1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Bürosü 11 Türkiyeli Devrimcinin Mahkemesi Hakkındaki Açıklaması


HUKUKSUZLUĞUN, ADALETSİZLİĞİN TANIĞIYIZ!

MESLEKTAŞLARIMIZ, HUKUKÇULAR, AVUKATLAR ve YUNAN HALKI!

19 TEMMUZ 2021 TARİHİNİ UNUTMAYIN!

BU TARİH HUKUK TARİHİNDE KARA BİR LEKE

“DEMOKRASİNİN BEŞİĞİ” ATİNA İÇİN KARA BİR GÜNDÜR!

BU TARİH ATİNA AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN TÜRKİYELİ POLİTİK TUTSAKLARI SİYASİ TALİMATLARLA, HUKUKSUZ, ADALETSİZ BİR ŞEKİLDE YARGILAYIP EN AĞIR CEZALARI VERDİĞİ TARİHTİR!

BU TARİH YUNAN YARGISININ NASIL BİR KUKLAYA DÖNÜŞTÜĞÜNÜN GÜN GİBİ ORTAYA ÇIKTIĞI TARİHTİR!

 

ATİNA AĞIR CEZA MAHKEMESİ TÜRKİYELİ 11 DEVRİMCİ TUTSAK HAKKINDA,

SİYASİ TALİMATLARLA YÜRÜYEN BİR YARGILAMA OYUNUNUN SONUNDA,

BÜTÜN HUKUK KURALLARINI ÇİĞNEYEREK EN AĞIR CEZALARI VERDİ.

BU KARARDA HUKUK YOKTUR, ADALET YOKTUR.

BU KARAR MAHKEMENİN DEĞİL ABD EMPERYALİZMİNİN, AKP FAŞİZMİNİN KARARIDIR.

BU HUKUKSUZLUĞA, BU ADALETSİZLİĞE SESSİZ KALMAYACAK, BU ZORBALIĞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ!

 

11 Türkiyeli devrimcinin yaklaşık bir buçuk yıldır tutuklu yargılandığı, duruşmalarına 2 Temmuz 2021’de başlanan davanın bugün (19 Temmuz 2021’de) görülen 9. duruşmasında karar verildi.

Atina Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında hiçbir ayrım gözetmeden Türkiyeli 11 devrimciye, örgüt üyeliği, silah bulundurma ve resmi belgede sahtecilik gibi suçlardan 33 yıl ağır hapis cezası verdi.  Sinan Oktay Özen hakkında örgüt yöneticiliği suçundan ise 5 yıl ek ceza verdi. (Yunanistan ceza yasalarına göre üst sınır 20 yıl olduğu için tüm sanıklara sonuç olarak 20 yıl hapis cezası verildi)

Verilen bu karar hukuka aykırı bir karardır. Bu kararda hukuk yoktur, adalet yoktur.

Atina Ağır Ceza Mahkemesi, Türkiye faşizminin tetikçi mahkemeleri ile yarışırcasına, büyük bir pervasızlıkla devrimcilere ağır cezalar vermiştir.

Mahkeme, Türkiyeli devrimciler hakkındaki kararını anti-terör polislerinin senaryolarına dayandırmış, hiçbir delil, hiçbir kanıt olmadığı halde, “biz böyle düşünüyoruz” diyerek siyasi bir kararla Türkiyeli 11 devrimciye bugüne kadar Yunanistan’daki en ağır cezaları vermiştir.

 

Bu Yargılama Adil Bir Yargılama Değil Siyasi Bir Yargılamadır

·         Bu yargılama hukuka uygun, adil bir yargılama değildir. Bu yargılama ABD ve AB emperyalizminin dayatmalarıyla, emperyalizmin „terör“ tanımlarıyla, anti terör yasaları uygulanarak tamamen siyasi amaçlarla yürütülen, Türkiyeli devrimcileri sindirmeye yönelik bir yargılamadır.

·         Bu yargılama Türkiyeli devrimcilerin Yunanistan’daki yasal demokratik mücadelelerini, politik faaliyetlerini terörize etmeye, engellemeye yönelik bir yargılamadır.

·         Bu yargılama sadece Türkiyeli devrimcileri değil tüm Yunan halkını, Yunan halkının bugüne kadarki demokratik kazanımlarını da hedef alan bir saldırıdır.

Bugün verilen bu karar göstermiştir ki;

·         Bu karar, mahkeme tarafından bugün verilmiş bir karar değildir. Bu karar, önceden verilmiş, 2 haftadır yargılama görüntüsü arkasında oynan bir tiyatronun sonunda bugün açıklanan bir karardır.

·         Bu karar kesinlikle hukuka-yasalara uygun, mahkemenin kendi iradesiyle verdiği bir karar değildir. Bu karar açıkça siyasi talimatlarla verilmiş bir karardır.

·         Bu kararda ABD emperyalizminin dayatmaları, Türkiye faşizminin, AKP hükümetinin baskıları etkili olmuştur.

·         Bu kararla hukuk katledilmiş, yargıçlar siyasi iktidar tarafından tetikçi olarak kullanılmıştır.

AB ve ABD EMPERYALİZMİNİN KUKLASI YUNANİSTAN HÜKÜMETİNE BAĞLI HAKİMLER EMPERYALİZMİN VE TÜRKİYE FAŞİZMİNİN TETİKÇİLİĞİNİ YAPMIŞTIR

ÖVÜNDÜKLERİ DEMOKRASİYE VE YUNAN HALKININ ADALET İNANCINA  İHANET ETMİŞLERDİR.

2 Temmuz günü başlayan sonucu belli bu kurgu yargılamada şunu gördük;

-          Mahkeme heyeti yargılanan Türkiyeli devrimcilere yönelik düşmanca bir tutum aldı.

 

-          Sanıkların başta savunma hakkı olmak üzere yargılamaya ilişkin tüm hakları ihlal edilerek adil olmayan hatta düşmanca bir yargılama pratiği ortaya konuldu.

 

-          Yargılamayı yürüten mahkeme heyeti, yargılamanın başından beri bağımsız-tarafsız bir mahkeme görüntüsünden uzak bir tavır sergiledi. Mahkeme heyeti yargılama boyunca tutsaklara, tanıklara ve hatta avukatlara karşı, taraflı ve önyargılı hatta düşmanca bir tavır almaya devam etti.

 

-          Heyet başkanı sanıkların, tanıkların ve avukatların hiçbir sözünü dinlemedi. Savunma tanıklarının serbestçe konuşmalarına müsaade etmedi, sürekli sözlerini kesti, konuşmalarını engelledi. Sanıkların ve avukatlarının tüm taleplerini reddetti.

 

-          8 Temmuz günü, maskeli ve özel üniformaları olan polisler mahkeme salonunda, mehkemenin bilgisi ve onayıyla sanıklara saldırıp işkence yaptı.

 

-          9 Temmuz‘da görülen duruşmada sanıklar bir gün önce yaşanan polis saldırısını ve işkenceleri anlatarak, savunma haklarının ve adil yargılanma haklarının ortadan kaldırıldığını, buna izin vermeyeceklerini, mahkemenin bu keyfi ve düşmanca tutumuna boyun eğmeyeceklerini söyleyerek salonu terk ettiler.

 

-          13-16 temmuz tarihleri arasında devam eden duruşmalarda da mahkemenin sanıkların ve avukatlarının savunmalarına ilgisizliklerini gördük. Mahkeme heyeti sanıkların ve avukatlarının savunmalarını dinlemedi, taleplerini görmezden geldi veya reddetti.

 

-          15 Temmuz günü görülen duruşmada mütalaasını açıklayan savcı; hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm sanıkların terör örgütüne üye olma, silah temin etme, taşıma ve bulundurma, resmi belgede sahtecilik ve polise direnme suçlarından cezalandırılmalarını istedi. Savcı bu mütalaasında 2. Paylaşım savaşından bugüne tüm dünyada zafer işareti olarak kullanılan işaretin de DHKP-C örgütünü simgelediğini söyleyerek örgüt üyeliği suçlamasına dayanak yaptı. Yine sanıkların çoğunun aynı evde kalmalarını, birlikte yaşamalarını da örgüt üyeliğine delil yaptı.

 

 

-          Nihayet bugün (19 Temmuz’da) görülen karar duruşmasında, mahkeme, savcının tüm taleplerini eksiksiz yerine getirerek, sanıkların ve avukatların savunmalarını yok sayarak, avukatların tüm taleplerini reddederek, hiçbir hafifletici sebebi dikkate almadan ve sanıklar arasında hiçbir ayrım yapmadan, hiçbir suçlamayı şahsileştirmeden tüm devrimcilere aynı cezayı verdi.

-           

Bu Karar ABD Emperyalizminin ve AKP Faşizminin Kararıdır

 

Şunu çok iyi biliyoruz ki; bu karar Miçotakis hükümetinin AB ve ABD emperyalizmine yaranmak için AKP faşizmiyle işbirliğinin sonucu verilmiş politik bir karardır.

 

Mahkeme heyeti, bugün açıkladığı ama önceden hazırlandığı gün gibi açık olan bu kararla, Türkiyeli devrimcilere açıkça şu mesajı vermek istemiştir; burada, bizim ülkemizde, devletimizin başka devletlerle ilişkilerine zarar verecek politik faaliyetler yürütürseniz, bu faaliyetler yasal-demokratik faaliyetler olsa bile sizi en ağır şekilde cezalandırırız.

 

Biz bu siyasi yargılama pratiğini Türkiye’den çok iyi biliyoruz. Mahkeme heyetinin düşmanca tutumlarını AKP faşizminin Akın Gürlek gibi kukla hakimlerinden çok iyi biliyoruz.  Bunun gibi siyasi kararları; hukuksuz yargılamalarla, delilsiz-kanıtsız verilen ağır cezaları Türkiye’de çok gördük. Bugün şunu da çok açık şekilde görüyoruz ki, „demokrasinin doğduğu yer“ olarak bilinen Atina’da da demokrasiden eser kalmamıştır. Miçotakis hükümeti Türkiye faşizmiyle, AKP iktidarıyla ilişkilerini Türkiyeli devrimcileri en ağır şekilde cezalandırarak geliştirmek istemektedir. Bunun için kendi hukukunu, kendi yasalarını da açıkça çiğneyerek Türkiyeli devrimcileri, politik mültecileri adeta mahkemenin önüne yem olarak atmaktadır. Bu karar bu politikanın bir sonucudur.

 

Bizler, halkın avukatları olarak, Türkiye faşizminin mahkemelerinden edindiğimiz tecrübelerle bir kez daha diyoruz ki, bu hukuksuzluğu, bu adaletsizliği ancak birlikte mücadele ederek durdurabiliriz.

Dava şimdilik bitti ama mücadelemiz henüz bitmedi, bitmeyecek. Atina Temyiz Mahkemesi bu hukuksuzluğa, bu adaletsizliğe son verene kadar mücadeleye devam edeceğiz!

 

Tüm meslektaşlarımızı, tüm hukukçuları ve Yunan halkını da Türkiyeli devrimcilerle dayanışmaya, bu hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz.

 

HALKIN HUKUK BÜROSU ENTERNASYONAL BÜRO 


PEOPLE’S LAW OFFICE / INTERNATIONAL OFFICE

Address: Agiou Meletiou 8, 11361, Athens

iplo.hhbe@gmail.com - facebook.com/peopleslawofficeinternational

https://www.peopleslaw-international.com/


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.