1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Stuttgart Halk Cephesi’nden 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Açıklaması

1857 yılında ABD'de fabrika işçileri olarak yaşamlarını geçindirmeye çalışan kadınlar dayanılmaz çalışma koşullarını düzeltmek için bir grev başlatırlar. Fabrika sahibi direnen kadınların meşru taleplerini karşılamak yerine 8 Mart 1857 tarihinde onları fabrikaya kilitleyip diri diri yaktı. Devrimci önder Clara Zetkin bu katliamda diri diri yanan kadınları Enternasyonalde anarak 8 Mart'ı Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak önerir, bu öneri ise oy birliğiyle kabul edilir.

 

Burjuvazinin bu katliamcı geleneği hiç değişmedi. Yıl 2000, yani katliamdan 143 yıl sonra. ABD'nin Türkiye hapishanelerine dayattığı "Ya Düşünce Değişikliği Ya Ölüm" adı altındaki F-Tipi tecrit saldırısına karşı ülke genelinde süren bir ölüm orucu direnişi var. Faşizm tecrite karşı olan bu haklı talepleri karşılamak yerine 19 Aralık 2000 tarihinde başlattığı bir katliam saldırısında tutsak devrimcileri kurşunlarla, gaz bombalarıyla katleder. 6 kadın, ismi günümüze dek bilinmeyen kimyasal bombalarla diri diri yakılarak katledildi. 6 Şubat 2022 tarihinde bu katliamda yaralanan kadınlardan BİRSEN KARS katliam sonucu yakalandığı kanser hastalığından dolayı tedavi gördüğü Almanya'da şehit düşer. 

 

Burjuvazinin egemenliği dünya genelinde Emperyalizm aşamasında sürmektedir. Ülkemizde ise İşbirlikçilerin halkları sömürmek için kullandığı yönetim biçimi yeni sömürge tipi faşizmdir. Emekçi kadınlar, hem ezilen sınıftan oldukları için, hem de kadın oldukları için çifte sömürüye tabi tutulurlar. Bu çifte sömürünün son bulması için ezilen kadın-erkek omuz omuza verip bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesini büyütmeli! Kurtuluşun ikinci, üçüncü yolu yoktur. Burjuvazinin solu ve kadınları belli sınırlar içinde tutmak ve iktidar mücadelesinden soyutlamak için kullandığı Feminizm vb akımlar kurtuluşa götürmez. 

 

Feminizm erkeği düşman belirler, Helin Bölek ve Ebru Timtik gibi devrimci kadınlar erkek yoldaşlarıyla omuz omuza ölümüne direnirler. Tüm dünya halklarını ayağa kaldırır, değerlerimizin uğruna ölebileceğimizi gösterirler!

 

Feminizm kadının kurtuluşunu burjuva parlamentolarda çıkacak düzenlemelere hapseder, Nuriye Gülmen gibi devrimci kadınlar faşizmin KHK saldırısına Yüksel direnişini yaratarak direnirler. Ezenlerin çözümü değil çelişkiyi temsil ettiğini gösterirler.

 

Feminizm barışçıl yollarla hak alınabileceğini anlatır, devrimci kadın Ayten Öztürk faşizm tarafından 6 ay boyunca tutulduğu gizli işkence hanelerde gördüğü iskenceye kahramanca direnerek faşizmi teşhir eder. 

 

Feminizm düzenin çizdiği icazet sınırlarına sadık kalır, Sibel Balaç yoldaşı Gökhan Yıldırım ile birlikte bedenini ölüme yatırır, faşizmin süreye yayılan idam politikasına karşı direnerek hasta tutsakların özgürlüğünü talep eder.


Selam olsun meydan meydan, sokak sokak, içeride ve dışarıda emperyalizme ve faşizme karşı direnen devrimcilere!

 

Selam olsun kurtuluşun yolunda ölüm pahasına yürüyenlere!

Selam olsun devrime meşale olan Sabo'nun kızlarına! 

Selam olsun bütün Dünya Emekçi Kadınlarımıza!

Bağımsızlık ve Sosyalizm Mücadelesinde Şehit Düşenler Ölümsüzdür!

Kurtuluş Mücadelesini Hapishanelerde Sürdürenler Onurumuzdur!

 

Stuttgart Halk Cephesi

 

 

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.