1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Avusturya'nın Başkenti Viyana'da Sibel Balaç Ve Gökhan Yıldırım İçin Adalet Konseri Ve Yürüyüş

15 Temmuz Cuma günü saat 16.00 itibaren Viyana'nın Stephansplatz'daki dom kilisesinin önünde Ölüm Orucu direnişinin sesi olmak için miting düzenlendi.

 

Mitingte, Siyasi Tutuklulara Özgürlük İnisiyatifi yaptığı açılış konuşmasında direniş sürecini anlattı. Hem Sibel ve Gökhan'ın seslerini duyurmak hem Avusturya devletinin Türkiye'deki tutsaklara yönelik işlenen suçlara ortak olmaması gerektiğini anlatıldı.

 

Sonra artarda mitinge katılan sanatçılar sahne alarak güzel şarkılarıyla dayanışmalarını ifade ettiler.

 

Mayas adli sanatçı Filistin türküleriyle hem mitinge gelen insanları hem Arap turistlerin yüreğine dokundu. Venezüela müzisyen Jairo Morales ise Latin Amerika'nın devrimci ve halk türkülerini Sibel ve Gökhan için söyleyerek, ayrıca Grup Yorum'a Özgürlük çağrısı yaptı. Erwin & Klaus isimli Avusturyalı müzisyenleri gitar ve akkordeon eşliğinde adaletsiz düzeni eleştiren türküleriyle yer aldılar.

 

Son olarak Grup Yorum türküsü Güleycan'i Venezüela sanatçısı Jairo Morales ile birlikte seslendirildi ve eyleme katılanlarla birlikte koro şeklinde Gel ki Şafaklar Tutuşsun söylendi.

 

 

Sahnede ara ara dayanışma mesajları okunarak eylemin amacı anlatıldı. Avusturyalı antifaşist Kızıl Bayrak dergisinden bir temsilcisi konuşmasında Sibel ve Gökhan'ın bugün emperyalizme ve faşizme karşı mücadelede milyonları temsil ettiği ifade etti ve talepleri derhal kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye iktidarının emekçi halkına ve tutsaklara yönelik politikasına değinirken, Avusturya devletinin de Türkiye ile olan işbirliğini eleştirdi. Ardından Milletvekili Ewa Dziedzic'in gönderdiği destek mesajı da okundu.

 

 

Mitingin sonunda Gökhan Yıldırım’ın Abisi Erkan Yıldırım’la canlı telefon bağlantısı kuruldu. Yıldırım konuşmasında; Gökhan'ın burada yapılan eylemden haberdar olduğunu ve herkese yürekten Selamlarını ilettiğini söyleyerek başladı. Sağlık durumu oldukça kötüye gittiğini ifade ederek, ayak ve ellerinde morlukların oluştuğu, şiddetli kemik ağrıların olduğu ve 20 kiloyu kaybederek 44 kiloya düştüğünü anlattı.

 

İspatlanmamış, tek bir yalan iftira üzerine tutuklanan ve 46 yıl hapis cezası verilen Gökhan'ın yozlaşmaya karşı mücadele ettiği ve bu politikayı teşhir ettiği için bu cezanın verildiğini ifade etti.

 

Uyuşturucu ticaretinin büyük ölçüde devletin elinde olduğu için uyuşturucu çetelerine kimse karışmazken, Gökhan gibi bu politikaya karşı mücadele eden devrimcilerin on yıllarca hapis cezalarına çarptırıldığı anlatıldı. Son olarak Gökhan ve Sibel'in yaşaması için bir an önce harekete geçmesi gerektiği, irili ufak her türlü eylem önemli olduğunu, bunun Adalet Bakanlığına mektup yazarak ya da kaldıkları hapishaneyi arayarak taleplerin karşılanması gerektiğini söyleyerek de olabileceğini vurguladı. Erkan Yıldırım eyleme katılan herkese teşekkür ederek Selamladı.

 

Konuşması sırasında “Sibel Balaç -Gökhan Yıldırım Onurumuzdur”, “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz” sloganları atıldı.

 

 

Ardından, Sibel ve Gökhan'ın taleplerini yazan ve resimleri bulunan pankartın asıldı miting aracının arkasından Stephansplatz'tan Dışişleri Bakanlığına yürüyüş yapıldı.

 

Yol boyunca Grup Yorum'dan ve enternasyonal marşlar çalındı. Sibel ve Gökhan'ı anlatan kısa konuşmaların arasında sık sık “Sibel Balaç-Gökhan Yıldırım Onurumuzdur”, “Yaşasın Enternasyonal Dayanışma”, “Tüm Siyasi Tutsaklara Özgürlük” sloganları atıldı.

 

 

Dışişleri Bakanlığı önünde Bakan Alexander Schallenberg'e teslim edileceği yazılı çağrı mektup okundu, ardından katılan sanatçılar bir kaç türkü daha söylediler.

 

Eylemin sonunda direnişçilerin avukatı olan Seda Şaraldı ile canlı telefon bağlantısı kuruldu. Yaptığı konuşmada Türkiye'de adil yargılamanın çoktan ortadan kaldırıldığı, Sibel ve Gökhan gibi onlarca kişi tek bir kişinin iftiraları ve ortada olmayan dijital materyeller ile onyıllarca hapis cezalar alıyorlar. Söz konusu devrimciler ve sosyalistler olunca hiç bir delil olmadan mahkemeler cezaları onaylıyor dedi. Ayrıca 2020 yılında sırf adil bir yargılama istedikleri için talepleri karşılanmayarak hayatını kaybeden meslektaşı Ebru Timtik, Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek ile Mustafa Koçak'ı hatırlattı.

 

Şaraldı, adil yargılanma talebi dışında başta Ali Osman Köse olmak üzere Türkiye'de bulunan binlerce hasta tutsakların serbest bırakılması için mücadele eden Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım'a acilen sahiplenme çağrısında bulundu. Eyleme katılanlara Sibel ve Gökhan adına teşekkür etti.

 

 

Mitingin olduğu 15 Temmuz Cuma sabahı Avusturya Basın Ajansı'nda (APA) Yeşiller Partisi milletvekili, İnsan Hakları ve Dış İlişkiler sözcüsü Ewa Dziedzic'in Sibel ve Gökhan için yaptığı açıklama yayınlanarak yürüyüş anons edildi. Miting boyunca direnişi anlatan hem Türkiye hem Avusturya devletine yönelik talepleri ve mektup yazmak için Adalet Bakanlığı, T.C. Büyükelçiliği ve Avusturya Dışişleri Bakanlığının mail adreslerin yazılı olduğu bildiriler dağıtıldı.

 

Yaklaşık 50 kişinin katıldığı eylem için ayrıca Sibel ve Gökhan'ın resmi bulunan Almanca ve İngilizce yazılı tişörtler giyildi.

 

Eylem Dışişleri Bakanlığın önünde saat 19.30.'da sona erdi.








Yeşiller Dış Politika, İnsan Hakları, Göç ve LGBTIQ+ Sözcüsü

Ewa Ernst-Dziedzic'in açıklaması

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, jeopolitik düzeyde bir kez daha ön saflarda yer aldı. Avusturya da dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanından politikacılar, Türkiye'nin Ukrayna savaşında arabuluculuk yapabileceğini, gaz için alternatif bir geçiş ülkesi olarak hizmet edebileceğini veya Avrupa için göç bekçiliğini oynamaya devam edeceğini umdukları için tekrar saygılarını sunuyorlar.

 

Bu nedenle, dünyanın Türkiye'de devam eden insan hakları ihlallerine, hukukun üstünlüğünün sürekli olarak ortadan kaldırılmasına, azınlıkların, muhalif figürlerin ve özgür basının baskısına karşı bir gözünün kör olması tehlikesi vardır. Bugün tam olarak buna karşı koymak için burada duruyorsunuz ve bunun için teşekkür ederim.

 

Ankara'daki otoriter rejime dünyanın -haksız bir düzmece davada uzun hapis cezalarına çarptırılan ve  son çare olarak gördükleri için açlık grevine başlayan Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım örneğindeki gibi- Türkiye'deki haksız yere hapsedilen insanların akıbetini önemsediğini göstermek için siyasi savunuculuk yapmak ama hepsinden önemlisi sivil toplumdan gelen baskı gerekiyor.

 

Bugün Türk yargısının bu iki mağduruna bir işaret vermek için buradasınız: Mücadelenizde sizi yalnız bırakmayacağız!


Sibel ve Gökhan'ın sesi Avusturya Basın Ajansında duyuruldu:

(15 Temmuz 2022)

 

Ernst-Dziedzic: Türkiye'deki insan hakları durumu tartışmada kalmalı..

 

Yeşiller siyasi tutuklular Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım'ın akıbetinden endişeli

 

Viyana (OTS) - "Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahip olduğu jeopolitik yumruklar nedeniyle kendisini uluslararası alanda ön plana çıkarmış olsa da, şu anda onun baskıcı rejimi altında kaç kişinin acı çektiğini unutmamalıyız.

 

Yeşiller'in dış-politik ve insan hakları sözcüsü, bir zamanlar boyun eğdirilen azınlıkların yanı sıra binlerce muhalefet üyesi şu anda Türk cezaevlerinde bulunuyor - çünkü tek yaptıkları her insanın vazgeçilemez bir hakkıyı kullanmak istediler: fikrini özgürce ifade etmek, diyor Yeşiller'in dış politika ve insan hakları sözcüsü, Ewa Ernst Dziedzic, birçok devletin Türkiye'de mevcut siyasi yakınlaşmasının ışığında.

 

Örnek olarak, gerçek bir delil sunulmadan ve gizli tanıkların ifadelerine dayanarak uzun hapis cezasına çarptırılan iki siyasi tutuklu Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım'ı veriyor. Her iki tutuklu da kendi kaderlerine ve genel olarak Türkiye'deki çoğu zaman anlaşılmaz adalet yönetimine dikkat çekmek için şu anda açlık grevinde.

 

Onları destekleyen bugün saat 16.00'da Stephansplatz'dan Ballhausplatz'a hareket eden bir dayanışma mitingi yapılacak.


 Avrupa ve Uluslararası İşlerden Sorumlu Federal Bakan

Sayın Alexander Schallenberg

Türkiye'de haksız bir düzmece yargılama sonucunda delilsiz olarak tutuklanan ve uzun hapis cezalarına çarptırılan iki siyasi tutuklu Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım, 200 günden fazla Ölüm orucu/açlık grevinde bulunmaktadır.
Temel talepleri, adil yargılamanin sağlanması, ve bu doğrultuda ispatlanmamış yalan beyanları ağır hapis cezaları için delil olarak kullanılan gizli tanıkların kaldırılması ve ağır hasta tutukluların serbest bırakılması.

Bilindiği üzere Türkiye hapishaneleri muhaliflerle, hükümeti eleştirenlerle, hatta onlarca avukatla, protesto müzik grubu olan Grup Yorum sanatçılarla, eleştirel gazetecilerle, sol görüşlü Kürt milletvekilleri ve iktidar politikasına uygun davranmayan insanlarla doludur. Ve yüzlercesi adil yargılanmadan yoksun bırakarak hapse atıldı.

Hukuk devleti kurallarına aykırı olarak hapsedilen ve hüküm giyen iki tutsak bugün yeniden yaşam mücadelesi veriyor.
200 günden fazla bir süredir adil yargılanma ve ağır hasta tutukluların serbest bırakılması için açlık grevinde olan ve sorumlular tarafından halen görmezden gelinen Gökhan Yıldırım sadece 42 kilo, Sibel Balaç şimdiden 30 kilo vermiş ve 52 kilo.
Her ikisi de kemiklerde ve sinir uçlarında şiddetli ağrıdan yakınır, doku ölümü çoktan gerçekleşmiştir ve haklı talepleri kısa sürede karşılanmazsa hayatta kalamazlar.

Türkiye'deki adalet sisteminin hukuken katledilmesinin bir kez daha fiili cinayete dönüşmemesi için, Avusturya Dışişleri Bakanlığı'nı bir açıklama yapmaya ve dış politika etkisini Türkiye'ye ve uluslararası kuruluşlara göstermeye çağırıyoruz.

Türk hükümetini, Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım'ın meşru taleplerini bir an önce tanımaya ve bunları bir an önce hayata geçirmek için gerekli tüm adımları atmaya çağırıyoruz.

Daha 2020 yılında aralarında avukat ve müzisyenlerin de bulunduğu 4 kişinin adil yargılanma talebiyle direnişte hayatını kaybettiğini hatırlatmak isteriz.
O sırada Dışişleri Bakanı olarak görevinizde, bu konuda size yöneltilen bir soruyu yanıtlamıştınız (2742/J 1 of 3, 8 Temmuz 2020 (
XXVII.GP):
"Ebru Timtik Hanım'ın 238 günlük açlık grevinin ardından 27 Ağustos 2020'de vefat ettiği haberi beni derinden üzdü. Etkilenenler öncelikle adil yargılanma talep ediyor. Avusturya bu talebi desteklemektedir. Özellikle ceza hukuku ve terörle mücadele mevzuatı alanındaki muğlak ve geniş yorumlanabilir hükümlere ek olarak, yargıdaki siyasi etki Türkiye'de büyük bir sorun olmaya devam ediyor. AB'nin Türkiye ile ilişkilerinin temel taşları olan hukukun üstünlüğü ve temel özgürlükler konusunda Türkiye'nin acilen somut ilerleme göstermesi gerekiyor..."

Bu nedenle size acil çağrımız: Lütfen o günler söylediklerinizi hatırlayın ve Türkiye'de yeniden haksız yere hapsedilen insan hakları savunucuların adalet uğruna açlık grevinde ölmemesi için, Türkiye makamlarına hitaben bir kez daha dile getirmenizi istiyoruz.


Etiketler: ,
[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.