1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Direnişinin 515. Gününde Turan Aktaş İle Röportaj

Turan Aktaş 515 gündür Şişli Belediye’sinin önünde işine geri dönebilmek için direniyor. Onun işten atılma sebebi, tahmin edeceğiniz üzere hakkını yedirmemesi. 2018’nin Nisan ayında yürürlüğe giren KHK ile birlikte belediyelerde taşeron şirketler artık çalışamayacak, taşeron işçiler kadroya geçirilerek işlerine devam edeceklerdi. Turan Aktaş da bu işçilerden birisiydi. Taşeron’ dan sözde ‘kadro’ ya geçti. Fakat bir sorun vardı: Kadrolu işçi ile taşerondan ‘kadro’ ya geçen işçi arasında ücret farkı vardı. Turan Aktaş buna itiraz etti. ‘Bizi kandırıyorsunuz, madem taşeronu kaldırdınız o zaman neden kadrolu işçiyle aynı işi yapmama rağmen aynı maaşı alamıyorum?’ diyerek dava açtı. Bu yüzden de işinden edildi.

Şişli Belediyesi'nde temizlik işçisiyken, işten atılmasıyla beraber bir direnişçiye dönüşen Turan Aktaş ile yaptığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

Öncelikle merhaba, direnişinizin 515. günündesiniz.

Artık neredeyse herkes ne için direndiğinizi biliyor.

Şimdi size şu soruyu sormak istiyoruz:

-İŞTEN ATILMADAN ÖNCE ÇALIŞTIĞINIZ SÜREDE YAŞADIĞINIZ SORUNLAR NELERDİ?

Her işveren ve patronda olduğu gibi devlette veya özelde de olsa patron gibi davranıyorlar. Ve bundan kaynaklı işçiye baskı ve sindirmeyle iş yaptırmaya çalışıyorlar.

Sorunları şöyle sıralayayım:

-İşten atma tehditleri.

-İş bölgesinin değiştirilmesi.

-İşin değiştirilmesi (süpürgeciyken kamyon arkasına veriyor).

-Gündüzdekilerin (vardiya) geceye, gecedekilerin gündüze verilmesi.

-Sendika işverenle birlikte hareket ediyor.

Çalıştığım süreçte Muammer Keskin geldiği zaman (2019) belediyedeki taşeron değişti, kullandığımız araçlar değişti. Taşeron ilk etapta eski araçlarla geldi oraya, kamyonlarla geldi. Frenleri tutmaz, Allah’a emanet giderdik.

Norm denen şirket eski araçlarla temizlik işlerine gelmiş oldu, hangi şoför ve işçi bu araçları eleştirmişse, işçi düşmanı Savaş Doğan şoförleri ve işçileri tehdit ediyordu. ‘Arabaları kötüleyen şoför ve işçi olursa hemen iş haddini kapatın, gönderin’ diyerek tehdit ediyordu. Çünkü Norm denen şirketten para alıyordu. Bir başka işçi düşmanı Mahmut Mermer ve Müdür Efkan Yaşayan parayı bölüşüyorlardı. Çünkü o araçlarla ihaleye girmesi kesinlikle yasak olan şirkete göz yumuldu. Araçlarda yaş haddi olması gerekiyordu, buna göz yummak için Norm denen şirketten para alıyorlardı. Bu yüzden işçinin laf söylemesine, canını düşünmesine izin vermiyorlardı. Arabaya laf söylediği için iş haddi kapatılan İbrahim demirci örneği var. Bu arkadaşımız bizim çabalarımızla işe geri döndü. Bu yüzden Savaş Doğan'ın talimatıyla çalıştığım bölge olan İzzetpaşa’dan bölgesinden Gülbağ bölgesine sürdürdü. Benim gibi birçok arkadaşa bu şekilde baskılar yapıp bölgelerini değiştirerek baskılar yapıyorlardı. Ya da gece gündüz değişiklikleri yaparak baskı yapıyorlardı.

Şişli Belediyesi’nde Genel-İş'in 3 No’lu şubesi ne yazık ki Muammer Keskin geldikten sonra işçinin şubesi olacağı yere işverenin şubesi gibi hareket etmeye başladı. İşçinin sorunlarıyla ilgilenmek yerine işverenle birlikte işçiyle oynamaya başladılar. İşveren işçiyi tehdit etmiş, işçiyi işinden etmiş sorun değildi onlar için. Bu durumu Genel-İş başkanı Remzi Çalışkan’a belirttik. 'Ben ararım, ben söylerim, konuşurum' diye geçiştirdi. Burada işçi sahipsiz kalmış bir pozisyonda. Genel-İş’in başkanı da işveren tarafındaydı. Hatta öyle ki, işverenin istemediği işçi temsilcilerini görevden alabiliyordu. Remzi Çalışkan da buna çanak tutuyor. Çünkü Şişli'de işçi ezilmiş, mobbing uygulanmış umurunda değil. Onun için önemli olan işçinin aidatları ve bu aidatları hangi otellerde yiyeceğidir.

-KAZANDIĞINIZDA BELEDİYE İŞÇİLERİ AÇISINDAN NASIL BİR KAZANIM ELDE EDİLMİŞ OLACAK?

Ben Turan Aktaş olarak açmış bulunduğum KHK davasından, aynı durumdan muzdarip 740.000 belediye işçisi geriye dönük maddi ve manevi olarak hak kazanmıştır. 740.000 işçiye emsal olmuş durumdayım. Normalde bu davayı sözde ‘AKP'nin KHK’larına karşı’ görünen CHP'nin açması gerekirken yine sözde ‘Devrimci’ İşçi Sendikaları Konfederasyonu ve Genel-İş'in açması gerekirken, açmadılar buna karşın, benim açtığım davaya da sahip çıkmadılar. CHP'nin sol, demokrat, halkçı görünümünde olan bu partinin belediye başkanı Muammer Keskin açmış olduğum bu davadan dolayı beni işimden çıkarttı. Ona rağmen ben pes etmedim, mahkemelerimi açtım, KHK'ya karşı açmış olduğum davayı da işe geri dönüş davamı da kazandım. Ve CHP de mahkeme kararlarıma uymayarak kazanmış olduğum davadan dolayı elde ettiğim haklarımı vermemek için direniyor.

Nihai zaferi kazandıktan sonra, Türkiye'de 740.000 belediye işçisi, beni emsal gösterip kazanmış olduğum bu davadan haklarını alabilecekler.

CHP'nin davayı temyize götürmesi şu an bunun için engel. Direnişimiz bu kararı işçi lehine çevirecek ve 740.000 belediye işçisi için dayanak oluşturacak. Ben kararlıyım, işimi aşımı alacağım, dava kararı da beni ilgilendirmiyor, meşruyum, haklıyım, işçi düşmanlarından işimi geri alacağım.

-BELEDİYE ÖNÜNDE, CHP İL BAŞKANLIĞI ÖNÜNDE VE MUAMMER KESKİN'İN ŞİRKETİNİN ÖNÜNDE AÇIKLAMALAR YAPILDI. GÖZALTINA ALINDIĞINIZ ZAMANLAR OLDU. SOSYAL DEMOKRAT, İŞÇİNİN YANINDA GEÇİNEN BİR PARTİNİN BELEDİYENİN KAPISININ ÖNÜNDE 515 GÜN DİRENMEK NASIL BİR DUYGU?

515 gün direnmek nasıl bir duygu dersek:

Burada direnmek dirençli olmak güzel bir duygu. Önemli olan bunun neresinden baktığımız. İşim aşım ve emeğim için direniyorum. Ve direnen başka işçiler var, bu örneklerden yola çıkarak direndim ve devam ediyorum. Bu örneklerden bahsedecek olursam, birisi Türkan Albayrak, birisi Bakırköy direnişçisi Nursel Tanrıverdi, Düzce Direnişçisi Alev Şahin, Yüksel direnişçileri Nuriye Gülmen, Nazan Bozkurt, Mehmet Dersulu, Merve Demirel’dir.

Bu şunu gösteriyor ki:

İşten atmaların CHP’si AKP’si hiçbir şeyi fark etmiyor. Benim gözümde Türkiye'deki bu sistemde hepsi birer emek düşmanı, işçi düşmanı bir düzen ve sistemde hareket ediyorlar. CHP sözde ‘var olan iktidara karşı’ gelen bir parti. Ne yazık ki ben de bu partinin bir üyesiydim. Ankara'dan İstanbul'a bu partinin başındaki insana güvenerek, hak hukuk adalet diyerek yürüdüm. Bu hak hukuk adalet'ler sadece ve sadece kendileri için olduğu ortaya çıktı. Halka yansıyan hak hukuk adalet yok. Ha AKP, ha CHP ikisi de birer halk düşmanı, ikisi de işçi emekçi düşmanı, değişen bir şey yok. Ama ne olursa olsun, ne bedel ödemem gerekiyorsa ödeyeyim, işimi aşımı onurumu alana kadar Şişli Belediyesi’nin önünde direneceğim, Direne direne direnişten zafere diyerek işime geri döneceğim.

-UZUN SOLUKLU BİR DİRENİŞ SÜRDÜRÜYORSUNUZ, HASTALIKLARINIZ DA VAR. BU DURUM SİZİ NASIL ETKİLİYOR?

Hastalıklarım:

Akciğerlerde Baloncuk

Diz kapaklarında sıvı kaybı

Şeker hastalığı

Hipertansiyon

Buna rağmen Şişli Belediyesi’nin önünde 515 gündür, yaz demeden, kış demeden, yağmur çamur kar demeden direnmeye devam ediyoruz. Şişli Belediyesi tarihinde böyle uzun soluklu bir direniş olmadı. Bu bir ilk ve de örnek olur inşallah diyorum.

Ayrıca şuna da değinmek istiyorum: direniş sürecinde yukarıda belirttiğim Akciğerlerde Baloncuk hastalığı ortaya çıktı. Daha önce de belirttiğim gibi 'buradan tabutum kalksa da ben kazanmadan kalkmayacağım, cenazem direniş alanından kalkar.'

-515 GÜN BOYUNCA DİRENEN BİR İŞÇİSİNİZ. BU TÜRKİYE’DEKİ İŞÇİ SINIFININ NE KADAR DİRENGEN VE HEDEFİNE ODAKLANMIŞ, HAKKINI ALMAK İÇİN BEDELLER ÖDEMEYE HAZIR OLDUĞUNU GÖSTERİYOR. BU KADAR UZUN SÜREDİR DİRENMENİZİ SAĞLAYAN ŞEY NEDİR?

Hakkımın yenilmiş olması, direnme süreci içerisinde işçi meclisi ve Direnişler Meclisi ile birlikte direnmeye karar verişim, halkımızın bana sahip çıkması ve de birçok yerdeki direnişçi arkadaşlarımın bana örnek olması, hapishanelerdeki devrimci tutsakların hiçbirinin yüzünü görmemiş olmama rağmen bana içeriden destek mektupları yazıp, kaşkol örüp göndermeleri, benim bu direnişimin daha da artmasına, daha da güçlenmesini sağlıyor.

-SON OLARAK DİRENİŞİNİ SÜRDÜREN İŞÇİLERE VE HALKIMIZA NE DEMEK İSTERSİNİZ?

Son olarak halkımıza ve işçi arkadaşlarıma şunu söylemek isterim ki. Ülkemizdeki bu düzene ne olursa olsun boyun eğmemek ve direnmek gerekir. Sadece iş anlamında değil, Bugün Rize'deki ağaç katliamı için, kadın katliamları için, ülkemizdeki çocuk tecavüzü ve cinayetleri için de direnmek gerekiyor. halkımıza ve işçilere, Kesinlikle yılmamalıyız, çünkü bu düzene boyun eğdiğimiz sürece biz işçileri ve halkımızı bu düzen sömürmeye devam edecek. Bunların bizi sömürmemesi için de bizim silahımız direnmek ve direnmektir.

Direnmekten başka yolumuz yoktur diyorum. Teşekkür ediyorum.

-Biz De Size Teşekkür Ediyoruz, Zaferi Hep Birlikte Kazanacağız Diyoruz.

Halk Okulu

 

 

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.