1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

İşimiz Ekmeğimiz Onurumuzdur İşimiz Ekmeğimiz İçin Direndik Ve Kazandık

Güvenlik Soruşturması Adı Altında İşçinin Emekçinin İşine Ekmeğine Göz Dikmek İşsiz Bırakarak Cezalandırmak Onursuzluktur!

Emeğimizi, alın terimizi, hakkımızı direnerek kazandık bu kazanım tüm işçi sınıfına bir örnek ve güç katmıştır. Yasin Keskin’in direnişi dayanışmanın ve sahiplenmenin örneği olmuştur.

Çankaya Belediyesinde güvenlik görevlisiyken İçişleri bakanlığının “güvenlik soruşturması” adı altında güvenlik kartına el konularak gasp edildi bu sürecin başlamasıyla geçici olarak Katı atık biriminde çalışmaya başlayan Yasin Keskin’e içişleri bakanlığının gaspı burada son bulmamış ve belediye ile birlikte işten atılması önünde karar verilmiştir.

Bu karar işçi sınıfına ve halkımıza duyulan kinin bir örneğidir, sen demokratik hakkını kullanırsan, Yüksel direnişine sahip çıkarsan, çıkarttığım KHK’lara karşı çıkarsan seni de işten atar açlığa ve sefalete mahkum ederim demek istemişlerdir. Yani tam anlamıyla bir sınıf kini ile karşı karşıya kalmıştır ve işinden ekmeğinden edilmiştir.

Yasin Keskin İŞÇİ MECLİSİ ile başlattığı direnişi ilk önce eşi ve çocuğuyla belediyenin önünde bir basın açıklamasıyla ilan ederek dayatılan adaletsizliğe baş kaldırmış ve direnişi seçmiştir. Direniş tam 61 gün sürdü her günü bir direniş her günü bir sınıf savaşıydı buna tahammül edemeyen patron belediyeciliği ve AKP faşizminin polisi her gün direnişe saldırdı. Yasin Keskin’i direnişte yalnızlaştırmaya tecrit etmeye çalıştı.

-          Destek verenleri yaka paça alandan uzaklaştırmaya çalıştı.

-          Çekim yapan gazetecilere ve direniş dostlarına saldırarak işkence yaptı işkence yaparak direnişi sahipsiz bırakmaya çalıştı.

-          Eşinin izin gününe dahi karıştılar direnen eşine destek olmasını engellemişlerdir.

-          Yalnızlaştırma saldırıları sonrasında Yasin Keskin her gün işkenceye maruz kaldı kan revan içinde bırakılarak direnme kararlılığını kırmaya çalıştılar

-          Yasin Keskin’in giydiği direniş önlüğü kırmızı üzerine sarı renkli olduğu için, terörize edilmek istendi. Önlüksüz eylem yapabileceği söylendi ama tüm saldırılarına rağmen direnişin renklerini üstünde taşımaya devam etti.

Direnme Kararlılığını Yüksel’den Alan Yasin Keskin İşçi Meclisiyle Direnişini Büyüttü!

Onu Yüksel direnişine destek vermesini bahane ederek işten atanlar direnmeyi ve direnmenin onurunu orada öğrendiğini unutmuşlardı.  Yüksel direnişi dünya ya mal olmuş bir direniştir oradan geçen, oraya destek veren herkes direnişin bir CAN SUYU olduğunu kavramıştır. Eğer faşizmin bir saldırısı varsa orada direniş büyümeli, Yasin Keskin’de bu can suyundan içerek direnmenin anlamını öğrenmiştir ve şimdi kazandığı zaferle direnmeyi öğretiyor.

Üyesi olduğu sendika Genel-İş ona sahip çıkmamıştır onunla birlikte direnmek yerine ona “hukuk yoluna başvurdun bekle” demekle yetinmiştir. Ülkemizde Amerikan sendikacılığının geldiği nokta direnmeyi seçmek yerine işçiyi pasifize ederek umutlarını kırmaya, hakkına sahip çıkmasına karşı çıkıyor bunu açıkça yapıyor bunu yaparken beis görmüyor. Saldırılar sonrasında sendika “mahkeme kararını bekle mahkeme seni haklı bulursa biz senin yerine direneceğiz” diyor. Yani mahkeme haksız bulursa bir işçi, bir emekçi adaletsizliğe uğramış sayılmayacak bir başka anlamıyla sen bizim gözümüzde de suçlusun denilmiş olacak. Suçlu ilan edilmiş olması açlığa mahkum edilmesi reva görülüyor.

Direnmenin meşruluğunu unutan sarı sendikacılık Türkiye işçi sınıfının haklarını savunabilir mi? CHP’nin arka bahçesi haline gelmiş bir sendikacılık anlayışı işçinin ve emekçinin hakkını savunabilir mi? Elbette ki bunun cevabı tek kelimeyle hayırdır. Ülke genelinde işçi ve emekçilerin geldiği nokta bunu açıkça göstermektedir. Başta CHP belediyelerinde yapılan Toplu İş Sözleşmesi yangından mal kaçırırcasına CHP’nin istediği gibi geçirilmiştir işçi ve emekçi açlığa ve sefalete mahkum edilmiştir. Şişli Belediyesinden atılan işçilerin direnişi 900 günü aşkındır devam ederken başta sendika ve CHP görmezden gelerek işçilerin kazanmış olduğu davalara rağmen işe geri almamıştır. 

Onursuzluk ve ihanet başta CHP ve Amerikan sendikacılığının temsilcisi olan DİSK Genel-İş’indir. Başta 900 günü aşkındır direnen Şişli işçileri ve zafer kazanan Yasin Keskin merhamet dilenmemişlerdir, aman dilenmemişleridir DİRENİŞİ SEÇMİŞTİR!

Yasin Keskin 61 günlük direnişinde kan revan işini ekmeğini savundu ve kazandı.

Şişli işçileri 900 günü aşkındır direniyor ve direnişleri kazanana kadar devam edecek bundan zerre kuşkumuz yok. Biz İŞÇİ MECLİSİ olarak bu direnişlerin öncüsüyüz bu gücümüzü direnmenin meşruluğundan ve işçi sınıfının tarihsel gücünden alıyoruz.

CHP ve Genel-İş’e sesleniyoruz; “Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu” der Nazım Hikmet. Siz işçi sınıfının emeğini, ekmeğini ve geleceğini emperyalizme ve onun işbirlikçilerine sattınız satmaya devam ediyorsunuz ama işçi sınıfı küçük büyük, uzun ve kısa direnişlerle size ve sizi palazlandıran parasıyla satın alan Amerikan sendikacılığına karşı direnmeyi yeniden öğrenecek ve bir gün sizden elbette hesap soracak.

Çünkü işçi sınıfının öncüsü İŞÇİ MECLİSİ var. Nazım bir kez daha cevap veriyor sizlere “Büyük insanlığın toprağında gölge yok, sokağında fener, penceresinde cam, ama umudu var büyük insanlığın, umutsuz yaşanmıyor.” Bu umudu ve inancı Yüksel direnişinden, Şişli direnişinden ve zafer kazanan direnişlerimizden alarak büyütüyoruz umudu.

Tüm işçi sınıfına ve emekçi halkımıza Yasin Keskin’in 61 günlük direnişi sonucunda kazandığımız zaferi armağan ediyoruz. Bu direniş sizindir! bu zafer sizindir! direniş dostlarına ve emekçilerine büyük dayanışmalarından dolayı teşekkür ediyoruz.

Yaşasın Zafer Yaşasın Direniş!

İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız!

İşçi Meclisi

11.06.2022 




[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.