1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Okmeydanı Halk Meclisi

OKMEYDANI'NDA BİR GRUP HAYVANSEVER HALK MECLİSİ ÖNCÜLÜĞÜNDE SOKAK HAYVANLARI İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATTI


''PARÇALI SORUNLARI COZMEK İCİN, BUTUNLUKLU PERSPEKTİFE 

İHTİYAC VARDİR!''

 

Dünyamız artık sürdürülemezlik aşamasına gelip dayanmış bulunmakta. Kapitalist sermaye sistemi ve onun baronları gezegeni öyle bir hale getirdiler ki, kritik eşik çoktan aşıldı. Deyim yerindeyse alarm zilleri çalıyor. Çöküşe doğru freni boşalmış kamyon misali hızla ilerleniyor adeta. Ozonu, nehirleri, denizleri, gölleri, ormanları kendi bitmek tükenmek bilmeyen kâr hırsları neticesinde kuruttular. Ekolojik dengenin üzerine her geçen gün bir hançer vuruyorlar. Bir de bu yaptıklarına rezilce kılıf olarak "Küresel İklim Zirveleri" ve bunun gibi platformlar adları altında kendi kazdıkları enkazı perdeleyerek, kurtarıcı rolüne, sorunlara çözüm arıyormuş kisvesine bürünüyorlar. Canlı türleri ve biyolojik çeşitlilik günden güne azalıyor. Koruma altında olan ve nesli tükenme tehdidiyle yüzyüze bulunan canlı türleri av izinleri verilerek resmi olarak katlediliyor. Sokakta katledilen, şiddete uğrayan, türlü vahşetlere maruz bırakılan canlılar her gün basın-yayın araçları vesilesiyle gözlerimizin içine sokuluyor. Ve bu katliamları uygulayanlar için cezasızlık politikası pervasızca işliyor, caniler ya hiçbir yaptırıma uğramadan serbest bırakılıp ellerini kollarını sallaya sallaya aramızda dolaşmaya devam ediyor, yeni cinayetler için adeta cesaretlendiriliyor yada çok cüzi miktarda bir meblağ ödeyip salıveriliyor. 

İnsan haklarının yerlerde süründüğü, adaletsizliğin, hukuksuzluğun, kuralsızlığın ve cezasızlığın kol gezdiği bir ülkede elbette ki doğaya ve canlılara uygulanan envaı çeşit işkence de karşılıksız, müeyyidesiz bırakılıyor. İnsan haklarının olmadığı bir ülkede diğer canlıların hakları da yok hükmüne tabi kılınıyor. Bunun tersini de söyleyebiliriz. Canlıların haklarının olmadığı bir ülkede insan hakları da uygulanmıyor. Adalet işte bu yüzden bir bütündür ve birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Birinin yokluğu ötekinin de yokluğunu getiriyor, var ediyor. 

Ülkemiz ve dünya genelinde salgın süreci boyunca devam eden ve etmekte olan uygulamalar nasıl adaletsiz bir sistemde yaşadığımızı tekrar gözler önüne serdi. İnsanların her gün ölmesi normalleştirildi, kanıksatıldı. Basite indirgendi.
Sıradanlaştırıldı. Bu süreçte onlarca insan geçim sıkıntısı nedeniyle intihar etti, müzisyenler ve muhtelif branşlarda emek veren onlarca, yüzlerce kişi işsiz kaldı, bir çok iş yeri ve esnaf kepenk kapattı. Devlet bu süreçte mağdur kesimlere en ufak bir bütçe ayırmadı, destek sunmadı. Tam tersine IBAN numaraları verilerek zaten elinde avucunda metelik kalmamış, sıfırı tüketmiş bu halktan utanmazca ve yüzsüzce devlete destek istendi. Peki devlet bu zamana kadar kendisine ödenen vergileri nereye harcadı? Hayatı boyunca bu devlete vergi ödeyen insanlara bu zamanlarda destek sunulmuyorsa, ne zaman sunulacak? Bu lanetli politika derinleşerek devam etmektedir. Halkına maske dağıtamayan, sorunlar yumağı içinde bırakan bir devlet, diğer hangi sorunlarda çözüm gücü oluşturabilir ki? İşte kapitalizmin insana ve halka reva gördüğü, verdiği değer budur. Bu sistem ölüm demektir, çözümsüzlük demektir, soygun demektir, gözyaşı demektir, intiharlar demektir, işsizlik ve açlık demektir, doğa talanı demektir. Bu sistem betonlaşma, grileşme demektir. Yürekleri taşlaşmış bir avuç hayduttun saltanat sürdüğü bir zulüm cehennemidir.
 

SORUNLARDA VE ÇÖZÜMLERDE KAPSAYİCİ OLMALİ, ORTAK MÜCADELEDE BULUŞTURMALİYİZ!

 

Bugün bir diğer önemli konu da sokakta yaşayan canlıların çektiği açlık ve zorluklar meselesidir. Türlü güçlüklerle boğuşan sokak hayvanları için belediyelerin ve devletin görevi olan besleme işlemleri, bir avuç gönüllü insanın insafına terkedilmiştir. Hayvan barınakları, bakımevlerinde de durum içler acısıdır. Devlet "nasıl olsa bunlarla ilgilenenler var, biz ilgilenme sekte olur" mantığıyla kendi sorumluluklarını diğer tüm alanlarda olduğu gibi üstünden savsaklayarak duyarlı insanların üzerine yıkmıştır. 

Bütçesini zorlayarak fedakârlık yapmaya çabalayan bu insanlar da devlet eliyle yalnızlığa terkedilmiştir. 

Ve hiçbir destek sunulmamaktadır. 

Devletin asli görevi olan bütçe ayırma da "sükutu hayal"e uğratılmıştır. 

Okmeydanı Halk Meclisi öncülüğünde 22 Mart pazartesi günü bir grup hayvan sever buluştu. Komün işletilerek alınan köpek ve kedi mamaları sokak canlılarına muntazam bir şekilde ulaştırıldı. 

 

İnsana ve doğaya yıkımdan başka bir şey getirmeyen bu sistemin yarattığı sorunların altından ancak köklü bir perspektiften bakarsak, Halk Meclislerinde bütünleşir ve sorunlarımızı ortaklaştırırsak, ortak çözümler ararsak kalkabiliriz. 

HALK MECLİSLERİ'NDE BİRLEŞELİM, MÜCADELE EDELİM, KAZANALIM!

OKMEYDANI HALK MECLİSİ

 







[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.