1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Nrw Halk Cephesi: 30 Mart 1972 Bizim Doğum Tarihimizdir!

30 Mart 1972 Tarihten Kızıldere’ye Kızıldere’den Günümüze Devrim Yürüyüşünün Adıdır!

30 Mart 72 Bugünden Yarına Tüm Dünya Halklarının Zafer Yürüyüşünün Adıdır!

Bundan 49 yıl önce, 30 Mart 1972' de Mahir Çayan önderliğinde 10 devrimci ''BİZ BURAYA DÖNMEYE DEĞİL ÖLMEYE GELDİK'' haykırışları arasında toprağa düştü.

Onların, binlerce kişilik ağır silahlarla donatılmış faşist ordu güçleri karşısında ölmek veya teslim olmaktan başka hiçbir şansları yoktu.

Teslimiyet yok olmaktı. Türkiye devriminin yolunun karartılmasıydı. Sömürü ve zulme karşı zafer umutlarının yok olmasıydı.

Onlar, yok olmak için değil, bir derya deniz olan halkların bağrında ebediyete kadar yaşamak için yola çıkmışlardı.

Onlar, Türkiye devriminin yolunun karartılması değil aydınlatılması için yola çıkmışlardı.

Onlar gelecek kuşaklara bir direniş geleneği bırakmak için yola çıkmışlardı.

Onlar sömürü ve zulme boyun eğmek değil zafer kazanmak için yola çıkmışlardı.

Ve onlar tarihten Kızıldere’ye, Kızıldere’den bugüne ve bugünden yarına yürünecek bir geleneğin temsilcisiydiler.

Bu gelenek, Spartaküslere, Thomas Münzerlere dayanıyordu.

Bu gelenek, Kerbelalara, Eba Müslim Horasanilere, Mazdeklere, Babeklere, Karamatilere, Alamut Kalesi Dailerine dayanıyordu.

Bu gelenek, Anadolu' da Baba İshaklara, Şeyh Bedreddinlere, Pir Sultanlara, Kalender Çelebilere dayanıyordu.

Bu gelenek, 71’lerde İsrail ajanı Elrom' a karşı yapılan eylemle ve sayılarca anti emperyalist eylemlerle Kızıldere' ye yürüdü.

Bu gelenek, 71 yılının 1 Haziran'ında Maltepe' de Hüseyin Cevahir' le Mahir Çayan' ın direnişinde, 1972 9 Şubat' ında Arnavutköy' de Ulaş Bardakçı'nın direnişinde Kızıldere’ye yürüdü.

Bu gelenek 50 yıllık reformist revizyonist geleneği alt üst ederek, devrim yolundaki bütün engelleri cesaret, kararlılık ve cüretle temizleyerek Kızıldere’ye yürüdü.

İşte Kızıldere bütün bu tarihsel başkaldırıların zafer müjdecisi olduğu için bizim doğum yerimizdir!

Kızıldere, Kerpiç evdeki 10 yiğit devrimcinin, Amerika' da 70 milyon Kızılderili’yi, Afrika' da, Asya'da, Ortadoğu' da, ve dünyanın dört tarafında sayısız vahşi katliamlar, işkenceler ve soykırımlar suçu işleyen, atom silahları dahil tepeden tırnağa ağır silahlarla donatılmış milyonlarca ordu güçlerine sahip, gökdelenlerde, villalarda, saraylarda, şatolarda yaşayan cümle sömürücü ve zalimlere bir meydan okuyuşudur.

İşte Onlar, bu nedenlerle tereddütsüz ölümü seçtiler.

Kızıldere' de 30 Mart 72' de yakılan meşale öylesine güçlü bir ışık saçmıştır ki, sadece Türkiye devriminin yolunu aydınlatmamış, bugün gelinen noktada tüm dünya halklarının sömürü ve zulümden kurtuluşunun yolunu aydınlatmaya başlamıştır.

Ne sosyalizmin aldığı ağır darbeler, ne de emperyalizmin yeni dünya düzeni adı altında tüm dünya halklarına teslimiyet dayatmaları Kızıldere' nin takipçilerini yolundan döndüremediyse ve her geçen gün zafere bir adım daha yaklaşmalarını sağlıyorsa işte bu meşale sayesindedir.

Bu meşale, bu manifesto, 70-80 sürecinin anti faşist mücadele yıllarında, 12 Eylül faşizmi koşullarında 84 Ölüm Oruçlarında, 90' lı yılların sayısız katliamlarında, işkencelerinde ve kayıplarında, 2000' li yılların ya teslimiyet ya ölüm dayatmaları karşısında 122 kez ölümlerde, 2020' deki Adalet direnişlerinde yılmadan, bıkmadan, usanmadan, büyük bir umut ve coşkuyla yeniden ve yeniden yaşam bulmuştur.

Bu yolun temsilcileri: 1991' de 12 Temmuz' da Niyazi, İbrahim ve 14 devrimci olmuştur. 1992, 16-17 Nisan'ında ''Varsa Cesaretiniz Gelin'' diye haykıran Sabolar, Sinanlar; Fazıllar olmuştur. 1994' te ''Ölüme de Tilililli'' diyen Güner Şarlar, Özlem Kılıçlar olmuştur. 1994' te Dayı'nın önderliğinde yeniden partileşmeyi yaratanlar olmuştur. 1996' da ve 2000'lerde sıra sıra şehitler kervanına katılan Büyük Ölüm Orucu Direnişçileri olmuştur. 2010'larda Elif, Şafak, Bahtiyar olmuştur. 2020’lerde Adalet Direnişçileri Koçak Mustafa, Yedi Notanın Komutanı Helin Bölek, Yıldızlı Yürek İbrahim Gökçek ve Dersim' in Karacası Ebru Timtik olmuştur.

Yani Kızıldere, geçmişten o güne, o günden bugüne akan bir tarihtir.

Kızıldere Bugünden yarına, halkın kurtuluşuna ve iktidarına akmaya devam eden bir tarih olacaktır.

Ne zaman sömürü ve zulüm tüm dünyadan silinirse Kızıldere yürüyüşü de o zaman son bulacaktır.

Bu nedenle KIZILDERE SON DEĞİL SAVAŞ SÜRÜYOR SÜRECEKTİR!

Her kim Kızıldere’yi bu tarihsel misyonundan ayrı ele alırsa, öncesindeki ve sonrasındaki bu tarihinden koparırsa, Her kim onu sadece bir devrimci dayanışma olarak göstermek gibi dar sınırlara hapsederse ve her kim onun zafer müjdecisi, halkların kurtuluş umudu olma misyonunu yok sayarsa, Kızıldere’den hiçbir şey anlamamış demektir.

Bizler, On'ların takipçilerinden olmaya ve zafere kadar On'ların aydınlattığı yolda yürümeye and içenlerden olmaya devam edeceğiz!

Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor!

Ya Zafere Kadar Savaş Ya Kölece Esaret!

Kahrolsun Faşizm Ve Emperyalizm Yaşasın Kızıldere Yolunda Sosyalizmin Ve Devrimin Zaferi!

Mahir Çayan Ve Kızıl Dere Şehitleri Yaşıyor Savaşıyor!

30. 03. 2021

Nrw Halk Cephesi

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.