1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Almanya Halk Cephesi Açıklama: Sibel Balaç Ve Gökhan Yıldırım’ın Talepleri Kabul Edilsin

SİBEL BALAÇ 19 Aralık 2021 günü Ölüm Orucuna, GÖKHAN YILDIRIM ise 25 Aralık 2021 tarihinde Süresiz Açlık Grevi Direnişine başladı ve talepleri kabul edilmezse kendi belirlediği bir tarihte direnişini Ölüm Orucuna çevireceğini açıkladı.

Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım kimdir?

Sibel Balaç bir öğretmendir. Kanun Hükmünde Kararnamelerle işinden atılan direnen emekçilerin sembolü haline gelen YÜKSEL DİRENİŞİ destekçisi olduğu, devrimci olduğu için gözaltına alınıp sahte delillerle tutuklanmış ve ceza almıştır.

Gökhan Yıldırım, yaşadığı mahallesinde Uyuşturucu satıcılarına karşı çıktığı için, halk çocuklarının uyuşturucu ile zehirlenmesine engel olmak için Çetelere karşı geldiği için, kurşunlanmış, yetmemiş gözaltına alınarak,46 yıl ceza verilerek cezalandırılmak istenen yüzlerce devrimciden biridir.

Sibel Balaç’ta, Gökhan Yıldırım’da devletin devrimciler üzerine kurduğu binlerce komplolardan birine uğramıştır. Her ikisi de şu an tutsaktır, “dijital delil”, “görgü tanığı” denilerek komplolarını, yalanlarını gizleyen devlet kendi hizmetinde olan Mahkemelerini kullanarak devrimcilere onlarca yılı varan cezalar yağdırırsa kimsenin ses çıkarmayacağını düşünüyor. Tarih birçok komplo örneği gördü. Sadece iki tanesine bakalım: Fransa’da bir yüzbaşı olan Alfred Dreyfus’un “casus” ilan edilip yargılandığı dava da önce ömür boyu, daha sonra sahte belgeler kanıtlandığı için 10 yıl ceza verilerek salıverildi. Ancak 17 yıl sonra aklandı. (1894-1906) Amerika’da iki İtalyan göçmen Sacco ve Vanzetti 7 yıl hapishanede tutulup 1927 yılında asıldı. Yıllar sonra masumiyetleri kanıtlandı. Tarihte daha çok benzer dava vardır. Bunların hepsini tek tek saymayacağız. Ancak bu iki davada da ortak olan noktalara değinmek bugünün “Gizli Tanık”, “Dijital Delil” lerle insanların ne şekilde yargılanıp hapishanelerde tutulduğunu anlamak açısından önemlidir. Dreyfus’un ve Sacco ve Vanzettinin yargılanmalarının benzer yanları, devletin komplo kurarak, sahte belgeler hazırlayarak, yalancı tanıklar yaratarak, bilerek ve isteyerek bu insanları yargılaması, ceza vermesi, basını kullanarak linç kampanyaları başlatmalarıdır. Masumiyetleri mahkemelerde kanıtlandığında bile hemen serbest bırakılmamışlardır. Sacco ve Vanzetti elektrikli sandalye ile idam edilmiş ancak 50 yıl sonra, Dreyfus ise 17 yıl sonra aklanmıştır.

Sacco ve Vanzetti “komünist tehlike” den, Dreyfus ise “Vatan hainliği” suçlamasıyla yıllarca mağdur edilmiştir. Üstelik yargılandıkları olayla ilgili o suçu işlemiş kişinin bizzat itirafı olduğu, olayı kendisinin yaptığını söylediği halde asılmışlardır. Sanki bugünün Türkiye’sini anlatıyor değil mi? 1800’ler, 1900’ler ya da 2000’li yıllar farketmiyor yargı yönetenlerin denetiminde kimi suçlu ilan ediyorsa onu cezalandırıyor, linç ediyor, on yıllarca hapishanelerde tutuyor. Üstelik yargılananlar devrimci ise Amerikalı yargıcın dediklerini tekrarlıyor “iki aşağılık anarşist”, “Canı cehenneme suçsuz olsalar bile cezalandırılacaklar” diyordu Amerikan Dava yargıcı. Bizim ülkemizde bu süreç nasıl işliyor? Devlet GİZLİ TANIK, DİJİTAL DELİL ve İTİRAFÇILAR YARATILIYOR! Takma adı olan ama fiziki olarak ortada olmayan gizli tanıklar üretiliyor. Delil yoksa dijital deliller, sahte deliller yaratılıyor. İtirafçılar yaratarak iftiralarla yüzlerce insanı bir gecede tutuklayıp hapse atıyorlar. Delil ve itirafçı yaratıp, hukuk kurallarını ayaklar altına alıyorlar. "Hukukun üstünlüğü" yalanı, üstünlerin hukuku ile açığa çıkıyor. Ne farkı var 1900’lülerin Amerikası, Fransa’sından. Hiçbir farkı yoktur. Çünkü ne emperyalizm sömürüsü değişmiştir ne de onların işbirlikçisi faşist ülkelerin ADALETSİZLİKLERİ. Değişen tek şey yeni süreçte eklenen “dijital” söylemidir sadece. Ne büyük değişim. Sömürenler cephesinden değişen bir şey yok, haksızlığa uğrayanlar açısından ise değişen şey haksızlıklarını anlatmak için çok daha etkileyici yol ve yöntemler yaratmışlardır. Adaletsizliklerin teşhir olması için 50, 17 yıl geçmesi gerekmemekte, çok daha kısa teşhir olmaktadır. Çünkü karşılarında, direnen, teslim olmayan, Adaletsizliklere boyun eğmeyen, politikasız kalmayan ÖZGÜR TUTSAKLAR var. Bir konuştular mı bütün dünya duyuyor Koçak Mustafa gibi, Helin, İbrahim ve Adaletin sembolü Ebru Timtik gibi. . Balaç ve Gökhan Yıldırım BEDENİMİZİ DELİL YAPTIK; DEVLETİN YALANLARINI İSPATLAYACAĞIZ! Diyerek yola çıktı. Taleplerinin yanındayız. Talepleri Adil yargılanma olan, Gizli Tanık, Dijital delil adı altında onlarca yıl hapishanede kalmalarına engel olmak, onların nezdinde haksızlığa uğrayan tüm devrimci tutsakların “Adil Yargılanma” Hakkı, Hasta Tutsakların tedavi hakkı için, Uyuşturucuya karşı Mücadele edenlerin değil Uyuşturucudan para kazanan mafya babalarının ve artık herkesçe bilinen abileri Soysuz Süleyman’ın yargılanması için, Özgür Tutsakların 7 yıl direnerek, 122 şehit vererek kazandıkları hakların gaspına son vermek için, “ Disiplin Cezası” adı altında yargılandıkları ana davadan bile daha fazla alınan cezaların tüm sonuçlarıyla birlikte kaldırılması için bir kez daha bedenlerini açlığa yatırdılar

Sonuna kadar haklı ve aynı zamanda bizim de olan bu taleplerin sahiplenmesi için herkesi, her biçimde onların taleplerini dillendirmeye, destek olmaya ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.

Neler yapabiliriz, belli başlıklarla sıralayalım:

1- Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım kimdir? Neden Ölüm Orucu Yapıyorlar, yani Taleplerinin yer alacağı DUVAR GAZETELERİ

2- Taleplerini anlatan YAZILAMALAR

3- Pankart Asma

4- Konsolosluk Önü Eylemleri Taleplerinin anlatıldığı, Tabut bırakıldığı eylemler

5- Süreli, Süresiz, Destek Açlık Grevleri

6- Ölüm Orucu’nun Taleplerini anlatan Halk Toplantıları

7- Sokak, Meydan eylemleri

8- Dilek Fenerleri uçurma

9- Videolar çekme

10- Direnişçilere ithafen şiirler okuyup, şarkılar söyleyip video çekme

11- Hasta Tutsakların hapishanede ciddi rahatsızlıkları olduğu halde tedavileri önünde engel olunarak, tahliye edilmeyerek, katledilmesine onay veren kurumların (Üçlü Çete, Adalet Bakanlığı, Hapishane İdaresi, Adli Tıp Kurumu) aranması,

12- Direnişçilere Kart, Mektup yazma

13- Direnişçilerin Ailelerini arayarak,

14- İmza toplamak, faks çekmek, dilekçe yazmak vb

15- Direnişçilerin Taleplerini basın ve Yayın kuruluşlarına yazma

16- Tanıdıklarımıza, akrabalarımıza, komşularımıza anlatma vb. Yani onların seslerini duyuracak, direnişlerini destekleyecek her yol ve yöntemi kullanarak direnişe güç verebiliriz.

Her zaman söylediğimiz gibi herkesin mutlaka yapabileceği şeyler vardır, elinden ne geliyorsa, neyi yapabiliyorsa onu yaparak, direnişi duyurabilir, güç katabilir direnişi zafere taşıyabiliriz. Haklı olan, güçlü olan ve Kazanacak olan biziz. Yeter ki Direnişçilerimiz için yaptıklarımızı büyük küçük demeden üst üste koyup zulmün önünde barikat yapalım. Biz istedik mi İbrahim’in dediği gibi “Anadolu’dan Antartika’ya, Latin Amerikaya “ seslerini duyurduk yine duyurabiliriz. Ömürlerini, bedenlerini avuçlarımızın içine bırakıp ölümde dahil hiçbir bedelden kaçmayan Direnişçilerimizin kazanması bize bağlıdır. Bu mücadelede herkes üzerine düşeni yapıyor. Düşman, halka ve devrimcilere karşı elinden geleni ardına koymuyor, devrimciler direniyor, özgür Tutsaklar bu saldırının en önünde set olmuş direniyor. Bizlerde üzerimize düşeni yaptığımızda her türlü yozluğa, baskıya boyun eğmemizi

isteyenler bir kez daha yanıldıklarını görecekler: Onlar istiyor ki, ülkeyi emperyalizme peşkeş çektikleri yetmiyormuş gibi, çalsınlar çırpsınlar, sömürsünler, semirsinler, uyuşturucuyu yaygınlaştırıp çocuklarımızı zehirlesinler, katliamlar yapsınlar, Gençlerimizi geleceksiz bıraksınlar, Üniversite öğrencilerin barınma ihtiyaçlarını karşılamadıkları Tarikatların pençesinde geleceksiz bırakıp intihar eden gençlerimiz arkasından bile arsızca konuşsunlar, sokak ortasında vursunlar, hapse atsınlar,

ama onlara ses çıkaran olmasın. Biz böyle bir halk değiliz. Onurumuz, geleceğimiz ve Adalet için direnişlerle dolu bir tarihe sahibiz.

Çünkü bütün bunlara karşı çıkan, “Artık Yeter” diyen direnişçiler hep oldu bu topraklarda.

Şeyh Bedreddinlerden, Pir Sultan’lara, Çakırcalıdan Sütçü İmanlara, Karayılan’a, Köroğlu’ndan Mahirlere, Denizere, Sabolara, Berdanlardan, Şafaklara direnenlerin yüzü suyu hürmetine yaratıldı bu görkemli tarih! Bugün de Sibel Bu nedenle emperyalistlerin her politikası bizim ülkemizde tıkır tıkır işlemedi. Tarihi direnenler yazdı, bundan sonra da böyle olacak.

Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!

Gizli Tanık, Dijital Delil, İtirafçı Devletin Kendisidir!

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

Devrimciler Değil, Suçlular Yargılansın!

Adalet İstiyoruz, Alacağız!

Almanya Halk Cephesi

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.