1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

ŞİŞLİ BELEDİYESİ İŞÇİLERİNİN ANKARA YÜRÜYÜŞÜ 4.GÜNÜNDE

 ŞİŞLİ BELEDİYESİ İŞÇİLERİ ATILDIĞI İŞLERİNE GERİ DÖNEBİLMEK İÇİN 660 GÜNDÜR DİRENİYORLAR.

BU YÜRÜYÜŞ PATRONLARIN KEYFİYETİNE KARŞI ALINMIŞ BİR KARARDIR BU YÜRÜYÜŞ İŞÇİ SINIFI İÇİN BİRLİK OLMANIN ÖRGÜTLÜ OLMANIN NASIL BİR GÜVEN YARATTIĞININ İNANCINI TAŞIMAKTADIR.

 

660 gündür işlerine geri dönebilmek için Şişli Belediyesi’nin önünde direnen Turan Aktaş, Ramazan Çelik ve Salih Bitnel 4 gündür Ankara’ya CHP Genel Merkezi’ne yürüyüşlerini sürdürüyorlar. Yürüyüşün başladığı gün Şişli Belediyesi’nin önü polis yığınağıyla doldurulmuştu. Yürüyüşten önce gerçekleştirilen basın açıklamasıyla Ankara Yürüyüşü’nün başlatıldığını, her ne pahasına olursa olsun Ankara’ya yürümekten vazgeçilmeyeceği tüm basına ve kolluk güçlerine bildirildi.

657 gündür direniyorlar, başvurulmadık yer bırakmadılardı, tüm yasal aşamalarda haklı bulunan işçiler bilinçli olarak işe geri alınmıyordu. 657 gündür işlerine geri alınabilmek için direnmek zorunda bırakılan işçilerin talebini kabul etmeyen sadece Şişli Belediye başkanı Muammer Keskin olamazdı. CHP’nin, merkezi olarak belirlenen yerel yönetimler politikasından bağımız düşünülmezdi bu mağduriyet.  Belediyecilik konusunda Şişli Belediyesi CHP’nin vitrin yüzü olarak kullanılırken Muammer Keskin’in CHP’nin iradesi dışında işçilere bu zulmü reva görmesi düşünülemezdi. Yani işçileri işe almayan CHP idi. Bu durumu tüm halka anlatabilmek, direnişin haklılığını anlatabilmek için Ankara Genel Merkeze yürümeye başladılar.

 

YÜRÜYÜŞTE 1. GÜN 15 Eylül: Saldırılarla başlayan yürüyüşte, işkenceli bir gözaltı süreci ve bunun sonucunda direnişçiler ve destek veren emekçiler ciddi yaralanmalar yaşadılar. En tehlikeli yaralanmayı emekçilerden Salih Bitnel yaşanmıştır. Bu saldırılardan kaynaklı gözünden kan gelmiş ve bir çok yerinde morluklar ve yaralar oluşmuştur. Gözaltına alınan diğer direnişçiler de aynı durumdadır. Bunlar salt polis saldırısı diye tarif edilemez; bu saldırılardan polis kadar CHP genel merkezi ve yöneticilerde sorumludur. Onların adına Şişli Belediyesi’ni yöneten, haraç mezat at koşturan ve hatta halk arasında kendisine “at hırsızı” denilen Muammer Keskin’dir sorumlu. CHP, bu belediye başkanını Köy enstitüsü mezunu olarak pazarlamıştır. Ama halkın deyimiyle “bu at hırsızının” işçi ve emekçinin halinden anlamayı bir kenara bırakın kendi döneminden önceki başkanın sorunu olarak başlayan bu sorunu çözmemiş, ilk yaptığı icraat eşit işe eşit ücret isteyen işçileri işlerinden atmak olmuştur. Bu hem tüm belediyede çalışan işçilere gözdağı vermek için hem de haklarından doğacak ödemeleri yapmamak ve aynı zamanda hak alma bilici işçiler arasında gelişmesin diyedir.

 Muammer Keskin’in bu hareketi son derece sınıfsaldır. Safını kesin ve net olarak emekçiden yana değil burjuvaziden yana ve bir patron gibi sergilemiştir. İşçi ve emekçilere düşmanca davranmıştır ve tam 660 gündür süren bu direnişi görmezden gelmeye çalışması ayrı bir pervasızlık ve ayrıca bir düşmanlık olması gerek. İşte bu gerçeği bilen işçiler Ankara’ya gitmek ve bu konuda asıl sorumlu olan CHP genel merkezi ve yönetimidir dediler. Bu kararla birlikte saldırı ve yıldırma politikası başlamıştır. Her konuda AKP’yle ters düşen CHP, işçilere saldırma konusunda hiçbir ihtilafa düşmemektedir hatta zevahiri kurtarmak, işçilerin yürüyüş amacını karalamak için acilen basına bir açıklama yapmışlardır. Böylece aslında saldırıyı sahiplendiklerini göstermişlerdir. Şimdi sormak gerekir, CHP’nin AKP ile arasındaki fark nedir? Bunun bir açıklaması var mıdır?  Bizim için yoktur, çünkü Milletvekilinin dahi ağzından küfür saçılan bir düzen partisinden ne beklenebilir ki, biz beklemiyoruz işçiler beklemiyor, haklarını da mücadele ederek almak için yollara düştüler. Bu mücadele de er ya da geç zafere ulaşacaktır.

Yürüyüşe Almanya’dan destek eylemi geldi: Gözaltına alınan işçiler için CHP Hessen - Rheinland-Pfalz - Saarland il binası önünde eylem gerçekleştirdi.

 

YÜRÜYÜŞTE 2. GÜN 16 Eylül: İşçiler birici gün saldırısından sonra muayene olmak için doktora başvurdular. Muayene ve dinlenme sürecinden sonra CHP Kartal ilçe binası önünde işimi istiyorum nöbetine başladılar. Geceyi Kartal’da geçiren işçiler öğlen saat 12’de açıklama yaparak yürümeye başladılar. Kartal’da polis yürüyüşü engellemek için her yolu denemiştir. Ankara’ya yürüyen işçiler tüm engellemelere rağmen ikinci durakları olan CHP Gebze ilçe binası önünde açıklama yaptılar.  Gebze’de yapılan açıklamanın ardından CHP Dilovası İlçe binasına doğru yola çıkıldı.

YÜRÜYÜŞTE 3. GÜN 17 Eylül: Direnen işçiler 3. Güne CHP Dilovası ilçe binası önünde başladılar. Geceyi burada geçiren işçiler temel ihtiyaçlarını karşılamak için kolları sıvadılar.  Elbirliği ile menemen yapıp mütevazı sofralarını kurdular.  Her direnişte olduğu gibi yemeklerini kendileri yapıyorlar, ertesi gün yürüyebilmek ve güç toplayabilmek için dinlenmeye geçtiler.

En kararlı, en onurlu direnişlerden bir tanesi yaşanıyor. Sosyal medyada hala Sezgin Tanrıkulu ve birinci gün saldırıları tartışılırken CHP kulaklarını tıkamaya hatta başını kuma gömmeye devam ediyor. Atılan işçiler CHP’nin bu umursamaz tavrına aldırmadan, saldırgan ve küfürbazlığını teşhir ede ede ilerliyor Ankara’ya.

Birinci gün saldırısı yaşanırken sosyal medya ve birçok haber sitesi işkenceyi yazarken, Almanya’da Dev-Genç’liler, CHP temsilciliği önünde Turan Aktaş ve Şişli işçilerine destek için CHP’nin saldırganlığını teşhir ettiler. Yine Almanya’da   Alevi Dernekleri Federasyonu Kongresinde Turan Aktaş ve Şişli işçileri için bildiri dağıtıldı.  Ve eylem çağrıları devam ediyor.

Kocaeli-Çayırova’da Alba Plastik fabrikasında direnen işçiler ziyaretimize geldi...

Sinbo Direnişçisi Dilbent Türker Ankara Yürüyüşü için video çekerek desteklerini sundu. 

Şişli işçilerinin direnişi ve Ankara yürüyüşü sınırları aşmış durumdadır. Burada bir tek duymayan ve duymak istemeyen CHP ve onun yandaş basınıdır. Ama hem AKP’nin hem de CHP’nin sansürüne rağmen direniş tüm coşkusuyla devam ediyor ve destekler büyüyor. Bu da zaferin habercisidir bu nedenle dayanışmayı büyütelim her yerden video çekimi yapalım paylaşalım.

YÜRÜYÜŞTE 4. GÜN 18 Eylül: Ankara Yürüyüşü’nde 4. Gün, sabah işçiler yer yataklarında uzanırken çekilen fotoğraflarla başladı. Turan Aktaş fotoğrafları yayınlarken şöyle diyordu:

‘660. günümüzde tüm direniş dostlarına günaydın. Biz beton üzerinde de yatsak ucundaki zafere inancımızın sayesinde bundan utanması gerekenler yüzünün astarı yırtılmış olan CHP’lilerdir, onur yoksunları.’ ‘Bu CHP mi bu ülkeye demokrasi getirecek halkını işçisini betonlarda yatırarak mı? Ama bunu başka bir parti yapsa kedilerini yırtarlardı. Şimdi bu demokrasi yoksunları CHP’liler, sözde Gandi Genel Başkan, senin gibi karavanda yatmadık.’

Bu paylaşımlar ve kahvaltıdan sonra Dilovası CHP ilçe binası önüne geçildi. Burada gerçekleştirilen eylemle beraber yürüyüş başladı. Yürüyüşçüler Ankara’ya doğru yol alırken arkalarında da polisler tarafından adım adım takip ediliyorlardı. Akşam saatlerinde Yürüyüşçülerin ziyaretçileri geldi. 2 kez işten atılıp 2 kez direnerek kazanan Türkan Albayrak ve beraberindeki işçi emeklilerinden 4 kişi daha Ankara Yürüyüşçülerini ziyaret ettiler. 18 Eylül günü Avrupa’dan da yine bir sahiplenme eylemi geldi: Almanya Dev-Genç’lilerin Turan Aktaş ve Şişli İşçileri için Frankfurt CHP İl Binası önünde Tek Kişilik bir Eylem Gerçekleştirdiği haberi öğrendik.

 

Bugün yürüyüşte 5.gün. Ankara Yürüyüşümüz kararlılıkla devam ediyor. Gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğiz.

 

19.09.2021

İŞÇİ MECLİSİ

 



[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.