1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Ölüm Orucu Direnişçisi Gökhan Yıldırım: İçerisiyle Dışarısıyla Koca Bir Hapishanedir Türkiye

Konserve Kutularındaki Sardalyalar

Ülkemizdeki askeri diktatörlük yok ama demokratik dedikleri bu sistemde hapishaneler ağzına kadar tutuklu /hükümlü (T/H)İ ile dolu. Ve bu tutukluların bunun hepsi doğal olarak yoksullardan oluşuyor.’ Neden; Çünkü yoksulluğu yaratanlar böyle buyuruyor da ondan.

Yoksulluğu üreten iktidar çözümü de daha fazla hapishane açmakla “çözmeye” çalışıyor… Birgün Gazetesi’nin 25 Şubat 2022 tarihli haberinde Adalet Bakanlığı’nın ‘2022 Performans Programı “haberinin içeriği şöyledir; “Adalet Bakanlığı ‘2022 Performans Programı’na göre 2021’de 39 yeni cezaevi açıldı. 2022’de 18, 2023 7, 2024’te ise 15 yeni cezaevi açılması planlanıyor.(…)”

Adalet Bakanlığı performans programı ülkemizde 383 olan hapishane sayısına her yıl yenilerini ekleyerek adeta bunu övünç kaynağı gibi göstermektedir. Bu tutum bize, Alman olduğuna inanan Fransız düşünür(!) Georges Vasher de Lapovge’nin yüzyıl önce ırkı saflaştırmak için daha çok giyotine ihtiyaç olduğunu söylemesini hatırlatıyor. Çünkü sözde düşünür; suçluların ve yeteneksizlerin çoğalışını yalnızca giyotinin düzeltebileceğini inanıyorlar. Adalet Bakanlığı önüne koyduğu yeni hapishane açma hedefinde neyi başarmak istiyor. Bilinmez hapishaneler inşa ederek suçu ve suçluyu bitiremeyecekleri aşikâr. Peki, eğer böyleyse neden daha fazla hapishane?

Derler ki hapishaneler kazanç yeridir… Çünkü tutuklu ve hükümlü sayısı artarken kazanç da artar. Buna “suç kazancı” derler! Kimdir bunu diyen, emperyalist tekeller! Amerika’da ve birçok Avrupa ülkesinde hapishaneler özel şirketler tarafından işletilir. Ülkemizde hapishaneler henüz özelleştirilmedi veya işletmesi henüz özelleştirilmedi ama çok da uzak değil. Çünkü yağma ve talan siyasetinin ucu eninde sonunda buralara sıçrayacaktır.

Ülkemizde 383 hapishanede yaklaşık 300 bine yakın tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Konserve sardalye gibi istiflenmişlerdir tutsaklar. Elbette Adalet Bakanlığı bu arzı görüp “hizmet” vermek için yeni hapishaneler açmıyor ki veriler bakın aynı gazetenin haberinin devamında ne yazıyor:

“Ülkedeki cezaevi sayısı ise 383. Adalet Bakanlığı her yıl çok sayıda cezaevi inşa etme planları yaparken buna rağmen mahkûmlara neredeyse yer kalmamış durumda.(…) Cezaevlerindeki nüfus yoğunluğuna karşı tutuklu ve hükümlüye düşen alan giderek azalıyor. (…) Havalandırma, spor alanları ve diğer tesislerle birlikte 200’de 120, 3 metrekare olan hükümlü başına ayrılan alan, 2021’de 30,9 metreye düştü. Bu oran ilerleyen yıllarda ise giderek düşecek.

Buna göre cezaevlerinde bu ve gelecek yıllarda mahkûmlara ayrılan alan şöyle;

2022: 28,2 metrekare

2023:25.9 metrekare

2024:24.3 metrekare”               ( Birgün Gazetesi 25 Şubat 2022)

Verilenden ve tutsaklara düşen alandan da anlaşılacağı üzere yeni hapishaneler çözüm olmadığı gibi sonucu değiştirmemektedir.

Çok eskiden 17. Yüzyıl’da İngiliz gardiyanlar yargıçlara kendilerine mahkûm göndermesi için rüşvet verirmiş. Özgürlük vakitleri geldiği zaman mahkûmlar gardiyanlara borçlu çıkar ve hayatlarının sonuna kadar gardiyanlar için dilencilik yapar ya da çalışırmış… Bu gün de çok farklı değil. Hapishanelerde parası olmayan tutsaklar zor durumda yaşarlar. Tahliye olan hükümlülerde kaldıkları süre boyunca verilen iaşenin bedelini ödemek zorundadır. Yani hapishanelerden borçlu çıkarsın.

Adalet Bakanlığı’nın 2022 Performans Program hedefindeki yeni açılacak hapishaneler AKP’nin ”moda” ve talan lüksünden payına düşeni almaktadır. Yapılan tüm hapishaneler ultra lüks güvenlikli olarak yapılarak adına “çok çok güvenlikli ”diyerek piyasaya sunmaktadır. Yeni açılan hapishaneler yeni tiplerle duyurulmaktadır kamuoyuna. Amerikan filmlerine özenircesine elektronik kapılar, biyometrik sistemler her şey kamera ve tek bir tuşla teknoloji ile donatılmaktadır. Burada amaçlanan tutsakların sorunlarına çözüm değil tam aksine, eskiden “suçluyu” rehabilite, iyileştirme adı vardı. Şimdi ise bu yeni tip hapishanelerle değil “topluma kazandırmak” izole ederek iyice tecrit edilmesidir. Yeni tip hapishanelerde neredeyse gardiyan görmek bile mucize olacaktır. Günümüz teknolojisiyle oturduğu kumanda merkezinde ekrandan tutsağın her şeyini dikizleyecek, dinleyecektir…

Şeyh Bedreddin; “En zorba hapishane, insanın kendi, kafasının içinde kurduğu hapishanedir” demiştir ancak yeni hapishanelerdeki tecritle amaçlanan “kafada kuracak” bir şey bırakmamasıdır.

İçerisiyle, dışarısıyla koca bir hapishanedirTÜRKİYE . Şehir dışına sadece hapishaneler inşa edilmiyor. Hapishanelere gibi makro-kentlerde yükseliyor. Onlarda tıpkı hapishanelerde hedefte elbette düzenin yarattığı nedenlerden dolayı suç işleyenler yoktur. Hedeflerinde onların düzenini bozacak, yarattıkları bu sistemi küllerine kadar paramparça edecek olanlar vardır. 22 yıl önce F Tipleri hangi niyetlerle açıldıysa bugünde adına S tipleri dedikleri vb. hapishaneler aynı amaçla açılmaktadır.

Biz 22 yıl önce 20 Ekim’de yola çıkarken ne dediysek, 22 yıl sonra da aynı şeyi söylüyoruz. Sibel’in benim sesime kulak verin ne dediğimizi anlayacaksınızdır!

Sözü halkların kumandanı Fidel’e vererek noktalayalım; “Bir katilin, bir hırsızın Başbakan olduğu bir cumhuriyetle, dürüst kişilerin yerinin ya mezar ya cezaevi olduğunu anlayabilmek zor bir şey olmasa gerek” 


   
     

  

 

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.