1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Halk Okulu Dergisi’nin Ebru Timtik’in Cenazesine Katılanlarla Röportajı


Halk Okulu:
Merhaba Sizinle Halkın Hukuk Bürosu Avukatı Ebru Timtik'in Direniş Süreci Ve Şehitliği Üzerine Konuşmak İstiyoruz. Halkın Avukatı Ebru Timtik Adalet İçin Başlattığı Ölüm Orucu Direnişin 238. Gününde Şehit Düştü. Bir Avukatın Adalet İçin Ölüm Orucu Direnişinde Şehit Düşmesi Size Ne Düşündürüyor?
S...:Aslında kötü hissettirdi. Ülkedeki adaletsizliğin diz boyu olduğunu ve bu ülkede bu kadar adaletsizliğe rağmen bir avukatın ölüm orucuna yatması, insan bunu kabullenemiyor. Hele ki birebir tanıdığın bir insansa daha zordur kabullenmek. Evet bazen benim’de kafamda da sorular oldu, bu doğru bir karar mı diye yargıladığım dönemlerde oldu. Ama en son çözüm kendi bedenini sunmaksa bu adaletsizliğe karşı yine burada doğru bir karar olduğunu düşünüyorum. Nitekim ben Ebru'yu yakından tanıyan bir insanım onunla birlikte hapishanede kaldım. Ebru'yu o zaman çok yakından tanımıştım, bende emeği çok olan bir insan. Ebru’nun adaletsizliğe karşı baş kaldırması ve bizim bu kadar suskun olmamız, hiçbir şey yapmamamızın vicdan azabını çektik. Cenazede bir avukatın da dediği gibi "Ebru'yu tanıyan hiç kimse onun hakkında olumsuz bir şey söylemez, Ebru dokunduğu her insana bir iyilik yapmıştır" bende aynı fikirdeyim. Ebru o güler yüzüyle, insanlarla ilgilenmesiyle güzel bir insan keşke yaşasaydı. Bu adaletsizliğe karşı yaşamalıydı.
Ama hani diyoruz ya biz belki ölüp gideceğiz ama Ebru gibi insanlar her zaman kahraman olarak yaşayacaklar. 
Dün   bir haber okudum "Hollanda da Ebru için bir eylem yapmışlar" bizim burada baroya bir avukatın resmi asılınca günlerce tartışırken "terörist" denilirken Ebru dünyada farklı bir boyutta.  Ebru başkaldırdı ve insanlar orada saygı duruşunda durdular.  Bu da aslında Türkiye'deki hukuksuzluğu çok iyi anlatıyor.
Ben Ebru'yu tanıdığım için çok mutluyum. Tabi ki bu süreçte çok yanında olamadım, bana emeği geçtiği halde o emeğe karşılık veremediğim için her zaman o vicdan azabıyla yaşayacağım ama iyi ki tanımışım diyorum.
HAYDAR D.:
 Adaletsizliğin olduğunu gösteriyor çünkü bir avukatın onurlu ve azimli mücadelesi düşman karşısında bunu gerektiriyordu.  Avukatlar kendi mücadelesini ve adaletsizliğe karşı mücadelesini sürdürmek için bedenlerini hiç kuşkusuz ölüme yatırdılar bu çok büyük bir direniştir.  Halk uğruna ölüyorsunuz, düşmanın buna karşılık çok büyük kendi çelişkileri vardı. Önce avukatların hepsini tahliye ettiler, sonra tutup aniden mahkemeleri değiştirip, yargıyı değiştirip tekrar tutuklama talepleri oldu ve hepsini tekrar tutuklayıp 159 yıl ceza verdiler. Onun için adaletsizliğe karşı böyle bir mücadele gerekiyordu ve Ebru bunu yaptı. Çok büyük bir mücadeleydi, Halkın Hukuk Bürosunun mücadelesi dünya çapında büyük yankı uyandırdı. Adaletsizliğe karşı olan bir öfkeydi. Bizde her zaman Ebrunun yanında olduk.
M.K:
Tamamen adaletsiz kaldığımızın göstergesi. Bir avukat bunu yaşıyorsa bizim neler yaşayacağımızın ve kat be kat daha fazla sorunlar yaşayacağımızın bir göstergesi. Bir avukata bu yapılıyorsa normal  bir vatandaşa neler yapılır yani.  O yüzden sonrasını daha karamsar görüyorum.
HALK OKULU:
EBRU TİMTİK'İN CENAZESİ GAZİ CEM EVİNDE KALDIRILDI. BU CENAZEYE SİZ DE KATILDINIZ. CENAZEYE HANGİ DUYGULARLA GİTTİNİZ, İZİ ORAYA GÖTÜREN NEYDİ?
S...:
Aslında hem hüzünlü hem öfke dolu olarak gittim. Onun cesaretli, onurlu duruşunun yanında olmak istedim. Zaten o yüzden gittim katıldım. Gitmeseydim ayıp olurdu çünkü tanıdığım bir insan. Nitekim  bu zor koşullara rağmen katıldığım en iyi cenazelerden biriydi, zor koşullar altında bir çok insanın gelip sahiplendiğini gördüm. Buda aslında Ebru'nun insanlara verdiği sevgiyi gösteriyor. Ebru'nun bende bir emeğinin olduğunu düşünerek o gün orada olmak istedim.
HAYDAR D.:
-Ebrunun onurlu duruşu ve mücadelesi bizim için hep farklı bir yerdeydi. Çünkü adaletsizliğe karşı çok net bir duruşu vardı. Ben daha öncede Ebruyla açlık grevine girmiştim Okmeydanı’nda. Berkin (Elvan) için bir çadır açmıştık adaletsizliğe karşı. O zamandan beri isyanıydı. Ebru'yu sahiplenmek her insanın hakkıdır çünkü halk için mücadele etti kendi bedenini halk için ölüme yatırdı bizim de  yani halk olarak cenazesine gitmek Ebru'ya borcumuzdur bu duygularla cenazeye katıldım ve tarifi yoktur.
M.K:
Kendi insanımız, kendi canımız adalet arayan bir insan o halde 238 gün açlığa dayanmış direnmiş ama sonunda cenazesinin Gaziye gelmesi bize acı verdi. Normal sıradan bir vatandaş, kim olsa sahiplenmesi lazım . Dersimli bir Alevi ailenin çocuğu ve avukat. Haksız hukuksuz adaletsiz bir sisteme karşı direnmiş ve sonuçta herkesin onu sahiplenmesi lazım.
HALK OKULU :
CENAZENİN OLDUĞU GÜN VE ÖNCEKİ GÜN BİR ÇOK SORUN YAŞANDI. ÖNCE CENAZE ADLİ TIP KURUMUNA KAÇIRILDI DAHA SONRA İSE ANMA YAPMAK İÇİN İSTANBUL BAROSU ÖNÜNE GÖNDERİLMEDİ VE ADLİ TIP KURUMUNDAN KAÇIRILDI BU KAÇIRMA ESNASINDA CENAZEYE SAHİP ÇIKMAK İSTEYEN AVUKATLARA, AİLELERE VE HALKA SALDIRI OLDU. AYNI ŞEKİLDE CENAZE CEM EVİNE GETİRİLDİĞİNDE CEM EVİNE GİRİŞ "PANDEMİ" BAHANESİYLE ENGELLENMEYE ÇALIŞILDI GBT DAYATMASI YAPILDI. CENAZENİN MEZARLIĞA GÖTÜRÜLMESİ ESNASINDA VE MEZARLIK ÇIKIŞINDA "CADDE DE YÜRÜYÜN" BAHANESİYLE HALKA GAZ, PLASTİK MERMİLERLE SALDIRIP GÖZALTI YAPTILAR. DEVLETİN CENAZEYE BİLE SAYGISININ OLMAYIŞI VE TÜM BU YAŞANANLAR HAKKINDA SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
S...:
Bunu kötü bir şey olarak görüyorum tabi ki . Kendileriyle çelişiyorlar.  Hani Müslümanlıkta denilir ya "bir karıncayı ezmek günahtır" diyorlar ,ölene saygı duymak defnedilmesi gerekir diyorlar ya örf-adetlerine göre biz bu ülkede bunu yapamıyoruz nitekim İbrahim ve Helin'in cenazesinde de bu yaşandı, Helin’in cenazesinde mezarlığa bile giremedik, iki kişi bir araya gelemedik. Çok kötü koşullarda defnedildi, öyle olmaması gerekiyordu. Ne yazık ki faşizmin bu noktada acıma duygusu yok, kesinlikle merhameti yok en çirkin hareketleriyle saldırıyorlar cenazelerimize.  Dedikleri şeyle, Kur'an da yazana, inandıkları şeyleri bile uygulamıyorlar, ben böyle düşünüyorum. O gün de bayağı baskı vardı, herkese GBT yaptılar, herkesi laf söyleye söyleye içeriye aldılar. Kitlenin bir araya toplanması, sahiplenmesine kesinlikle tahammülleri yok hani bu cenaze olsa da olmasa da bu şekilde saldırıyorlar ama cenazede bile bu duyarlılığı göstermiyorlar.
HAYDAR D.:
Ebru'nun halk üzerinde emeği çoktur büyük mücadeleleri vardı. Devletin Ebru'ya karşı çaresizliği vardı, mücadelesi, direnişi karşısında tamamen çaresizdi. Çaresizliği şuradan başladı cenazesini hastaneden kaçırması, baronun önünde yapılacağı anmayı engellemeleri doğrudan Gazi cem evine kaçırmaları... Cenazeye bizde gittik ancak GBT yapılıyordu giremedik, bizi içeriye almadılar. Aslında avukatlara saldırı olmayacak dediler ama ben kendi anonslarında duydum "saldırın, cenazeyi çıkarın götürün" diye biz bunu duyduk. Onun için cenaze cem evinden çıktığı anda akrepler Cemevi etrafını sardılar. Biz büyük bir kalabalıktık bin kişi üzerinde bir kalabalık bir anda sokağa çıktı. Halk bir anda geldi. Ebru'yu sahiplenmek için gelmişti. Normal bir şekilde yürüyorduk bir şey yoktu sonra bir 15-20 metre gidildiğinde ben tazyikli su yedim ve  direkt duvara çarptım . Saldırdılar ondan sonra insanlara gene müdahale ettiler. Çünkü cenazeye saygıları yoktu  bu onların acizliğiydi.  Ama biz gene Gazi halkı olarak ve oraya giden tüm halklar olarak Ebru'yu istediğimiz gibi götürüp şehidimizi defnettik. Düşman bunu engellemek istedi ama biz düşmanın saldırısını direnişle kırdık Ebrumuza yakışır bir şekilde götürüp defnettik.
M.K:
Zamanı geldiğinde iktidar, polis "Biz Müslümanız" derler ama onun gerekliliğini bile yerine getirmeyen sistem,  bir ölüye saygısı olmayan yapı ve güruh neyi düşünerek bunu yapıyor anlamıyorum. "Ben Müslümanım peygamberim bir Yahudi’nin cenazesi geçerken ayağa kalkar" diyorsan sende bu gün onun gibi davranmayı üstlenmişsindir ama onu yerine getirmiyorsun. İktidarlar normal vatandaşını düşman gibi görüyor artık. O gözle baktığı içinde saldırıyor.
Cenazeyi kaldırtmamak için elinden geleni yaptı. Cenazenin hem önünde hem arkasında halkın sahiplenmesini gördü o yüzden biraz geri adım attı. Yoksa o cenazeyi kaldırtmayacaktı halkla beraber.  Kimseyi mezarlığa da bırakmazdı. Orada sistem kendini güçlü göstermek için vardı. Sahiplenme olduğu için bir de direniş vardı baktı ki bir şey yapamıyor o yüzden bıraktı.
HALK OKULU:
EBRU TİMTİK VE AYTAÇ ÜNSAL HAPİSHANEDE KALAMAZ RAPORUNA RAĞMEN 35. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN VERDİĞİ KARARLA ZORLA HASTANEYE KAÇIRILDILAR VE ZORLA MÜDAHALE TEHDİDİ ALTINDA 1 AY BOYUNCA HASTANE KOŞULLARINDAN DAHA KÖTÜ KOŞULLARDA TUTULDULAR SAĞLIKSIZ ORTAMDA BEKLETİLDİLER. BU KONUDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
S...:
Dediğim gibi hukuksuzluk diz boyu. Verdiği kararlarla zaten kendileri çelişiyor. Şehit düşen bir avukattı yani insanları savunan, hukuka inanan bu ülkede  adaleti savunan bir insan bu koşullara maruz kaldı. Ebru tanınan birisiydi, katledilmesine özellikle  göz yumdular bile bile yaptılar bunu.  Ebru hapishanede şehit düşmedi devletin ağzıyla "Hastaneye götürdük bu insanları, kendi kendilerine bunu yapıyorlar" diyerek  insanların gözünde haksız göstermeye çalıştılar. Dedik ya hukuksuzluk, onların verdiği kararlar bir gün, bir gece de veya bir saat sonra değişebiliyor. Bu ülkede hiçbir insanın garantisi yok , hiçbir şeyin garantisi yok nitekim Ebrular ilk mahkemede tahliye oldular 12 saat sonra yakalanma kararı çıkardılar  şuan bu süreci yaşıyoruz.  Bu yüzden verdikleri hiçbir kararın doğru olmadığını düşünüyorum ve adaletsiz olduğunu düşünüyorum.
HAYDAR D.:
Biz  hastaneye ilk gittiğimizde basın açıklamasından sonra polisler içeriye girmişler, dayısı içeriye girmiş gelmiş. Ebru'yu sabaha kadar uyutmamışlar, ışıkları söndürmemişler, klimayı soğuk açmışlar. Amaç orada baskı yapıp direnişi kırdırmaktı, ama düşmanın hesaba katmadığı bir şey vardı, devrimci avukatların onurlu direnişleri vardı bunun karşısında aciz kaldılar.  Bir amaçlarıda Ebru'yu katletmekti.  Bunu kendi açıklamalarında da dediler. Soysuzun "ölürlerse ölsünler" diye böyle bir tabiri vardı.
Ebru düşman karşısında çok büyük bir adalet mücadelesi veriyordu, Ebrudan korkuyorlardı. Soma örnekleri Ermenek örnekleri var bunların içinde. Ebrudan korktukları için  amaçları Ebru'yu katletmekti ve bunu yaptılar.
 Ebru'nun ve Aytaç'ın direnişi  Grup Yorum ve  Mustafa’nın da direnişi aynıydı ama bu daha farklıydı, bu tüm devrimci kitleleri birleştirdi. Yani devrimci dayanışma oldu, halk dayanışması oldu. Çok büyük bir sahiplenmeydi. İnsanlar her şeyi orada verebilirdi. Biz Ebru'yu sahiplenmek için her şeyi verebiliriz. Bir insan çıkıyor ve diyor ki "Ebru tahliye edilmezse ben çıkar kendimi burada yakarım" diyor. Bu kadar büyük bir sahiplenme vardı ama karşımızda avukatlara inat etmiş bir devlet adamı vardı. Onun adaletsizce bir hıncı bir öfkesi kendi iktidarlarını ayakta tutmak için terörize etmekti ve bunu bu şekilde sonuçlandırdılar. Az önce bahsettiğim gibi amaç Ebru'yu katletmekti ve bunu yaptılar sonrasında ise Aytaç’ı tahliye ettiler. Eğer tahliye kararı 3 gün önce çıksaydı Ebru bugün yaşıyor olacaktı, onu kaybetmeyecektik. Düşmanda biliyordu karşısında onurlu bir güç vardı bunu kaybetti ve biz de çok büyük bir avukat kaybettik.
M.K:
Adalet yok, zaten adalet olsaydı ne Ebru'nun cenazesi olurdu  ne de Aytaç hapishane de olurdu. Adalet olmadığı için direniş var. Emrivaki adaletle yani emir verip iş yaptırdıkları için sorun yaşanıyor. Yani üstten emir geliyor hakim savcı o emri uyguluyor.
HALK OKULU:
SON OLARAK SÖYLEMEK İSTEDİĞİNİZ BİR ŞEY VAR MI?
S...:
Ebru bizi çok sevdiğini söylüyor ya bizde onu gerçekten çok seviyoruz.  İyi ki tanışmışız iyi ki hayatımızda olmuş, iyi ki bize emek vermiş. Onun gerçekten elinin değdiği herkesin hakkı kesinlikle ona helaldir. Ve herkes onu o güler yüzlü  son halini hatırlar.
HAYDAR D.:
Bu direniş tüm dünyaya örnek bir direnişti herkesin bundan sonrası için yapması gereken şey  Ebru'nun  mücadelesini  sahiplenmek onun bıraktığı yolda devam etmektir. Ebru'nun avukatlara mirasıdır "adaletsizliğe son vermek için direnmek lazım". Ben bizim Selçuk (Kozağaçlı) abinin bir sözünü söylemek istiyorum diyordu ki "Korkmayın! Direnmekten korkmayın en fazla yiyeceğiniz bir coptur-iki coptur " diyeceğim o ki adaletsizliğe karşı direnmek gerekiyor bu adaletsizliği kırmanın tek çözümü direnmektir onu da kıracağız.
M.K:
Ebru candır, daha önceden de tanırım kendisini, iyi bir insan böyle üzdü bizi. Aytaç'ın yaşaması bizi sevindirdi ama tabi ki giden daha acı.


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.