1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

George İbrahim Abdallah’ Özgürleştirme Komitesi’nin Enternasyonal Konferans’ta Yaptığı Konuşma Metni

19 Aralık Hapishaneler Katliamını anma için yapılan Enternasyonal Konferans’ta George İbrahim Abdallah'ı Özgürleştirme Komitesinin yaptığı konuşmayı paylaşıyoruz…

Konuşma, devrimci değerlerin nasıl korunduğunu, Abdallah'ın 38 yıllık tutsaklık sürecinde inancından ve kararlığından bir milim sapmadığını gösteriyor:

Dayanışma Silahtır

Devrimci ve siyasi tutsaklar onurumuzdur, onlar direnişin meşalesidir!

Dayanışalım;

Her yerde dayanışma Siyonizmin hapishanelerindeki ayrıca Fas, Türkiye, Yunanistan, Filipin ve dünyanın herhangi bir yerinde tecrit hücrelerinde bulunan direnen savaşçılar içindir. Bu sloganı bilenler, hemen George Abdallah ile özdeşleştireceklerdir. Ve gerçekten de her bir yoldaşımızın açıklamasını bitirdiği temel sloganlardan biri.

George Abdallah için bunlar sadece sözden ibaret değil. Hayatı boyunca verdiği tüm kavgalarda olduğu gibi, sözleri de doğallığında pratik ile birleşiyor. Teorinin ve pratiğin diyalektik bütünlüğü onun bütün tecrübelerini ve mücadelesini özetliyor.  Burada ayrıntıları saymayacağız.  Sadece öncesine değil, uzun tutsaklık yılları boyunca dayanışmayı pratiğe döküyordu.

"Dayanışma, Türkiye'de tecrit hücrelerindeki direnişçilerle her yerde dayanışma": Georges Abdallah bugün hala bu dayanışma çağrısında bulunuyor. Bunu somutlarsak, kendisi 9-15 Temmuz 2001 arası "Türkiye'deki devrimci tutsakların mücadelesi dayanışmak “için açlık grevi yaptı. Aynı zamanda Türkiye’deki faşist rejimin barbarlığını teşhir etmek ve “ölümsüz şehitlerin” kahramanca mücadelesine tam desteğini sunmak istedi.  

14 Temmuz'da, Türkiye'deki yoldaşlarının direnişini desteklemek için, tahmin dahi edemeyeceğiz derecede yaratılan acıların, katledilen yoldaşların kayıpların hesabını sormak için öfke ve seferberlik günü çağrısında bulundu.

İçeriyi ve dışarıyı bir araya getirmek; Türkiye'deki siyasi tutsakların F tipi tecrit hücrelerine karşı haklı taleplerini duyurmak, Türkiye devleti ve DGM’lerin sözde terörle mücadele yasaları kapsamında başlattığı her türlü işkence ve baskıyı teşhir etmek; son olarak, sözde demokratların, Türkiye’deki faşist rejimiyle olan tüm işbirlikçilerin ve özellikle de saflarımızdaki kulaklarını tıkayanların maskesini düşürmek istedi.

Georges Abdallah o dönemlerde, yoldaşlarını "özgürlük meşalelerine ve yenilmez kahramanlara” diye adlandırıyordu. Bu bağlığın yanı sıra yine bütün tutsakları farklı düşüncelerde ve sınırların ötesinde, emperyalizmin hapishanelerinde düşmana karşı mücadele eden tutsakları birleştirme ve “mücadele birliği” yaratma çabasındaydı.   

 

Herkes “emperyalist burjuvaziye ve devletlerine, ittifaklarına, ulusal fraksiyonlara, kompradorlara, silahlı ve polis kuvvetlerine" karşı birleşsin; "adaletsizlik, sefalet, baskı ve sömürüye" karşı birleşelim;

herkes halkların davası ve mücadelesinin meşruluğu için birleşsin;

herkes "devrimci şiddetin doğru ve meşru yöntem olarak başvurmak gerektiği için birleşsin, halkın ve sosyal kurtuluşun" tek garantörü olduğu için birleşsin;

hepimiz direnişçilere bağlılığının doğru olduğunu kabul ettirmek için birleşelim;

herkes, pişmanlık duymadan veya teslim olmadan, ama her türlü mücadele biçimini kabul ederek birleşelim.

Bu bağlamda iki tanınmış slogan öne sürebiliriz. Birisi "İsyan etmek için nedenimiz var!" Diğer ikisi ise "birimizin savunması hepimizi savunmasıdır!" - "Birimize saldırmak, hepimize saldırı olarak kabul edilir! “

Özellikle yoldaşımız tarafından imzalanan 19 Haziran 1999 Platformunda, devrimci, komünist, anarşist, anti-faşist ve antiemperyalist tutsakların uluslararası dayanışmasının yanında halkların uluslararası dayanışması da teyit edildi.

Bu bağlamda Georges Abdallah'ın 4 Temmuz 2001 tarihli bildirisinde ilan ettiği sloganın kelimelerle ve pratikle yapılması gereken ortadaydı: "Bütün şehitler ölümsüzdür ve bizimdir”!

O günden beri, 1984 yılından itibaren 37 yıllık tutsaklığında, yoldaşımız Georges Abdallah doğru bildiğinden asla şaşmadı ve kararlığından taviz vermedi.

24 Ekim 2021'de tutsaklığı 38. yılına girerken, o emperyalizme, Siyonizm’e ve gerici Arap ülkelerine ve faşizme karşı kesintisiz mücadele etmeye devam ediyor.  

Devam eden mücadelelerin dinamiklerinin haberini almadan bir gün dahi geçmiyor; dikenli tellerin ötesinde, düzene karşı tüm mücadelelerin ön cephesinde olmadan bir gün bile geçmiyor.

Georges Abdallah’ da tıpkı Türkiye'deki siyasi ve devrimci tutsaklarımız gibi, direnen bir savaşçı oldu ve olmaya devam ediyor, özgürlük mücadelesinin ön saflarında ve halka uygulanan her türlü baskıya karşı duruyor.

Onların mücadelesi, sınıflar savaşıdır. Bu savaş ezen sınıfa karşı, iktidarın her türlü siyasi, ekonomik ve sosyal egemenliğine, en temel haklara yönelik her türlü gaspa ve saldırıya ve her türlü baskıya karşı olmuştur. Onların mücadelesi siyasiydi ve halen öyledir; bu yüzden onları siyasi zeminde savunmalıyız çünkü savunmaları mücadelelerinden ayrılmaz. Onlar bizim mücadelemizin bir parçası, biz de onların.

Bağlılıklarının ve kararlılıklarının gücüyle, siyasi ve devrimci tutsaklar en fazla baskıya maruz kalıyorlar ve ağır bedel ödüyorlar.

Ağır cezalar alarak, tecrit edilerek, insanlık dışı ve onur kırıcı hapishane koşullarında tutuluyorlar. Sevklerde kendilerine zulmediliyor, ailelerine baskı ve işkence uygulanıyor. 19 Aralık 2000’de Türkiye'deki yoldaşlarımıza karşı gerçekleştirildiği gibi hapishanelerin içinde katliamlar düzenlemeye kadar gidebiliyor. Sabahın erken saatlerinde, 20 hapishaneye yönelik yapılan bu askeri operasyon sırasında, 28 yoldaşımız katledildi, yüzlercesi ağır yaralandı ve 1500'den fazla tutsak meşhur F tipi tecrit hücrelerine nakledildi.

Ancak çizgilerinde ve bu savaşta kafası net olan siyasi ve devrimci tutsaklar kendi saflarını seçtiler. Mücadelelerinin gücü davalarının meşruluğunda yatmaktadır. Bu temelde onları sahiplenmeli ve serbest bırakılmalarını talep etmeliyiz. Onların siyasi kimliklerini sahiplenmeliyiz, hem de tüm siyasi kimliklerini.

Antiemperyalist, anti-kapitalist, anti-siyonist ve anti-faşist; gerici devletlere karşı şu anki gerici faşist Türkiye devletine karşı savaşanları desteklemeliyiz.  

Sömürgeliğin ve sömürünün sona ermesi; ulusal kurtuluş mücadelelerini desteklemeliyiz. özellikle denizden nehire kadar özgür ve muzaffer bir Filistin için direniş ateşinin önderlik edenleri;

halkların mücadelelerini, direnişlerini her yöntemle ve özellikle silahlı mücadele desteklenmeli.

 

Açıkça ilan edilen bu savaşta, dün olduğu gibi bugün de tutsak yoldaşlarımızın yanındayız. Onların serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.  Ömrünü hapishanede küçük bir sonsuzlukta geçiren Georges Abdallah’ın ve Türkiye’deki yoldaşlarımız gibi iddialarından asla vazgeçmeme ve siyasi bağlılığı kendimize ilke olarak ediniyoruz.

 

Georges Abdallah ve Türkiye, Filistin, Hindistan ve başka ülkelerden tüm siyasi ve devrimci tutsaklar yoldaşlarımızdır!

 

Onları harekete geçiren direnme ruhudur. Eğer bir şeyi talep etme hakkı varsa oda direnme hakkıdır. eğer gerçekten bir hak alma varsa, dün olduğu gibi bugün de kesinlikle direnme hakkı olduğunu aynı zamanda teslim olmamak olduğunu göstermeye devam ediyorlar:

"Mesele tutsak düşmek değil, mesele teslim olmamak" Emperyalist güçlerin durumunu mümkün olduğunca yakından tahlil ederek, talan ve hegemonya planlarına karşı savaşarak teslim olmamak!

 

Barbarlıktan başka bir şey olmayan can çekişen kapitalist sisteme karşı savaşarak teslim olmayacağız! Ezilen halklar arasındaki enternasyonalizmi ve dayanışmayı birleştirerek teslim olmayacağız!

Düşmanın mahkemelerini ve hapishanelerini devrimci arenalara çevirerek teslim olmayacağız!

Başka bir gelecek sadece mümkün değil, aynı zamanda gerekli olduğu için ayağa kalkarak teslim olmayacağız!

Güçler dengesini oluşturduğumuzda, düşmanın elinden devrimci ve siyasi tutsakları alacağımıza inanıyoruz, Zafer ve yine Zafer için !

 

Yaşasın Türkiye'deki devrimci tutsakların direnişi!

Georges Abdallah'a özgürlük!

Ali Osman Köse'ye özgürlük!

Tüm Filistinli ve devrimci tutsaklara özgürlük!

 

Ayten Öztürk'ün ev hapsi derhal ve şartsız kaldırılsın!

 

Fas, Türkiye, Yunanistan, Filipinler ve dünyanın başka yerlerindeki Siyonist hapishanelerde ve tecrit hücrelerindeki devrimci tutsaklar ile dayanışma!  Her Yerde Dayanışma!

 

Şehitler ve mücadele eden halklar onurumuzdur!

 

Kahrolsun Emperyalizm ve Onun Siyonist Bekçi Köpekleri ve Gerici Arap Devletleri!

 

Kapitalizm ve Emperyalizm barbarlıktır, ona karşı mümkün olan tüm yollarla karşı çıkmak herkes için onurdur!

 

Yoldaşlarla birleşerek ve sadece birlikte kazanabiliriz!

 

Paris, 13 Aralık 2021



 

 

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.