1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Direnişler Meclisi Çağlayan Adliyesi Önünde Sibel Ve Gökhan İçin Adalet Nöbetinde

Direnişler Meclisi bu hafta da " Adalet Nöbeti" ni 14 Temmuz Perşembe günü, Çağlayan Adliyesi önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki nöbetin konusu ölüm orucunda 200' lü günlerini geride bırakan Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım idi.

 Yapılan açıklamada okunan basın metnini paylaşıyoruz:

 Basına ve halkımıza;

Her hafta olduğu gibi bu haftada adaletsizliğe karşı sessiz kalmayıp, yaşatılan zulmü sineye çekmeyip Adalet talebimizi yine haykırıyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda da dile getirdiğimiz iki insandan, iki direnişçiden bahsedeceğiz.

Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım 200 günü aşkın süredir ölüm orucunda! Tam 200 gündür açlıklarıyla adaletsizliği teşhir ediyorlar.

Sibel ve Gökhan diyor ki "Bizler halkımıza ve bize yaşatılan adaletsizliğe son verilene kadar haklarımıza ve taleplerimize ölene kadar sahip çıkacağız."

Bu ölüm pahasına insanlık onurunu yaşatma kararlılığıdır.

Ölüm orucu direnişi bu kararlılığın ilanıdır.

Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırımın talebi halkımızın yani bizlerin talebidir.

Sibel ve Gökhan istiyor ki başta Ali Osman Köse olmak üzere tüm hasta tutsaklar tahliye edilsin!

Ülkemiz hapishanelerinde halen binlerce hasta tutuklu ve hükümlü vardır ve tedavi hakları, yaşam hakları ellerinden alınmaktadır. Raporlara göre şu an hapishanelerde 600'ü ağır olmak üzere 1605 hasta tutuklu ve hükümlü mevcuttur. Hapishane de tedavileri mümkün değildir. Zaten hapishane dediğimiz yer başlı başına sağlıksız bir ortamken hasta birisi nasıl iyileşebilir.

Devlet tutsakları tahliye etmeyip tedavilerinin önünde engel olarak işkence yapmaktadır.

Mafyaları ve katliamcıları hasta diyerek tahliye eden AKP iktidarı özellikle devrimci tutsaklara karşı uygulanan bu işkence politikasına derhal son vermelidir.

2020 yılında AKP iktidarı hem Sivas Katliamının sanığı olan Ahmet Turan Kılıç'ı hasta diyerek tahliye etti hem de 2020 yılında aynı gerekçeyle mafya bozuntusu çocuklarımızı zehirleyen katliamcı Alaaddin Çakıcı'yı da tahliye etmiştir.

Evet çocuklarımızı uyuşturucuyla zehirleyenler ellerini kollarını sallayarak gezmektedir. Uyuşturucuyu satan mafya-çeteler uyuşturucu trafiğini düzenleyen bakanları tutuklanmadığı sürece de ölüm oranları ve kullanım oranları artacaktır.

Gökhan Yıldırım bu ölümlerin önüne geçmek istediği için 46 yıl ceza aldı. Gençlerimiz yozlaşmasın, uyuşturucu bataklığına saplanmasın diye mücadele ettiği için AKP iktidarının hakimi ve savcısı ona ceza verdi.

Sibel Balaç'ın tutukluluk nedeni ise 2016 yılında ilan edilen OHAL ile birlikte çıkartılan KHK'lara karşı başlatılan Yüksel Direnişine destek vermesidir. Yüksel Direnişi KHK'lar ile doruk noktasına çıkan kamu emekçilerinin iş güvenliğinin hiçe sayılmasına karşı başlatılmış bir eylemdir. Bir öğretmen olarak Sibel Balaç'ın bu eyleme katılması çok meşru ve doğaldır. Fakat AKP iktidarının polislerince hazırlanan sahte dijital materyal delil gösterilerek Sibel Balaç tutuklanmış ve AKP iktidarının hakimi ve savcısı Sibel Balaç'a 8,5 yıl ceza vermiştir.

Sibel ve Gökhan'ın taleplerinden birisi de budur. Bugün tek bir kişinin yalan beyanına dayanarak ortada olmayan dijitaller kullanarak ya da üzerinde polis tarafından oynanarak yaratılan delillerle birçok kişi tutuklanarak yıllara varan cezalar alıyorlar. Bunun hukuken hiçbir doğruluğu yoktur.

AKP iktidarı yarattığı sahte delilerle ve iftiracılarla halkın ve devrimcilerin üstünde baskı kurmak istiyor bugün hapishanede tutsaklara uyguladıkları baskıda buna bir örnektir. Yıllar önce kazanılan haklar tutsaklara her dönem yeni bahanelerle yasaklanıyor ve bir süre sonra kalıcılaştırılıyor.

Halkımız;

Sibel ve Gökhan'ın haklı ve meşru talepleri işte bunlardır. Onların ölmesinin önüne geçmenin tek yolu, direnişlerine sahip çıkmak, onların direnişini dört bir yana yaymak, her türlü yol ve yöntemle direnişi büyüterek faşizmin karşısına dikilmektir.

Kahrolsun Faşizm Yasasın Mücadelemiz




[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.