1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Tavır Yayınlarından Avrupa'da Haklarımızı Biliyoruz ve Alacağız

Kitap Adı: Avrupa'da Haklarımızı Biliyoruz ve Alacağız

Derleyen: Sena Erkoç 
Yayınevi: Tavır Yayınları 
Basım Tarihi: Ağustos-2021


Kitabını İndirmek İçin Tıklayınız

Halkın Sesi Kütüphanesi İçin Tıklayınız





Avrupa’da Haklarımızı Biliyoruz ve Alacağız

Bilgi Güçtür Hak Aramak da Bir Haktır

Bu Bilgiyle Yaşayacak ve Kazanacağız!

 

Önsöz;

 

Hak mücadelesi insanlığın ortaya çıkışından bugüne kadar zalime ve zalimin zulmüne karşı hep

sürmüştür. Sınıflı toplumlarda egemen sınıf diğer sınıf üzerinde otoritesini kurmak ve kendi

düzenini sürdürebilmek için her zaman zulme başvurmuştur.

Baskının olduğu yerde ise dünya halkları da direnme hakkına başvurmuştur. Adaletsizliğin olduğu

yerde direniş vardır.

Dünya halklarının kan revan içinde kazandığı hakları hiçbir hakim sınıf kendi isteğiyle vermedi.

Dünden bugüne kazanılan haklar direnişler ve ödenen bedellerle kazanıldı.

Ve halklar gasp edilen tüm haklarına sahip çıkmak için direnmekten vazgeçmedi.

 

Hak aramak için ilk olarak hakkını bilmek gerekir.

‘‘Hakkımı arayabiliyorsam varım’’ diyebilen kişi onurunu, gururunu, omurgasını, ideallerini ve

hayallerini koruyabilir.

Onur insanın kendine duyduğu saygıdır. İnsanı insan yapan onur duygusudur.

Onur emektir. Emek insanı insan yapan en yüce değerdir.

Aş ve iş için yola çıktığımız Avrupa’da 60 yıldır emeğimizle varız. 60 yıldır hayatın her alanında

aşağılanmanın, ırkçılığın, horlanmanın her şeklini yaşadık, yaşıyoruz. Avrupa Emperyalizmi 60

yıldır ikinci sınıf muamelesi yapıyor bizlere. Kimi zaman ailece kimi zaman tek tek diri diri

yakılarak katledildik. Köle muamele- si gördük. Evlerimiz bombalandı, işaretlendi, hedef

gösterildik.

Yıllarca şantiyelerde en kötü koşullarda yaşadık. En pis işlerde çalıştırıldık. İliğimize kadar

sömürülüp sağlığımızdan olduk.

Ciğerlerimiz alın terimizi döktüğümüz fabrikaların kimyasallarıyla doldu, kanser olduk, erken

öldük. Günyüzü görmedik. Avrupa emperyalizmi bizi hak alma bilincinden yoksun bırakmak için ezdi,

aşağıladı kendimize olan güvenimizi çaldı.

 

Bugün de bize düşen görev bizden çalınanları geri almak, haklarımızı bilmek ve onlara sahip

çıkmak. Hak aramak ve hak

almak için önce haklarımız nelerdir bilmeliyiz.

Bu anlamıyla haklarımızı öğrenmek ve bilmek birinci adım, bunları bilince çıkarıp hak aramak ise ikinci adımdır.

 

Hak: Hukuk düzeninin kişilere tanıdığı ve koruma altına aldığı yetkilerdir. Yaşam hakkı, mülkiyet

hakkı vs. Ancak hukuk düzen- inin korumadığı haklar da vardır. Örneğin; komşuluk hakkı, akraba

hakkı, misafir hakkı vs. Bu tür hakları ise örf, ahlak ve din belirler ve koruma altına alır. Bir

başka ifade ile hukuk sisteminin korunaksız bıraktığı alanları örf, ahlak ve din doldurur.

 

Hakkın olduğu yerde adalet, hakkın kaybolduğu yerde zulüm vardır. Bu nedenle tüm hakların en

temelinde ve üstünde bir hak vardır: Direnme hakkı. Ve DÜNYA KURULALI BERİ HİÇBİR ZALİM DİRENME

HAKKINI YOK EDEMEMİŞTİR.

Burjuva demokrasisinde her an her haklarımız gasp edilebilir.

Bu nedenle yasal zorbalığa karşı da direnmek en meşru haktır ve bir zorunluluktur. Dünya

halklarının kan revan içinde kazandığı hakları korumanın tek yolu haklarımızı bilmekten ve onları

direnerek korumaktan geçiyor.

 

Hak; “hareket ve varlığın meşruiyet kaynağı olarak tanımlanır”. “Hak özgülüklerden doğar.”

Özgürlük ise zorunluluğun kavranmasıdır.

ÖZGÜRLÜK halkların ideolojik, siyasal, ekonomik, kültürel, sosyal tüm alanlarda var olan tüm

olanaklardan yararlanmakta eşit imkana sahip olması bilincidir.

YANİ HAK ALMA MÜCADELESİ;

AYNI ZAMANDA “HAK”KIN DOĞDUĞU ÖZGÜRLÜĞÜ YARATMA MÜCADELESİDİR.

Hak alma bilinci, onurlu yaşama ilkesidir.

 

Bilinç sözlük anlamıyla ‘‘insanın kendini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur’’ demektir.

Bilinç bilginin, yaşamın içine doğru yürüyen akışkan biçimidir. BİLGİNİN ADIMLARIDIR.

Bilgimizin pratiğimize, hayatımıza yön vermesidir.

O halde haklarımızı bilmemek bizi haklarımıza sahip çıkamaz hale getiriyor. Haklarımızı bilmek ve

bu bilgiyle yaşamımıza yön vermek ise bizi bilinçlendiriyor. O zaman gücümüzü ve haklılığımızı

bilincimizden alırız. Biz Kimiz? İşçi ve emekçileriz. Emeğiyle geçinenleriz. Üreten ve

yaratanlarız. Avrupa’da halkların ve ülkelerin gelişmesinde bizim alın terimiz aktı. Bu nedenle bizim olan için,

emeğimiz, hakkımız, onurumuz ve değerlerimiz için haklarımızı bilmeli ve hak alma bilinciyle

kuşanmalıyız. Bizi iliklerimize kadar sömüren bu düzen bize asla kendiliğinden bir hak

bahşetmeyecektir.

 

Bu düzende halk için demokrasi yoktur. Avrupa demokrasisi de burjuva demokrasisidir.

BURJUVA DEMOKRASİSİ 400 YILLIK BİR YALANDIR.

‘‘Burjuva demokrasisi sermayenin diktatörlüğünden başka bir şey değildir’’ -Lenin.

Yani Burjuva demokrasisi, burjuvalar için demokrasi, emekçi halklar için ise diktatörlüktür.

Burjuva demokrasisinde sınırlı haklar ve özgürlükler hukukta yer almıştır. Bu haklar dünya

halklarının mücadelesiyle, kan can

pahasına kazanılmıştır. Burjuva demokrasileriyle övünen Avrupa artık bir polis devletidir. Halkın

siyasal hakları kısıtlanmış, polisin yetkileri artırılmıştır. Anti-terör yasaları ile de devrimci

demokrat tüm güçleri susturmaktır hedefleri.

Avrupa burjuva demokrasisinin “düşünce özgürlüğü” gibi söylemleri yalandır. Onlar sadece kendi

sistemlerini kutsayan, ona temelde itiraz etmeyen düşüncelere özgürlük tanırlar. Güçler dengesi

elverdiğinde, sömürü sistemini ortadan kaldırmayı amaçlayan her türlü düşünceye karşı en amansız

savaşları ilan etmekten, kan dökmekten de çekinmezler.

Bu anlamıyla avrupa demokrasisindeki haklar da tekellerin istediği, onların çıkarlarına zarar

vermediği kadardır. Bu demokrasi, Avrupalı emperyalistlerin sömürgelerinde uyguladığı katliamlar,

sömürü, kan ve gözyaşı üzerine inşaa edilmiştir. Avrupalı emperyalistler kendi halklarına

göreceli bir refah sağlamışlardır. Ancak bu refah, sömürge ülkelerin halklarının boğazından çalınan

lokmalarla yaratılmıştır. Tek bir amacı vardır Avrupa Demokrasis- inin; kendi halkı da dahil dünya

halklarının beynini işgal ederek, hak alma bilincini körelterek, sömürüsünü sürdürmektir.

 

Ancak şu gerçeği tekrar tekrar hatırlamak gerekir, burjuva demokrasisine en saygılı davrananlar

yalnız ve yalnız Marksistlerdir.

 

“Dünya proletaryası, burjuva demokrasisi haklarını ala- bilmek için kan revan içinde kalmıştır ve

bu haklarını da elinde tutabilmek için, tabii ki bütün gücüyle savaşacaktır.” (14) Sosyalistler

burjuva yasallığını, burjuvazinin bozması üzerine terkederler. Engels’in “Önce siz ateş edin mösyö

burjuvazi” sözü, Marksistlerin burjuva yasallığına saygısının açık belirtisidir. Bu nedenle

devrimlerin objektif şartlarını, devrimciler değil, baskı, cebir ve şiddet getirmek suretiyle

burjuvazi hazırlar.

Tekelci kapitalist dönemle birlikte başlayan sosyalist devrimler çağında, bütün proletarya

devrimlerine baktığımızda bu gerçeği çok açık görürüz. (Alıntı: Mahir-Bütün Yazılar, Boran

Yayınları, Sayfa 67)

 

Kendi çıkarına hizmet etmeyen her türlü yasal hakkı her an gasp edebilir burjuvazi.

Bu nedenle hak alma mücadelesinde yasalarla yetinmeyip, meşruluğumuz ve haklılığımızla haklarımızı

alacağız.

 

Bu broşürde Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi ve Almanya’daki en Temel Haklar yer alıyor.

Haklarımızı bilmek bize yol gösterecek ve güç verecektir. Çünkü bilgi güçtür.

Bu güçle emeğimize sahip çıkıp, haklarımızı gasp eden, bizi iliğimize kadar sömüren bu düzene karşı

mücadele etmeli ve haklarımıza sahip çıkmalıyız.

Bilgi Güçtür! Hak Aramak Da Bir Haktır.

Bu Bilgiyle Yaşayacak Ve Kazanacağız.


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.