1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

NRW Halk Cephesi: Kolombiya ve Filistin Halkı Kazanacak

Emperyalizm ve işbirlikçileri gün geçmiyor ki, halklara karşı yeni bir katliam yapmasınlar.Emperyalizm, dünya halklarını tam olarak teslim almak istiyor. Ancak öylesine teşhir olmuş, öylesine dünya halklarının tepkisini çekmiş durumdalar ki, ikna güçlerini hemen hemen yitirmiş durumdalar. Bunun için kanla-katliamla, işkence ve zulümle halkları teslim almaktan başka yolları kalmamış durumda. Son süreçte peş peşe gelen hunhar katliam saldırıları, işkenceler, terör uygulamaları bunun sonucudur.


Kolombiya ve Filistin' de yaşanan son katliamlar da bunun son halkalarıdır. Kolombiya' da faşist işbirlikçi devletin 28 Nisan' da başlattığı katliamlarda, Filistin' de ise Siyonizm’in 9 Mayıs' da başlattığı saldırılarda yüzden fazla insan katledildi. Yaralananlar ise binlerle ifade ediliyor.

Neydi Kolombiya ve Filistin halklarının suçu?

Kolombiya’da emperyalizmin ve işbirlikçilerinin ağır sömürüsüne ve baskısına boyun eğmemek, vergi reformu adı altında getirilen son soygun politikalarına karşı direnmek!

Filistin' de ise, siyonist İsrail' in Filistin topraklarını işgal etmesine karşı direnmek, ibadet haklarının bile yasaklanmasına, kutsal mekanlarının basılmasına, tahrip edilmesine ve içindekilerin katledilmesine karşı çıkmak!

Yani emperyalizm ve işbirlikçileri halklara diyor ki: Biz sizin topraklarınızı işgal edecek, bütün yeraltı ve yerüstü kaynaklarınıza el koyacağız ama siz susacak ve buna kölece boyun eğeceksiniz. Biz, işbirlikçilerimiz aracılığı ile sizi iliklerinize kadar sömürecek, açlıktan ölme noktasına getireceğiz ama siz susacak ve kölece boyun eğeceksiniz!

İşte bu noktada halkların direnişi başlıyor ve emperyalizm ve yerli işbirlikçileri bu direnişleri kanla, katliamla sindirmeye çalışıyor.

Kolombia'da 28 Nisan'dan, Filistin'de ise 9 Mayıs'dan bu yana hala devam eden katliamların nedeni işte budur.

Bu tablonun burada önemle değerlendirmemiz gereken başka bir yönü daha var: Bu da her iki ülkede de adına devrimci, ulusalcı ve hatta Marksist-Leninist diyen örgütlerin, emperyalizm ve işbirlikçilerine teslim olması veya uzlaşmaya çalışmasıdır. Dünya, devrim adına, ulusalcılık adına bu kadar dramatik ve akılsız bir süreç yaşamamıştır. Yüz yıllarca yaşanan deneylere karşın emperyalizm ve kapitalizm gerçeği adeta unutulmuştur. Akıllara ziyan teoriler eşliğinde koca koca örgütler ya teslim olmuşlar ya da emperyalizmle iş birliğine girmişlerdir. Kolombiya' da FARC' ın, Filistin' de HAMAS' ın durumu bu açıdan ibret vericidir.

Kolombiya' da FARC, işbirlikçi faşist iktidarla barış adı altında uzlaştı da ne oldu? FARC' ın teslimiyet çizgisine savrulmuş kadrolarından en az 70'i katledildi. Halka yönelik son katliamda bu teslimiyetin ya da daha doğru bir deyişle bu ihanetin de payı büyüktür. FARC teslim olmasa, mücadeleye devam etseydi faşist devlet asla böyle bir katliama yeltenemezdi. Yeltenirse de bedelini ağır öder hatta devrim gerçeği ile karşı karşıya kalabilirdi.

 

Filistin' de ise HAMAS' ın kendine yıllarca kol kanat geren Suriye' yi emperyalizmle işbirliği içinde nasıl arkadan hançerlediğini biliyoruz. Türkiye' deki karşı devrimci, işbirlikçi, şeriatçı, faşist ÖSO gibi örgütleri eğiten ve Suriye'nin üzerine salanlar, her türlü olanağı ayakları altına serenlerin başında gelir HAMAS. O da Suriye halkına karşı emperyalizmle kol kola girerek ihanet etmiştir.

 

Peki ne oldu?

Bu ihanetlerinin karşılığında ne aldılar ne kazandılar? Emperyalizmin uşaklığı ve halklara karşı hainlik dışında hiçbir şey alamadılar, hiç bir şey kazanamadılar.

Bu nedenle Kolombiya halkının ve Filistin halkının dökülen kanının sorumlularından birileri de bu ihanet cephesidir.

Umarız ve isteriz ki, hala onların yolundan gitmeye ve emperyalizmle iş birliğinde, kendi halkları da dahil dünya halklarına ihanet etmekte ısrar edenlere bunlar birer ders olur ve bu yoldan dönmeye çalışırlar.

Emperyalizmle iş birliğinin halklara ve hatta iş birliği yapanlara kandan, katliamdan başka getireceği bir şey yoktur!

Tek yol, tek çare emperyalizme ve faşizme karşı direnmek ve devrime yürümektir.

Bu yoldan dönenler, hangi biçimde olursa olsun halklara ihanet ediyorlar demektir.

Bugün AKP bile Siyonizm karşıtı görünüp, kefenli protestolar yapabiliyorsa bunda da bunların bulandırdığı ortamdan yararlanma çabası vardır. Siyonizm’le her türlü iş birliğini yapan, Ortadoğu halklarına yönelik bütün saldırılarda birlikte hareket eden faşist AKP iktidarının sahtekarca tutumları halkta bir karşılık buluyorsa bunların yüzündendir.

Filistin halkının ve Kolombiya halkının tek dostu devrimcilerdir. Bu, Deniz Gezmiş'ler Filistin' de savaşırken, Mahir Çayan'lar Siyonist ajanları cezalandırırken de böyleydi. Helin Bölek Filistin halkına karşı sürdürülen katliam saldırılarında canlı kalkan olarak görev alırken de böyleydi. Bugün devrimcilerin Kolombiya ve Filistin halkı ile yürekleri birlikte atarken de böyledir.

 

Çünkü devrimciler, tüm dünyada emperyalizme ve faşizme karşı direnmeden ve mücadele etmeden dünya halklarının kandan, katliamdan ve işkenceden kurtulamayacağının tam olarak bilincindedir. Dünyada tek kalma pahasına direnmeleri bunun sonucudur. Devrimcilerin her geri adımının, her uzlaşma eğilimlerinin halklar için daha çok kan, daha çok katliam, daha çok işkence ve zulüm olduğunu bilmektedirler.

 

Bu nedenle tüm halkımızı ve kendisine devrimciyim diyen herkesi emperyalizme ve faşizme karşı direnmekten ve devrime yürümekten bir an bile vazgeçmemelidir diyoruz!

 

Kahrolsun Faşizm, Siyonizm ve Emperyalizm!

Yaşasın Filistin ve Kolombiya Halklarının Direnişi!

Zafere Kadar Direniş, Zafere Kadar Devrim!

Halkız Haklıyız Kazanacağız!

 

NRW Halk Cephesi

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.