1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Direnişler Meclisinden Hüseyin Kütük ve Merve Demirel İle Röportaj Yapıldı


1- “Faşizmin Yasal Zorbalığına Boyun Eğmeyeceğiz Adalet İstiyoruz Alacağız Kampanyası”

kapsamında Hatay'da Edibe Özçelik için Adalet İstediniz. Hatay'a gidiş nedeninizi ve hazırlık

sürecinizi anlatır mısınız?

Merve Demirel: Hatay'a sizin de sorunuzda belirttiğiniz gibi "Faşizmin Yasal Zorbalığına Boyun

Eğmeyeceğiz Adalet İstiyoruz Alacağız” demek için gittik. Edibe Ana'nın katledilmesine yol açan

durum sadece Hatay Teke başı Mahallesinde oturan Özçelik Ailesinin değildi. Ülkemizde adalet

mücadelesi veren, yozlaşmaya, uyuşturucuya ve faşizme karşı mücadele eden halkımızın başına

geliyordu çünkü. Mafyaların, işçi- emekçi katili patronların, çetelerin, tecavüzcülerin evleri sabaha

karşı uzun namlulu silahlarla basılmazken halk çocuklarının evleri basılıyor ve katlediliyorlardı. Dilek

Doğan, Günay Özarslan, İnanç Özkeskin ve daha nice halk çocuklarının evi basıldı ve katledildiler. Bu

halk düşmanlarının, faşizmin bilinçli bir politikası. Bu politikayı teşhir etmek ve bu politikanın da

karşısına direnişle çıkan Ümit ve Filiz Özçelik'in direnişlerine destek olmak istedik.

Hazırlık süreci olarak Edibe Ana direnişi için ne yapabiliriz diye konuştuk. Bir program çıkardık.

Dağıtacağımız bildirileri, yapacağımız kuşlamaları hazırladık. Ziyaret edeceğimiz DKÖ'lerin,

sendikalarının listesini hazırladık.

Hüseyin Kütük: Aslında benim kimlik sorunum vardı, yani kimliğim yoktu. Bu yüzden de Hatay' a

kimlik çıkarma işini yetiştirebilirsem giderim dedim. Bu yüzden de Hatay' a hazırlık sürecine

katılmadım. Kimliğimi ancak hareket tarihinin olduğu gün çıkarabildim. Ama iletişim eksikliğinden

dolayı Hatay' a gönderdiğimiz arabayı kaçırdım ve binemedim. Ben de Hatay'a otobüsle gittim.

Tabii ki Hatay' a gidiş sebebimiz ev baskını sırasında polislerin engellemesi sonucu katledilen Edibe

Anne için adalet istemekti. Ki, bu yaşanan olaya ses çıkarmazsak yarın bizim evimiz haksız ve

hukuksuz yere basılabilir ve aile üyelerimizden birisi katledilebilir. Bu yüzden insan olmanın gereği

olarak yaşanan bu adaletsizliğe karşı ses çıkarmalıydık.

2- Edibe Özçelik nasıl katledildi ve çocuklarının Adalet Direnişi ne kadardır sürüyor ve talepleri

nedir?

Merve Demirel: Edibe Özçelik 20 Ocak 2020'de Hatay'ın Samandağ ilçesi Teke başı Mahallesinde

yozlaşmaya ve uyuşturucuya karşı mücadele eden oğlu Ümit Özçelik için sabaha karşı evlerine

yapılan polis baskınında katledildi. Uzun namlulu silahlarla 70 yaşındaki Edibe Özçelik'in evini

basarak çocuklarının kafalarına silah dayadılar. Bunun üzerine Edibe Özçelik fenalaştı. Polisler Edibe

Özçelik'e bir bardak su verilmesine dahi izin vermeyerek ambulansın çağrılmasını geciktirdiler. Edibe

Özçelik kalp krizi geçiriyordu ve polislerin müdahaleyi engellemesi sonucunda kalp krizi geçirerek

katledildi.

Çocuklarının direnişi 558 gündür sürüyor. Talepleri annelerinin katillerinin yargılanması ve ceza

almalarıdır.

Hüseyin Kütük: Merve, Edibe Annenin nasıl katledildiğini ve direnişin taleplerini, direnişin ne kadar

sürdüğünü zaten anlattı.

3- Hatay'da DKÖ'leri, sendikaları, baroyu ziyaret ettiniz ve bu ziyaretlerden ne sonuç elde

ettiniz?

Merve Demirel: Yaptığımız ziyaretlerinin temel amacı Edibe Ana için süren adalet talepli direnişi bir

kere daha DKÖ'lerin, sendikaların, baronun gündemine taşımaktı. Halka karşı yüklendikleri misyonun

gereğini yapmalarını, direnişin yanında olmaları gerektiğini, bugün yargı ve polisler eliyle yaratılan ve

sistemli bir hale getirilen adaletsizliğe karşı birlikte mücadele etmek gerektiğini ve ancak bu şekilde

faşizme karşı durabileceğimizi anlattık. Edibe Ana'yı katleden polislere dava açılması için kendilerinin

de dilekçeler vereceklerini ve adliye önünde yapılan eyleme katılacaklarını söylediler.

Hüseyin Kütük: Hatay' da işbölümü yaptık. DKÖ'leri, sendikaları ve baroyu Merve ziyaret etti. Hepsi

de duyarlılıklarını ifade edip kampanyaya destek vereceklerini dile getirdiler. Bizler de verdikleri bu

sözlerin takipçisi olacağız.

4- Edibe Özçelik'in katillerinin yargılanması için neler yaptınız?

Merve Demirel: Her pazartesi Abdullah Cömert Parkında ve her perşembe Samandağ Adliyesi

önünde yapılan basın açıklamalarına toplu olarak katıldık. Teke başı Mahallesinde kapı çalışmaları

yaparak halka bir kere daha mahallelerinde katledilen Edibe Özçelik'i ve çocuklarının sürdürdüğü

direnişi anlattık. Adliyeye toplu olarak Edibe Ananın ölümüne sebep olan polisler hakkında

soruşturma açılması talebiyle dilekçeler verdik. DKÖ'leri, sendikaları ve baroyu ziyaret ettik.

Hüseyin Kütük: Çalışma yaptığımız Teke başı Mahallesi’nde jandarma ve polis bizim il dışından

gelen yasadışı örgüt üyeleri olduğumuzu söylemişler. Biz de Teke başı Halk Meclisi'nin toplantısına

katılıp jandarma ve polisin söylediklerinin doğru olmadığını anlattık. Mahallelerinde katledilen bir

insanın adalet mücadelesine destek omuz vermek ve hep beraber hakkımızı aramak için burada

olduğumuzu anlattık.

Ve şehit ve tutsak ailelerimizi gezip sürmekte olan Edibe Özçelik için adalet kampanyasını anlattık

onlara.

5- Hatay'da bir saldırıya uğradınız. Jandarma, polis bildiri dağıttığınız esnada size saldırdı. Bu

saldırının amacı neydi? Gözaltılara karşı nasıl direndiniz?

Merve Demirel: Hatay'a gidiş nedenimizden bahsetmiştik. Faşizmin yasallaştırılmak istenen

zorbalığına karşı halkın direnişlerini büyütmek ve yenilerini örgütlemek istiyoruz. Biz bunu isterken

faşizm de zorbalığı yasallaşsın istiyor. Adalet mücadelesi veren kimseye tahammül edemiyor. Çünkü

biliyor ki biz varsak faşizm kendisine yaşam alanı bulamaz. Bunun için saldırdı zaten. Hatay'a

gelişimizden bir süre sonra da halka ‘İstanbul'dan örgüt üyeleri geldi’ diyerek bizi terörize etmeye

çalıştı. Bunu fiili bir saldırıya dönüştüreceğini biliyorduk. Nitekim de öyle oldu.

Mahallede dağıttığımız bildiriler bitmişti. Ümit Abi biraz daha bildiri almak için yanımızdan ayrıldığı

esnada sivil giyimli jandarmalar önünü keserek ‘ifade eksiğin var bizimle gel’ diyerek kaçırma

girişimde bulundu. Zorla araca bindirmeye çalışıyorlardı. Bu durumu fark ettiğimiz anda Ümit Abinin

yanına koştuk. Şura ve ben ajitasyonlarla halka yapılan kaçırma girişimini, annesi katledilmiş ve

adalet isteyen Ümit Özçelik'e duydukları kini, adalet istediğimizi bunun için saldırıya uğradığımızı

anlatıyorken Can da Ümit Abiye işkence yapılmasını engellemeye çalışıyordu. Daha sonra Can'a da işkence yapmaya başladılar. 3-4 kişi Can'ı yere yatırıp tekmelerken biri diziyle boğazına basıyordu.

Tıpkı Can’a ABD’de katledilen George Floyd'a, katil ABD polisinin yaptığı gibi. Bu defa ben ve Şura

ajitasyona devam ederken Can'a yapılan işkenceyi engellemeye çalışmaya başladık. İşkenceli

gözaltına karşı bizi direnişe sevk eden iki şey vardı meşru olan bizdik ve adaletli bir yaşam için

oradaydık.

Hüseyin Kütük: Evet orada yaşadığımız saldırı planlı ve bilinçliydi. Yaratmak istediğimiz adalet

mücadelesini hazmedemediler. Ve saldırarak onlardan korkup kaçacağımızı, sesimizi

çıkarmayacağımızı düşündüler. Ama hesap etmedikleri bir şey vardı. O da halkın adaletsizliğe karşı

olan öfkesi ve adalet talebi idi. Bizler de orada bu öfkeyi ve adalet talebini örgütlemek için oradaydık.

Ve taleplerini sahiplendiğimiz halkımız da bizi yalnız bırakmayarak yaptığımız hiçbir şeyin boşa

gitmediğini gösterdi.

6- Hatay halkının ilgisi, sahiplenmesi nasıldı?

Merve Demirel: Halkın direnişi çok güzeldi. Onların bizleri sahiplenmesi sonucunda ben ve Şura'yı o

an gözaltına alamadılar. Halk çok öfkeliydi. 4 insana yapılan bu saldırıyı kabullenemiyordu. Polislere

yeter artık diyor bizler de sizi şikâyet edeceğiz ne yapıyorsunuz gençlere diyorlardı.

Can ve Ümit Abi'yi gözaltına alabilmek için yüzümüze biber gazı sıkmışlardı. Bu sebeple hiçbir şey

göremedik. Gözlerimizi açamıyorduk ve yüzümüz çok yanıyordu. Halk etrafımızda bizlere yardım

etmek için çabalıyordu. Bir abla kolumuza girdi. “Merak etmeyin ben sizi evime götüreceğim” dedi.

Süt almalarını istedik. Aldılar. Yüzümüzü sütle yıkarken mahalledeki çocuklar ellerine geçirebildikleri

her şey ile bizi yelpazeleyerek serinletmeye çalışıyor ve acımızı azaltmak istiyorlardı. O anki

duygularımı tarif edecek kelimeleri bulamıyorum. Faşizm karşısında korkan, sinen halk zamanı

gelince korkusunu yeniyor ve faşizme karşı bedenlerini önümüze barikat yapabiliyor. Bunu teoride

biliyordum. Ama pratikte deneyimlemiş olduk. Tıpkı Grup Yorum ‘un bir parçasında söylediği gibi

"halkın sımsıcak büyük elleri" bizleri sarıp sarmalamıştı. Bir saat kadar sonra toparlandık. Ablaya ve

gençlere çok teşekkür ettik. Abla her zaman yüreğinin de evinin de bizlere açık olduğunu söyledi.

Gençler ellerimizden yere dağılan bildirileri toplamışlardı. Abla ''Bunları bisikletle mahalleye

dağıtırız, siz merak etmeyin'' dedi. Bir başka mahallede oturan aile de yaşanan saldırı esnasında duvar

gazetelerimizin olduğu poşeti alıp saklamıştı. Bizler sokağa çıkınca da bizi çağırıp verdiler. Yani

çalışmayı halkımızla birlikte yaptık.

Hüseyin Kütük: Halkın sahiplenmesi gerçekten müthişti. Dediğim gibi verilen hiç bir emek boşa

gitmiyor.

7- Direnişler Meclisi'nin Hatay ziyareti genel olarak nasıl geçti, neler öğrendiniz, ne sonuçlar

elde ettiniz, değerlendirir misiniz?

Merve Demirel: Bugün AKP iktidarı en temel haklarımızı kullanmamıza dahi tahammül edemiyor.

Engels'in söylediği gibi; ilk kurşunu burjuvazi sıkıyor ve kendi yasalarını bile hiçe sayıyor. Direnerek

kabul ettirdiğimiz haklarımızı kullanırken gözaltına alıyor ve yıllara varan hapis cezalar alabiliyoruz.

“Bu süreç de direnilmez” sözünün her zaman yanlış olduğunu biliyorduk ama Hatay ziyaretimiz bunu daha da somutlamamızı sağladı. Halkın bizi sahiplenmesi, onların kapısını adalet kampanyamız için

çaldığımızda bizi misafir etmesi bize bir kez daha gösterdi ki; Anadolu halkının o soylu damarını,

direnme damarını hiçbir zorba yok edemez. İşte biz devrimciler o damarı taşıyoruz ve taşımaya devam

etmeliyiz. Çünkü o geleneğe sahip çıktığımız ölçüde yenilmez olduğumuzu bir kere daha öğrenmiş

oldum. Aslında özetlemek gerekirse Hatay bana öğrendiğim ve öğrenmekte olduğum doğruları bir

kere daha öğreterek bilgilerimi berraklaştırdı.

Hüseyin Kütük: Bu süre zarfında hep bir şeyler öğrendim. Ama bu gezide 6 senede yaşadıklarım kadar

bir tecrübe yaşadım. Çünkü halkın bizleri sahiplenmesi halka olan güvenimi bir kat daha arttırdı. Yeter

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.