1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Almanya Direnişler Meclisi Açıklama

 Adım: Faruk Ereren. Almanya Direnişçiler Meclisi üyelerindenim. Bizler, üç yıldır iltica ve oturum haklarımızın geri verilesi için direniyoruz. Hepimiz iltica hakkı gaspı sorunu yaşıyoruz.

Kişisel olarak ayrıca, Federal Almanya’ da 2007 yılında tutuklandıktan bu güne sürekli adaletsizliklerle yüz yüzeyim. Yaklaşık 7 yıl çok gülünç gerekçelerle yargılandığım davalarda müebbet hapis cezası verilmesi yanında tecrit altında yapayalnız bir hücrede tutuldum. Yargıtaydan dönen bu kararın ardından yeniden yargılandığım bir başka mahkeme 2015 yılında suçsuzluğumu kabul ederek beraa kararı verdi. Bunun ardından, Türkiye vatandaşlığından atıldığım için vatansız olmamın esas alındığı bir mahkeme kararı ile, ‘’İnsani İltica’’ hakkı kazandım.

Ancak bu kararla tanınan oturum hakkı üç yıl sonra, garip gerekçelerle gasp edildi. 

Bu gasp süreci, esas olarak, NRW Güvenlik Meclisince, bana, terör suçlaması içerikli bazı sorular sorulmak istenmesiyle başladı. Hiç bir şiddet eylemine karışmadığım ve düşüncelerim doğrultusunda yasal faaliyetlerim dışında hiç bir eylemim olmadığı için bu sorgulamayı red ettim.

İşte bu noktadan sonra, NRW Güvenlik Meclisinin yönlendirmesindeki Leverkusen Yabancılar Dairesi, hakkımda yurt dışı kararı almak ve oturumumu iptal etmek için adeta bir komplo süreci başlattı.

Örneğin, Türk Konsolosluğundan pasaport getirmem istendi. Vatandaşlıktan atılmış ve en çok arananlar listesinde yer alan birinin nasıl Türk konsolosluğuna gidip pasaport alabileceğini sorunca da saçma sapan gerekçeler uyduruldu. Sonradan iki kurum arasındaki yazışmaları içeren belgelerden anlaşıldı ki; NRW Güvenlik Meclisi, oraya gitmemin mümkün olmadığını bile bile bunu önermiş ve buna dayanarak oturumumun iptal edilebileceğini söylemişti. Bu komplonun işletilmesi için de ’’ kayıtlarda Türk vatandaşı olarak gösterilmemi’’  ısrarla dikte etmişti. Bunun yanında daha bir çok yasa dışı girişimde bulundukları da belgeleriyle sabitti.

İşte bunlara dayanarak, oturumum iptal edildi.

Ancak tam da bu ara, Federal Almanya Yabancılar Dairesi, hakkımdaki soruşturmayı durdurduğu ve mahkemenin hakkımda aldığı iltica kararının geçerli olduğu doğrultusunda bir karar aldı. Bu karar alenen oturum hakkımın geri verilmesi demekti.

Leverkusen Yabancılar Dairesi en üst yetkili daire olan bu dairenin kararına da itiraz ederek İdari Mahkeme’ de dava açtı. 18. Temmuz 2022’ de görülen bu davada, mahkeme başkanının son derece lehimize sözler söylemesine, Leverkusen Yabancılar Dairesinin tutumuna tamamen eleştirel yaklaşmasına rağmen, yine de onların isteği doğrultusunda karar vermesi bizde tam bir şaşkınlığa neden oldu. Bu mahkemede Leverkusen Yabancılar Dairesi, beni Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gösterme sahtekarlığına dayanarak, onlara bir kimlik veya pasaport vermem gerekçesini haklılıklarının dayanağı olarak göstermişti. Yani, Leverkusen Yabancılar Dairesi vatansız bir insanı Türkiye vatandaşı gösterme sahtekarlığı yanında adeta insan aklıyla oynuyordu. Çünkü:

1- 8 yıl yargılandığım ceza davasında Türkiye’ den getirtilen kimlik örneklerinde benim açıkça kim olduğum ve neden vatandaşlıktan atıldığımın yazıldığını ve bu 8 yıl boyunca kim olduğuma dair hiç bir şüphe duyulmadığı gerçeğini yok sayıyordu.

2- Yine bu kimlik örneklerinin 2015 yılında görülen İltica Mahkemesinde esas alınmasını ve  bunlara dayanarak ‘’insani iltica’’ hakkımın kabul edilmesini de yok sayıyordu.

Ve en vahimi, İdari Mahkeme de bütün bunlara karşın onların lehine karar verebiliyordu!

Şimdi bütün Federal Almanya yetkililerinden sormak istiyoruz: Bunları adalet ölçüsü ve yasalar içinde izah edebilecek bir tek kişi varsa bize göstersinler! İşte bütün bunları kabul edemediğimiz için, esasında yaşam ve düşünce özgürlüğü hakkı olan iltica hakkımızın geri verilmesi talebi ile, 25 Temmuz 2022 tarihinden itibaren Leverkusen Yabancılar Dairesi önünde bu direniş eylemini başlattık. 

Tüm Alman Halkını ve Almanya’da Yaşayan tüm Uluslardan Halkları, tam bir komedi olan bu adaletsizliklere karşı direnişimizi desteklemeye çağırıyoruz!

Almanya Direnişler Meclisi

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.