1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Almanya Halk Cephesi Açıklama: Almanya Federal Savcısı Tayyip Erdoğan'la Görüştü

Almanya Federal Savcısı geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Demokratik iddiası olan ve işine gelmediğinde Türkiye faşist yönetimini ve Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren Almanya, her fırsatta ne kadar demokratik olduğunu dillendirir. Son zamanlarda ise gerek Ukrayna 'daki faşist Azov taburunu destekleyen açıklamalar ve fiili olarak ta silah ve asker desteği sunarken diğer yandan da Almanya'da yıllardır faaliyet gösteren devrimcileri komplolarla, faşizmi aratmayan, onların bile cesaret edemediği yöntemlerle saldırıyor, tutukluyor ve düşmanlığını açık ediyor. 16 Mayıs 2022 günü Özgül Emre sokaktan kaçırılarak gözaltına alındı ve demokratik faaliyetlerinden dolayı Irkçı, keyfi bir yasa olan 129 B yasasıyla tutuklandı. Ve hapishaneye götürüldüğü andan itibaren de yine keyfi uygulamalarla karşılaştı. Özgül Emre daha tutuklandığında "Tek Tip Elbise dayatması yapılırsa Ölüm Orucu da dahil olmak üzere bile isteye "Tek Tip elbiise uygulaması dayatıldı." Açlık grevine başlayan Özgül Emre ye hayati önem taşıyan tuz, şeker ve B1 vitamini verilmedi ve canına kastedildi. Bu uygulamalar kendi yasalarında bile yoktu ve o çok sevdikleri burjuva hukukunun sık sık övündüğü Malta bildirgesini ve her türlü kendi Burjuva hukuklarını çiğnemekte bir sakınca görmediler. Ancak bu hukuk dışılık ve keyfilik hem Özgül Emre'nin direnişiyle hem de dışardaki büyük sahiplenmeyle teşhir edildi. Daha açlık grevinin 40'lı günlerinde Özgül Emre'nin sağlık durumu kötüleşti ve hastaneye kaçırılarak. 44 gündür oyalayarak vermedikleri kendi elbiseleri verildi ve direniş zaferle sonuçlandı.

Almanya devleti bir yenilgi aldı. Çünkü BGH'nın önüne bir gencimiz Özgül Emre'nin elbiselerinin verilmesi ve taleplerinin kabul edilmesi için kendini zincirledi. Arkasından BGH'nın önüne 24 saatlik çadır açılarak kitlesel olarak nöbet tutuldu. Her gün kapılarında talepler haykırıldı. Özgül Emre'nin tutuklu bulunduğu, JVA Rohrbach hapishanesinin bulunduğu bölgedeki evlere tek tek Almanca bildiriler bırakılarak insanlara teşhir edildi. Alman milletvekillerine tek tek mailler atılarak, Federal Savcı, Hapishane idaresi, Adalet Bakanlığı sürekli aranarak neden bu uygulamaların dayatıldığı soruldu. Hapishane önünde kitlesel gösteriler düzenlendi. Almanya da yaşayan halkımız çoluğu çocuğu ile direnişi sahiplendi. Bu sahiplenmenin gücü ile geri adım atmak zorunda kaldılar. Gelinen aşamada Özgür Emre ara ara bilincini yitirirken bulunduğu hapishaneden kaçırılarak, aynı zamanda hastane de olan bir hapishaneye kaçırıldı. Ancak orada da sahiplenme geceli gündüzlü sürdü. Bunun üzerine elbiselerini vererek taleplerini kabul etmek zorunda kaldılar. Yani devrimcilere karşı gerçek düşüncelerinin açığa çıktığı bu örnekte sahiplenme silahı ile beklemedikleri bir tepki ile karşılaştılar ve yenildiler. 200 yıldır varolan ve keyfi olarak istedikleri herkese uyguladıkları 129 yasası bu defa bir kayayla karşılaştı. Bu yasalara direnen her zaman oldu, ancak bu denli sahiplenme onlar açısından da yeniydi. Bu nedenle de ayarları bozuldu. En yüksek hakim olan Dr. Lutz'uun kararlarını bile tanımadılar ve o çok övündükleri Demokrasi oyunlarını oynayamadılar. Aslında aynı faşizmde olduğu gibi birilerinin gelip bu oynadıkları hukuk oyunlarına müdehale ettiği teşhir oldu. Adı üstünde bu bir oyun ve oyundaki hile açığa çıktığında oyun bozulur. Oyunları bozuldu. Aslında hiçte demokrat olmadıkları, devrimcilere ne kadar kin besledikleri, Türkiye faşizmiyle çıkar ilişkileri çerçevesinde kendi yasalarında suç olmasa bile onların talepleri ile devrimcileri yargıladığı ortaya döküldü.

Bunun üzerine Almanya Federal Savcısı Peter Frank ile Tayyip Erdoğan basına kapalı görüşmeler yaptı. Peter Frank kimdir? Peter Frank içinde Özgül Emre, İhsan Cibelik ve Serkan Küpeli'nin olduğu üç kişinin tutuklanması için soruşturma açan Federal savcıdır. Yani bu soruşturmanın altında imzası olan bir savcıdır. Tayyip Erdoğan ile direk görüşmesi hukuki olarak olmasa gerek. Nitekim Tayyip Erdoğan Hukukçu değildir. Bu biraraya gelmenin devrimciler üzerinde yapılan bir pazarlık olduğu bizim için sır değildir. Nitekim basında çıkan bazı haberler de bu düşüncemizi doğrular niteliktedir. Yani bu görüşmelerde Türkiye Mit ile de görüşülerek karşılıklı devrimciler üzerinden pazarlık yapıldığı ifade edilmektedir. Bizde soruyoruz. Almanya devrimcileri hangi tavizler karşılığında pazarlık konusu yapmıştır. Örneğin, Özgül Emre, İhsan Cibelik için Tayyip Erdoğan a ne verecektir? Hangi emperyalist çıkarlar için devrimciler pazarlık konusudur bunları kamuoyuna açıklamalıdır. Haberin içinde yüzlerce devrimci için terörist denilerek, iadeleri dahil pazarlık konusu olduğu basına sızmıştır. Çok demokratik Almanya kendi halkına bunu nasıl anlatacaktır. Bilmek istiyoruz. Bizim devrimcilerin üzerinden hangi pazarlık yapıldı? Tayyip Erdoğan hangi kara parçasını size sattı? Hangi tavizler, hangi çıkarlarınız için devrimcilere saldırıyorsunuz? Bunları kendi kamuoyunuzda dahil olmak üzere herkese açıklayın! Ve gerçekte demokrasinin olmadığı ülkenizde her fırsatta Nazi uygulamalarınızı, ırkçı emellerinizi, emperyalist çıkarlarınız için halkların kanının, insanların canının, kendi halkınızın onurunun hiçbir öneminin olmadığını görsün tüm dünya,

Alman devletinin de son operasyonda görüldüğü gibi çıkarları için yapmayacağı hiçbir yöntem yoktur. Bunları biliyoruz. Ancak halkını, kamuoyunu kandırmayı başarmış, demokratik olduğuna inandırmıştır. Bu konuda yaptıklarını tek tek teşhir etmeye devam edecek bu oyunu oynamalarına izin vermeyeceğiz. Söz konusu olan Devrimcilerin başı, halkın geleceğidir. Bu nedenle de yapılan hiçbir uygulamayı sineye çekmeyeceğiz ve 129 yasalarını da her bir uygulamasıyla teşhir edecek, kullanılmaz hale getirecek ve ortadan kaldıracağız.

Federal Savcı Peter Frank Tayyip Erdoğan ile Hangi Pazarlığı Yaptı, Açıklansın!

129 A-B Yasaları Adil Değildir, Derhal Kaldırılmalıdır!

Devrimcilik Yapmak Suç Değil, Yargılanamaz!

Halkız Haklıyız Kazanacağız 129 Yasasını Alt Edeceğiz!

Almanya Halk Cephesi

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.