1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Halk Okulu Dergisi: Yusuf Erişti'nin Babası Bektaş(Bekir) Erişti'yi Kaybettik

Yusuf Erişti'nin Babası Bektaş(Bekir) Erişti'yi Kaybettik

Ailesine ve Sevenlerine Başsağlığı Diliyoruz

7 Temmuz 2022 tarihinde Tokat'ta kaldırıldığı hastanede 87 yaşında vefat eden Bektaş Erişti, 8 Temmuz'da Reşadiye'nin Dolay köyünde defnedildi.

90'lı yılların ilk kayıplarından olan Yusuf Erişti 14 Mart 1991'de, saat 08.20'de Belgradkapı civarında İstanbul Terörle Mücadele polislerince gözaltına alındı. O tarihten sonra Yusuf Erişti'den bir daha haber alınamadı.

Devletin gözaltına aldığı devrimcileri, yurtseverleri kaybetme politikası 90'lı yıllar boyunca devam etti. Yusuf Erişti, inandığı değerleri ölümüne savundu ve bunun bedelini bedeniyle ödedi. Yine de ağzından tek kelime çıkmadı.

Başucunda sevenlerinin ağıt yakacağı, anma yapacakları, dertleşecekleri bir mezarı dahi olmayan Yusuf Erişti gözaltında kaybedilen yüzlerce insanla aynı gerçekliği paylaştı, belki bir devlet dairesinin temeline gömüldü, belki bir asit kuyusunda ardında tek parça kemik kalmayıncaya kadar yok edildi. Ne şekilde öldürüldüğünü henüz bilmiyoruz. Sömürücülerin halkı için mücadele edenlere düşmanlığı evrenseldir. Onlar Patrica Lumumba'nın cesedini 200 litre asit içinde yok edenlerle aynı soydandır. Ancak halkların cevabı da evrenseldir, er ya da geç yaşanan adaletsizliklerin hesabını sorarak mahşer gününe hesap bırakmayacaklardır, kayıplardan geriye kalan belki bir diş, bir giysi parçası ya da devlet arşivlerinde er geç ortaya çıkacak bir belgenin ardından kayıplarımızın da cenaze töreni yapılacaktır.

Babası başta olmak üzere ailesi kaybedilen oğullarını bulmak için o yıllarda başvurmadık devlet dairesi bırakmayıp oğullarıyla aynı tarihte gözaltında olan devrimcilerin anlatımlarını kanıt olarak sundular. Gayrettepe'de onu sorguda görenler, "Size hiçbir şey söyleyemeyeceğim" diye bağırdığına tanık oldu. Bir görgü tanığı, "Yusuf'a yoğun işkence yapıldı. Onu en son 17 Mart'ta komaya girmiş halde hücresine götürülürken gördüm" dedi.

Bekir Erişti, devletin her kademesine 30'a yakın dilekçeyle başvurup oğlunu sordu, Yusuf'un gözaltına alındığı inkâr edildi. Devlet kapılarında cevap bulamadıkları sorularını gazeteler aracılığıyla tekrar tekrar sordular. Devletin cevabı çeşitli zamanlarda aileyi taciz etmek oldu.

Köyünde sık sık jandarmanın baskısına uğrayan Bektaş Erişti'ye "Yusuf nerede?" diye soran jandarma komutanına verdiği cevap bugün de güncelliğini korumaktadır: "Siz o soruyu Mehmet Ağar'a sorun!"

30 yaşındaki Yusuf Erişti kaybedildiğinde İstanbul Emniyet Müdürü Mehmet Ağar'dı. Fikret Işınkaralar ve Hacı Baykara onu sorgulayan işkence timinde olanlardan yalnızca ikisiydi. Yusuf Erişti ve '90'larda yaşanan kayıpların sorumlularının başında "1000 operasyon yaptık" diyen Mehmet Ağar gelmektedir.

1990'larda yaşanan gözaltında işkence ve kaybetme aslında bir devlet politikasıdır ve bugün de devam etmektedir. Ayten Öztürk Lübnan'dan kaçırılarak 6 ay boyunca MİT çiftliğinde işkence gördü. İşkence izlerini gizlemek isteyen devlet hukuksuz bir şekilde Ayten Öztürk'ü 3,5 yıl tutsak aldı ve hukuksuzca iki kez ağırlaştırılmış müebbet cezası vererek ev hapsi ile tahliye etti.

Ne 1991 yılında Yusuf Erişti'nin gözaltında kaybedilmesi ne de Ayten Öztürk'ün yaşadıkları tekil örnekler değildir. Gözaltında işkence ve kayıp faşizmin çeşitli dönemlerde başvurduğu baskı, yıldırma politikalarındandır.

Nasıl ki bu baskı ve sindirme politikalarına 1990'larda teslim olmadıysak bugün de teslim olmayacağız. Gözaltında kayıpların hesabını sorumluları tek tek verecek.

HALK OKULU DERGİSİ





Etiketler: ,
[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.