1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Büro: Tek Tip Elbise Dayatmasına Son Verilsin

TEK TİP ELBİSE DAYATMASINA KARŞI AÇLIK GREVİNDEKİ MÜVEKKİLİMİZ ÖZGÜL EMRE’NİN YAŞAMI TEHLİKEDE!

ROHRBACH HAPİSHANE İDARESİ VE ALMANYA FEDERAL YÜKSEK MAHKEMESİ (BGH) MÜVEKKİLİMİZİN YAŞAM HAKKINDAN SORUMLUDUR!

ÖZGÜL EMRE’NİN TALEBİ KABUL EDİLSİN

YASADIŞI-KEYFİ TEK TİP ELBİSE DAYATMASINA SON VERİLSİN!

 

Almanya’da Türkiyeli bir devrimci gazeteci olan müvekkilimiz Özgül Emre, 16 Mayıs 2022 tarihinde Federal Savcılığın talimatıyla gözaltına alınarak 17 Mayıs 2022 tarihinde Karlsruhe’de çıkarıldığı Federal Yüksek Ceza Mahkemesi (BGH) sorgu hakimi tarafından tutuklanarak özel bir tecrit hapishanesi olan Rohrbach hapishanesine (JVA Rohrbach) konulmuştur.

Müvekkilimiz Özgül Emre tutuklandığı 17 Mayıs 2022 tarihinden beri yani 36 gündür açlık grevindedir. Çünkü müvekkilimize, bulunduğu Rohrbach hapishane idaresi tarafından Tek Tip Elbise (TTE) giymesi dayatılmakta, kendi kıyafetleri verilmemektedir.

Müvekkilimiz TTE dayatmasını kabul etmeyerek açlık grevine başlamıştır. Müvekkilimizin açlık grevi eylemi ve talepleri haklı ve meşrudur. Çünkü müvekkilimize yönelik TTE dayatmasının yasal-hukuki bir dayanağı olmadığı gibi bu uygulama insan onuruna, şeref ve haysiyetine aykırıdır.  Çünkü müvekkilimiz henüz tutukludur yani hakkında hiçbir hüküm verilmemiştir. Burjuva hukukunun evrensel ilkelerinden kabul edilen “masumiyet karinesi”ne göre “hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadıkça kimse suçlu gösterilemez.” Müvekkilimiz hakkında kesinleşmiş bir ceza bulunmadığı için onu suçlu gibi gösterecek, bu izlenimi verecek her türlü uygulama bu nedenle hukuka aykırıdır.  Yani müvekkilimizin talebi burjuva hukukuna göre bile haklı ve meşrudur.

Ayrıca müvekkilimiz henüz tutuklu olduğu, hakkında hiçbir hüküm bulunmadığı için, tutuklama tedbirinin doğal bir sonucu olan seyahat ve haberleşme hürriyeti gibi temel hak ve özgürlüklere yönelik zorunlu kısıtlanmalar haricindeki tüm özel kısıtlamalar da hukuka aykırıdır. Çünkü tutuklu hatta hükümlü bile olsa “herkes temel hak ve hürriyetlerinin korunmasını isteme hakkına sahiptir.” Kıyafetlerini serbestçe seçebilme, hangi kıyafetleri giyip hangilerini giyemeyeceğine karar verme hakkı kişilerin “özel hayatlarına saygı gösterilmesini isteme hakkı”nın doğal ve zorunlu bir parçasıdır. Müvekkilimiz Özgül Emre de özel hayatına saygı gösterilmesini, kişisel kıyafetlerini serbestçe seçebilmeyi istemektedir. Müvekkilimiz bu açıdan da son derece haklı ve meşru bir talep ileri sürmektedir.

Ancak buna rağmen Rohrbach Hapishane İdaresi hukuka uygun olmayan, akla ve mantığa aykırı, Hitler’in bile aklına gelmeyecek gerekçelerle bu Nazi uygulamasını savunarak müvekkilimizin haklı ve meşru talebine olumsuz yanıt vermiştir.

Müvekkilimiz Özgül Emre’nin kıyafetlerinin verilmesi ve TTE dayatmasından vaz geçilmesi talebiyle yapılan başvuruya Rohrbach Hapishane İdaresi tarafından verilen yanıtta TTE uygulamasının güvenlik nedeniyle zorunlu ve yasal olduğu savunulmuştur. Kararda, “…genel olarak cezaevinin güvenliği ve düzeni için önemli bir tehlike oluşturduğu gerçeğine bakılmaksızın, mevcut davadaki tehlike yeterince veya makul bir kontrol çabasıyla önlenemez, bu nedenle bir yasaklama gereklidir.” denilmiştir.

Bunun anlamı şudur; Özgül Emre “çok tehlikeli” bir suçludur. Genel kurallar, genel önlemler yeterli değildir. Bu yüzden özel olarak muamele edilmelidir! Peki, Özgül Emre’yi “çok tehlikeli” yapan şey nedir? Elbette devrimci, sosyalist düşünceleridir. Almanya devletinin yasalarına göre dahi suç olmayan demokratik faaliyetleridir.

Alman emperyalizmi kendi yasalarını, kendi hukukunu bile çiğneyerek müvekkilimizi yasal-demokratik faaliyetleri nedeniyle tutsak ettiği gibi onu akıl ve mantık dışı, her türlü keyfiliğe izin verecek gerekçelerle özel bir tecrit altında tutmaktadır.

Hapishane idaresi, bu kararını federal savcılığın müvekkil Özgül Emre ile ilgili iddialarına ve federal mahkemenin Özgül Emre ile ilgili özel tecrit uygulanması kararına dayandırmaktadır.

Hapishane idaresinin kararında “…Yüksek Mahkeme'nin 17 Mayıs 2022 tarihli kararı, dış temasların kısıtlanması ve izlenmesi gibi tutuklu yargılama için daha olağan kısıtlamalara ek olarak, her ziyarete Federal Kriminal Polis Bürosu'nun (BKA) eşlik etmesini ve postaların Federal Yüksek Mahkeme'deki Federal Savcı tarafından izlenmesini öngörmektedir. Savunma avukatının konumu da, savunma avukatıyla görüşmelerin sadece bir bölme arkasında yapılabilmesi ve savunma avukatının postalarının okuma hakimi (yerel mahkeme) aracılığıyla yönlendirilmesi nedeniyle kısıtlanmıştır. Tutukluluk sırasında, sanığın, DHKP-C örgütü veya Türkiye'deki başka bir terörist grupla ilgili olarak Ceza Kanunu'nun 129a ve 129b maddeleri uyarınca suç işlediğinden şüphelenilen kişilerle temas kurmaması da sağlanmalıdır.” denilmiştir.

Kararın devamında müvekkilin özel kıyafetlerinin verilmemesi soruşturma hakiminin “sanığın dış dünyayla ya da kendisi gibi düşünen mahkumlarla irtibata geçerek halen özgür olan üyelerle bilgi alışverişinde bulunması, yani komplocu bir bilgi alışverişi yapması gibi önemli bir tehlike” olmasına dayandırılmıştır.

Kararda ayrıca “Bununla birlikte, yasaklanmış amaçlara ek olarak, örneğin bir kaçış hazırlamak veya kurumun düzenini başka bir şekilde bozmak için gizli anlaşmalar yapma ve gizli mesajlar iletme tehlikesi mevcut davada görülmektedir. Dolayısıyla, tarafsız gözlemciye zararsız görünen bir nesne bile başka bir bağlamda bir mesaj olarak anlaşılabilir. Nesnelerin tehlikeli olup olmadığının kontrol edilmesinin yanı sıra, olası anlamları da dikkate alınmalıdır.” denilmiştir.

Bu açıklamanın, bu gerekçenin bir tek izahı vardır: Gerçek komplocu Alman devletidir. Komplo teorileriyle, örneğin, “kırmızı aslında sadece bir renk olmayabilir, örgütsel mesaj olabilir” gibi akıl ve mantık dışı varsayımlarla, niyet okumalara, keyfiliklerine, zorbalıklarına yasal kılıf uydurmaya çalışıyorlar; ama nafile. Bunun adı zorbalıktır. Bu kafa hapishaneleri hala toplama kampı gibi gören, ari ırktan olup olmadıklarını anlamak için insanların kafataslarını ölçen Nazi kafasıdır. Alman emperyalizmi bu kararla Hitler faşizmini, Nazizmin faşist ideolojisini miras aldığını bir kez daha göstermiştir. Bu karar, bu gerekçe Nazi Partisinden kalma anti komünizm düşüncesinin, faşist ideolojinin Alman emperyalizminin ruhuna işlediğinin kanıtıdır.

Bir kez daha yineliyoruz; müvekkilimiz Özgül Emre’nin talepleri haklı ve meşrudur. Gayrı meşru olan, yasadışı olan TTE dayatmasıdır. Bu dayatmaya son verilmelidir. Aksi halde müvekkilimizin başına gelebilecek her türlü olumsuzluktan, yaşam hakkına yönelik her türlü tehditten Rohrbach Hapishane İdaresi ve Almanya Federal Yüksek Mahkemesi sorumlu olacaktır.

Özgül Emre’nin Haklı ve Meşru Talepleri Kabul Edilsin!

Tek Tip Elbise Dayatmasına Son Verilsin!

HALKIN HUKUK BÜROSU ENTERNASYONAL BÜRO

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.