1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

NATO-AB-ABD Emperyalizm Donbass Ve Ukrayna Halkından Kanlı Ellerini Çeksin.

 Emperyalizm tüm dünyada NATO üsleri kurup, kendi çıkarları için gerici faşist işbirlikçi iktidarları inşa etmek isteyen Emperyalizm.

NATO, ABD ve AB'nin Savaş Provokasyonlarına Son! Doğu Ukrayna'daki anti-emperyalist ve anti-faşist güçlerle dayanışma!

Son günlerde Donbas ve Rusya etrafındaki gelişmeler çok hızlı değişiyor. 24 Şubat dünya “Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığı” haberleri ile uyandı.

Gelişmeleri ve olayları bir bütünlük içinde tam anlamıyla değerlendirebilmek için, biraz daha izlemek ve olaylar seyrinde tahlil etmek gerekir. Ancak bazı şeyleri bugünden söyleyebiliriz.

Biz daha düne kadar, Rusya’nın Donbas’ı bağımsız bir devlet olarak tanımasını tartışıyorduk.

Emperyalist medya feryadı figan “uluslararası hukukun ihlal” edildiğini iddia ediyordu. Biz tam bu iddialara açıklık getirmek isterken, Rusya’nın askeri operasyonu da gündeme geldi.

Ukrayna devleti, 8 yıldır Donbas’a karşı açık bir savaş yürütüyor. NATO ve AB destekli Ukrayna ordusu ve faşist milisleri Doğu Ukrayna halkına karşı sürdürdüğü bu savaşta resmi rakamlara göre bugüne kadar 13 bin kişi katledildi.

Son haftada Ukrayna Donbas’ı adeta yayılım ateşine tuttu, Donbas halkının başına bombalar yağıyordu.

Rusya devletinin bölgedeki çıkarları bir yana, son yıllarda gelişen olayları göz önünde bulundurursak savaşın nasıl ortaya çıktığını çok açık görebiliriz:

ABD ve AB, 2014 yılında destekledikleri faşist darbeyle birlikte Ukrayna'yı tamamen kendi kontrolü altına almaya çalıştılar. Ukrayna'nın NATO üyeliğini dayatan emperyalizmin, Rusya'ya yönelik siyasi ve askeri kuşatmayı büyüttü ve savaşın çıkması için zemin hazırladı.

Emperyalist medya Rusya’yı “uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlarken, Ukrayna’nın Donbas halkını katlettiğini tek bir kelimeyle ağzına almıyor.

2014 yılında 3 garantör ülkenin teminatıyla Donbas’daki savaşiı durdurmak için, Ukrayna ve Donbas’lılar arasında “Minsk anlaşması” imzalandı. Bu imzayla birlikte anlaşmanın kendisi “BM garantörlüğü altında uluslararası hukukun” bir parçası oldu.

Bununla birlikte, Rusya dışında kimse Minsk anlaşmasının gereğini yerine getirmedi.

13 maddeden ibaret olan Minsk anlaşması neyi içeriyor?

En başta ağır silahları Donbas’dan çıkarmayı. Doğruyu söylemek gerekirse, bunu her iki tarafta yapmadı.

Sonra en başta Donbas’dakileri “muhatap” alıp, sorunu diyalog yoluyla çözmeyi.

Ukrayna bunu 8 yıl boyunca bir kere bile yapmadı. Donbas’daki temsilcileri asla muhatap almadı.

Minsk anlaşmasına göre, Ukrayna anayasasında bir değişiklik yapılıp, Mart 2015’e kadar o bölgenin özerkliğini garantileyecekti.

AGİT gözetiminde 2015’un sonuna kadar yerel seçimlerin yapılmasını sağlayacaktı.

Donbas’daki anti-faşistlerin ceza yaptırım gibi kaygıları olmaması için, genel af’ın çıkması gerekiyordu.

Anlaşılacağı gibi, Rusya’nın aslında hiçbir şekilde Donbas’ı Ukrayna’dan ayırmak gibi bir amacı yoktu.

Ukrayna altına imzasını attığı Minsk anlaşmasına uysaydı, Donbas’da 2015’den beri barış sağlanmış olurdu.

Ukrayna hiçbir zaman uymadı. Ekim 2021 yılında, garantör ülke olan Almanya ve Fransa, “Ukrayna’nın artık Donbas’lılar ile görüşmesinin bir gereği kalmadığını” söyleyerek Minsk anlaşmasını gömdü.

Ancak buna rağmen suçlanan taraf hep Rusya olmuştur.

Minsk Anlaşmasını Kim İhlal Etti?

Usulararası Hukuku Kim İhlal Etti?

En başta şunu belirtmekte fayda var: Minsk anlaşmasının 13 maddesinin hiç birinde, “Rusya Donbas’ı bağımsız devlet olarak tanıyamaz” diye ibare geçmiyor. Ki Rusya garantör ülke, zaten anlaşmanın bir parçası değil.

Rusya Donbas’ın bağımsızlığınıj tanıyarak Minsk anlaşmasını gömdü mu? Uluslararası hukuku ihlal etti mi?

Bir yerde evet, Donbas’ı tanımakla Minsk anlaşması öldü. Çünkü artık Ukrayna’ya geri verilmesinin zemini kalmadı.  Ama ihlal eden “en son ülke” oldu…

Hemde 8 yıllık ısrarlı bir çabadan sonra.

Peki, uluslararası hukuku ihlal etti mi?

Hem evet, hem hayır.

Uluslararası hukuk iki ilkeyi ön görüyor.  Bu iki ilke birbirleriyle çelişiyor.

Birisi ülkenin toprak bütünlüğü.

Diğeri Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı.

Donbas neden bağımsızlğını istedi? Çünkü Kiev’de emperyalizmin darbeyle başa getirdiği faşist, neo-nazi bir iktidar var. Donbas’lılar ise anti-faşist bir kopuşu gerçekleştirdiler.

Bu kopuş İngilizce’de “secession” diye bilinir

Bu yönden uluslararası hukuk Donbas’ın kopuşunu kapsamı oluyor.

Ayrıca Uluslararası Adalet Divanının “Kosovo” kararı var ki, bunun sayesinde fazlasıyla kapsıyor.

O zamanlar emperyalistlerin çıkarına uygun olduğu için, Kosovo’nun Yugoslavya’dan ayrılmasını uluslararası hukukun ihlali olarak görmediler.

08 Ekim 2008 yılında bu konu Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanına taşında. 22 Haziran 2010 yılında Lahey’deki mahkeme, Kosovo’nun bağımsızlık ilanı uluslararası hukuku ihlal etmiyor” şeklinde karar verdi. Kosovo için geçerli olan, her yer için, yani Donbas içinde geçerli.

Tartışma aslına burada noktalanıyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya Askeri Operasyonu

Biz Anti-Emperyalist Cephe olarak her zaman emperyalizmin karşısında ve halkların yanında yer alırız. Bize bu ilkeler kılavuzluk eder.  

Rusya’nın Ukrayna’ya askeri operasyon düzenlemesinde de bu ilkemizi göz önünde bulunduruyoruz.

Olanlar asıl olarak Ukrayna halkına oluyor. Buda kesinlikle istenilen bir şey değil.

Ama bunun sorumlusu da, her işbirlikçi iktidar gibi, Ukrayna hükümeti. Şu anda halkını felakete sürüklüyor.

Rusya defalarca Ukrayna’nın NATO’ya girmesine karşı olduğunu belirtti. NATO’nun, böylece özellikle ABD, ama bir şekilde AB emperyalizmin burnunun dibine kadar gelmesini tehdit olarak algıladığını defalarca belirtti.

Gelişmeleri takip ediyoruz.

Emperyalizm Donbas ve Ukrayna halkından kanlı ellerini çeksin.

Emperyalizm çekilirse, hiçbir halkın sorunu kalmaz.

Anti-Emperyalist Cephe

 


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.