1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Gerillanın Adalet Yürüşü ve Leyla'nın Kararı (Boran Yayınların'dan Yeni Kitap)

Kitap Adı: Gerillanın Adalet Yürüşü ve Leyla'nın Kararı

Yazar Adı: Halli Demir
Düzenleyen: Nurhan Azak
Yayınevi: Boran Yayınları
Basım Tarihi: Kasım-2021


Kitabını İndirmek İçin Tıklayınız

Halkın Sesi Kütüphanesi İçin Tıklayınız

Dersim    dağlarında    Şahanların    destanıdır    bu    kitapta

okuduğunuz…

 

Dersim halkı Cephe gerillalarının yolunu hep gözledi "Onlar gelecekler,   mutlaka    gelecekler"

diye    kendi    aralarında sohbetlerinde sürekli anlattılar.

 

Evet, Cephe gerillaları gelecek. Çünkü Dersim demek Cephe demekti.   Cephe   gerillaları   halkın

umuduydu   halk   gerilla olduğunda kendini güvende hissederdi.

 

Cephe halktır. Halk hareketidir. Bu yüzde Dersim halkı her şeyiyle Cephe Gerillasının yanındaydı.

O  dağlarda  savaşan  kendi  evlatlarıydı.  Bundan dolayıdır  ki evladını  savaşçılarını  düşman

gözlerden saklayan,  doyuran, giydiren o halk ‘tı.

 

O   halkın   her   kapısı   çalındığında   gerillanın   başı   darda olduğunda militanca  kucak

açan  sofrasına  buyur  etmekten kaçınmayan  işte  o  dağların  Şahanlarını  koruyan  kollayan  bir

çatışma çıktığında ilk koşan o Dersim halkı her koşulda kendi özüne sahip çıkan evleri yakılıp

yıkılmada her türlü işkence ve katliamla  karşı  karşıya  kalsa  da  asla  özünde  vazgeçmeyen

Dersim onurunu korur ve evladına sahip çıkar.

 

Seyit  Rıza’nın  dediği  gibi  "Dersime  sefer  olur  ama  zafer olmaz"…   O dağlarda  her  zaman

gerilla  vardı.  Zaman  zaman gerilla   hareketi   kesintiye   uğrasa   da   asla   umut

kesilmedi; umudun dağlarda olduğunu her koşulda savundular.

 

Dersim'de   köyler   yakıldı   yıkıldı   evler   boşaltıldı   bütün yaşamsal yiyecekler ve

giyecekler karne ile verilmeye başlandı 12 Eylül’den bu yana  hep  OHAL ile Dersim halkı

sindirilmeye çalışıldı.

 

Devletin   tüm   çabaları   boşaydı   Dersim   halkı   gerilladan kopmadı,    koparılamadı.

Devletin     politikaları     1990’ların başlarında Dersim’e  yönelik  yozlaştırma  politikasıyla

girmeye başladı.  Birahanelerde, dışardan  kadın  getirerek  halkı  kendi özünden  uzaklaştırmak

asıl amacı  da  gerillayı  o  dağlarda  yok etmekti.  Dersim halkı o oyuna gelmedi 5 bin kişiyle

birahaneye yürüyerek birahaneyi kapatırdı.

 

Devlet   kontrgerillasıyla   MİT’iyle   Özal   Haraketliyle   Dersime yığınak yaptı.  İşkenceler

gözaltılar kaçırmalar infazlar  gittikçe arttı   ve   halk   göçe   zorlandı.   Buna   rağmen

bunu   kabul etmeyenler kaldılar Dersim’de her seferinde o halk “geldiğiniz gibide   gideceksiniz”

cevabını   verdi.   Kamer   Güneş   Cephe miliside   bunlardan   bir   tanesiydi.   Devlet   Kamer

Güneş’i düşüncesinde vazgeçiremediği için  onu  kaçırarak   ormanda katletti.

 

Dersim’li olmak gerilla savaşını savunmaktır Kamer Güneş’e göre.  O  halk  bilir  ki  düşman

geçmişten bugüne  düşmandır.

Düşmanı aslında 1937'de Seyit Rızaların Elazığ Buğday meydanında asıp cesetlerini  yok  etmekle  bitirebileceklerini

sananlar yanıldılar. Şimdi O dağlarda Arap Kızı Leyla var, Mahir var, Onur var, 11'ler var.

 

Dersim tarihi  11’lerle  yeniden  başladı.  3 gerilla  yanmış sığınaktan   çıkıp   yanan

sığınakta   silahlarını   alıp   savaşmaya devem ettiler. Halk Kurtuluş Savaşçıları Dersim halkının

umudu olmaya devam  ettiler.  Kendi komutanları,  kendi  evlatlarıydı onlar. Ve bundan böyle

Dersim halkı şehitlerinde bahsederken onur ile anlattılar, Onların kahramanlıklarını kendilerine

katık ettiler.

 

Gerillalar katledildiğinde,  düşman  kuşatması  altında  tüm tehditlere,  işkencelere  rağmen

gerillaların cenazelerine sahip çıkandır   Dersim   halkı.   Halk   olmak,  değerlerini

yaşatmak, evlatlarına sahip çıkmak budur.

 

Dersim halkının sofrası bereketlidir.

Dersim  halkı  bulabildiği  tedariğin  yalnız  aile  için  değil  'bu  da gerilla için' der. O kapı

çalındığında “kamo” diye seslenen o halk sıcak gülüşlerini hiç eksik etmedi gerilladan.

 

Ulu   bir   çınar   75   yaşına   bir   baba…   Oturmuş   Dersim merkezinde,    Seyit    Rıza

heykelinin    dibinde    “evlatlarımın kemiklerini istiyorum” diyerek 96 gün boyunca açlığıyla

11’lerin kemiklerini o sığınakta alıp hepsini bir mezarda birleştirdi.

 

Evlatlarım, komutanlarım dedi Kemal Amca. Bu gücü Cephe gerillalarından, tarihinden Kızıldere’den

almıştı.

Yine  1997  yılında  PKK  gerillalarıyla  birlikte  katledilen  nereye gömüldüğü  belli  olmayan

Cephe  savaşçısı  Ali  Yıldız’ın  Abisi Hüsnü Yıldız 17 yıl sonra kardeşinin kemiklerini almak için

66

gün boyunca Dersim’de yaptığı Ölüm Orucu direnişiyle 15 gerillanın mezarını açarak “kardeşim burada olmasa da aldığım

kemikleri kardeşim olarak kabul ediyorum  diyerek”  kemikleri aldı.

Bir baba, bir abi en büyük parçası 125 gr olan kemikler için ölümü   göze   alan   inanç   sevda,

bağlılık,   kardeşlik   yoldaşlık nerden geliyordu soru; Tarih bilincinden vatan sevgisinden ve

halk   düşmanlarına   karşı   yüzyıllardır   gelen   sınıf   kininden alıyorlardı. Dersim halkı Leş

dersini, Anafatma’nın kan aktığını iyi bilir.

 

3 gerilla ne yaptıysa bizde onu yapacağız. Cephe halktır, halk hareketi  yediden  yetmişe  herkesi

bir  araya  getirdi.  Bu  savaş halk  savaşıdır.  Dersim’li  olmak  reformizmi  savunmak  değil

kendi tarihine dönmektir.

 

Tarihini unutanın geleceği olmayacağını aslında çok iyi bilir Dersim’liler. Ne zaman ki kendi

belliğini unutmaya başladılarsa başlarına gelmeyen kalmadı. Devletin özel olarak Dersim halkı ve

Dersim topraklarına karşı projeleri hep vardı yıllardır. Ama asla başarılı olmadı. Çünkü Cephe hep

oradaydı. Orada Hüseyin Cevahir’imiz   vardı,   orada   Hayri   Koç’larımız   vardı,   orada

Nurettin Güler’lerimiz vardı, orada Niyazi Aydın’larımız vardı. Her evde  bir  şehit her evde bir

şehit  ismi yaşıyor  ve  bundan dolayı  biz  hep  oradaydık.    İşte  bu  kitapta  okuyacağınız  bu

tarihin bir kısmıdır…

 

Yukarıda okuduğunuz satırları  o  topraklarda  doğmuş,  kız kardeşini ve yoldaşlarını o

topraklarda şehit vermiş birisi olarak tüm Dersim halkına bir çağrıda bulunmak istiyorum;

Dersim’in her karış toprağında sizin evlatlarınızın kanı var. Her köyde ve kasabada  şehitlerimiz

var.  Onlar sizden  biri  sizin

evlatlarınızdı.

Şehitlerimiz o topraklarda yaşanan acıların adaletsizliklerin

faşizmin katliamlarının hesabını sormak için, bağımsız sosyalist bir ülke için mücadele ettiler

şehit düştüler...

 

Şimdi  sıra  biz  şehit  aileri,  yakınları  ve  Dersim  halkında. Onların Onurlu Mücadelesi bizim

ve siz Dersim’lilerindir. Seyit Rıza’nın  sözünü  kendimize  rehber  edeceğiz;”  Dersim’e  sefer

Olur Zafer Olmaz”.   Arap kızı Leyla Aracı’nın kararı “3 silahsız gerilla    ne    yapar?”

sorusunu    sormaya    devem    edelim kendimize…

 

Şehitlerimizi    anlatmak,    kim    olduklarını    çocuklarımıza anlatmak,   Onların   isimlerini

vermek   ve   Cephe   saflarında mücadeleye    katılmak    onların    bize    bıraktığı

mücadeleyi bağımsızlığa kadar  sürdürmektir  görevimizdir.  Onları  sadece anlatmayacağız,

mücadelelerini sürdürme görevi  de  bizimdir. şehitlerimize ve Dersim tarihine böyle layık

olabiliriz.

 

O topraklarda baş eğeni kimse söyleyemez bugüne kadar. Demokrat olmak, sosyalist olmak günümüzde

ancak ve ancak silahlı mücadeleyi savunarak olur.

 

Bağımsız,   demokratik    bir    Türkiye    için    şehitlerimize verdiğimiz  sözü  mücadeleyi

bağımsızlığa kadar  götürmek  için

Cephe saflarında birleşmeye ve mücadele etmeye çağırıyorum.

 

 

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.