaktadır. Bunların arkasında bölgenin yeraltı ve yerüstü zenginliklerini ellerinde tutmak, sömürülerini sürdürmek isteyen emperyalistlerin çıkarları yatmaktadır.
Emperyalizm sürekli olarak bölgedeki halkları birbirine kırdırmaya uğraşmıştır. Her defasında dinleri, milliyetleri kullanmış, ya halklara kendisiyle işbirliği yapması için çeşitli tuzaklar kurmuş ya da birini destekleyerek diğer halkı kırdırmıştır.
Örneğin 1900 yıllarının başlarında Alman emperyalizmi bölgeye kolay ve erken ulaşmak amacıyla Berlin-Bağdat tren hattını ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmek istiyordu.
Amaç Ortadoğu üzerinden Hindistan'a açılarak sömürgeler oluşturmaktı. Çöküş dönemini yaşayan Osmanlı devleti üzerinde yaşayan halklar birer birer isyan ediyordu.
Bu halk ayaklanmalarını amaçlarının gerçekleştirilmesi önünde engel gören Alman emperyalizmi o zamanki Osmanlı yönetimini elinde tutan İttihat ve Terakki ile anlaşarak Anadolu'da 1,5 milyon civarında Ermeni ile Tur Abdin ve Hakkari dağlarında 500 bine yakın Süryani'nin katledilmesine büyük destek vermiştir.
Yine Osmanlı'yı bölüp parçalayarak paylaşmak isteyen emperyalist ülkeler Ortadoğu ve Asya'da cirit atmaktadır. Doğu Anadolu'da Almanlar, Irak'ta İngilizler, Suriye ve Filistin'de Fransızlar, Akdeniz'in Anadolu kıyılarında İtalyanlar hakimiyet kurmuşlardır.
Bu emperyalist ülkeler hakimiyet alanlarını genişletmek ve yoğunlaştırmak amacıyla bölge halklarını birbirine kırdırtarak zayıflatmış ve bölgede yaşayan azınlık durumundaki halkları göçe zorlayarak kültürel, siyasal, ekonomik gelişmelerine engel olmuşlardır.
Yine İngilizler Kuzey Irak'taki Süryanileri Irak yönetimini çökertmek için kullanmışlardır. Bu dönemde Suriye'de Cezire bölgesinde Fransız kontrolünde olan bölgede „Assyrian“ adıyla bir otonom yapı oluşturmaktan bahsedilmektedir. Irak Süryanilleri da İngilizler'den aynı talepte bulunurlar.
Bu talebi İngilizler bir süre savsaklamışlar, sonrasında ise Irak yönetimiyle anlaşarak Süryani savaşçılarını barış aldatmacasıyla silahsızlandırmışlardır. İngilizlerin bu oyunu sonucu o günkü dünya basınına “Simeli kıyımı” olarak geçen katliam yaşanmıştır.
7 Ağustos 1933'te Simeli halkı çoluk çocuk, kadın erkek ve yaşlı demeden tümüyle katledilmişlerdir.
Avukat ve tarihçi Dr. Raphael Lemkin,
Osmanlı İmparatorluğu ve Hristiyanlara yönelik yapılanları ve 1933'te Irak'taki Süryanilere yapıların tamamen bir katliam olduğunu söylüyor. Madrid'deki Milletler Cemiyeti'nin bir hukuk toplantısında bu soykırımların tanımınını sundu, ancak başarısız oldu.
Ancak başka bir dünya savaşından ve Avrupalı ​​Yahudilerin yok edilmesinden sonra Hitler faşizmi, Birleşmiş Milletler, 1948 Lemkin Soykırımının Cezalandırılması ve Önlenmesi Sözleşmesini kabul etti.
ULUSALLAŞMANIN ÖNÜNDEKİ ENGEL: MEZHEP BÖLÜNMELERİ
Batı ve Doğu Süryanileri daha çok dinsel temellerden kaynaklanan mezhep ayrılıklarının kendilerini zayıflattığını gördükleri noktada, mezhep ayrılığı yerine milliyet bilinci oluşmaya başladı.
Ancak bu durum daha çok aydınlar tarafından benimsendi. Ve halkın mezhepsel ayrılıkları Süryaniler'in tamamen birleşmesinin önünde duran engellerden biri oldu. Bu mezhepsel bölünme daha çok 16. yüzyılda başlamıştır.
Bu bölünmeler o dönem için Nasturiler, Yakubiler şeklindeydi. 17. ve 18. yüzyıllar boyunca önce Fransızlar, ardından İtalyanlar, Amerikalılar, Almanlar, İngilizler çok yoğun bir biçimde misyonerlik çalışmaları yürüttüler.
Çünkü Ortadoğu ve Anadolu, tüm emperyalist ülkelerin iştahını kabartıyor ve her biri bu topraklan kendi denetimleri, egemenlikleri altına almak için burada yaşayan Hıristiyan halkları kullanmak istiyorlardı.
Bu misyonerlik çalışmaları sonucu Süryaniler pek çok mezhebe bölündüler. Antakya ve Tüm Doğu'nun Süryani Ortodoks Kilisesi (Kudüs Hristiyan cemaatinden sonra Hristiyanlığın en eski kilisesi olarak kabul edilir), Süryani Protestan Kilisesi, Süryani Katolik Kilisesi, Doğu Asur Kilisesi (Nasturi Kilisesi), Keldani Katolik Kilisesi, Melkit Rum Ortodoks ve Rum Katolik Kilisesi, Maruni Kilisesi gibi ayrı parçalara bölündüler. Ki bunlardan Maruni Kilisesi'ne bağlı olan Lübnan Hıristiyanları gibi kimilerinin Süryani halkıyla ilişkileri büyük ölçüde koptu.
SÜRYANI DEMOKRATİK HAREKETİ
Süryani halkına yönelik katliamlar 60'lı, 70'li, 80'li yıllarda da sürdü. 1969'da, Irak rejimi Sumaya köyünde yaşayan Süryani halkını Napalm bombalarıyla yok etti. Köyü yerle bir etti. 1983 baharında Türk ordusu Irak'la anlaşarak Irak'taki Kürt ve Süryani köylerine baskınlar düzenledi. Çok sayıda insanı katletti.
1988 Halepçe katliamı dünya basınında sadece Kürt katliamı olarak yer aldı. Bu kentte Süryani ve Kürt halkı birlikte yaşıyordu ve katliamdan Süryani halkı da nasibini aldı. İran-Irak arasındaki on yıl süren savaşta yine Süryaniler çıkarları olmadığı halde ön cephelere sürüldüler.
“Savaşa Hayır” diyen Süryaniler ise kuzeydeki dağlara çekildiler ve kendilerini savunmak amacıyla Süryani Demokratik Hareketi'ni kurdular. Ancak Irak'ın baskıları devam etti, yüzlerce Süryani hapishaneye atıldı, birçoğu idam edildi.
Emperyalizmin I. Paylaşım Savaşı'ndaki politikası, Ortadoğu'da söz sahibi olmak
için bölgedeki Hıristiyan halkı yanına çekmek; din kardeşliği düşüncesini yaygınlaştırmak ve böylece bu halkların kurtuluşlarının Hıristiyan olan devletlerle işbirliğinden geçtiğini kabul ettirmekti.
Ancak bugün şu açıktır ki, emperyalizm ve onun işbirlikçisi yerli egemenler için din, halkları bölüp parçalamak ve kendi sömürü çarklarının dönmesinde halkları zayıflatma aracından başka bir şey değildir.
Süryani halkı Hıristiyan dininden olan emperyalist devletlerden birçok kez darbe yemiş, oyuna getirilmiştir. Süryani halkının yaşadığı katliamlardan, sürgün ve göçlerden emperyalizm bizzat sorumlu ve suçludur.
Ayrıca Suryanileri tehdit eden önemli bir etken de Avrupa ülkelerine göçlerdir. Avrupa ülkelerine en yoğun göçler son 30 yılda gerçekleşmiştir ve Suryani nüfusu giderek artmaktadır bu ülkelerde. Emperyalist yoz kültür bu halkın dini, dili, kültürü, tarihi açısından büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Çünkü bu ülkelerde “uyum” adı altında yok edilmektedirler. Kısacası tarihin bir yerinden sonra hep ezilen, kıyılan, devletsiz ve giderek topraksız kalan bir halktır Süryaniler. Özgürlük, kendi topraklarında yaşamak, her halk gibi onların da hakkıdır. Sonuç şudur ki; Süryani halkı dini inanç ayrılığını temel almadan, Bağımsızlık, Demokrasi ve Sosyalizm için mücadele eden halklarla işbirliği ve dayanışma içinde olmalıdır.
Süryani halkının da kendi topraklarında özgür, demokratik, eşit haklar temelinde yaşaması, ancak diğer ezilen halklarla birlikte verilecek devrimci savaşla ve bu savaşın sonunda kurulacak Devrimci Halk İktidarıyla mümkün olacaktır.
-Avrupa Süryani Halk Meclisleri-


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.