1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Turan Aktaş’tan Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ali Sirmen’e Mektup

Sayın Ali Sirmen Merhaba...

22 Temmuz 2022 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde kaleme almış olduğunuz "Rol difüzyonu" başlıklı yazınız dikkatimi çekmiştir. Bu yazınıza dair benim de diyeceklerim var bahsettiğiniz ve sizin değiminizle "Çeşitli sorunlar karşısında çaresiz kalan vatandaş muhalefete, genellikle de ana muhalefete başvuruyor" ben ise bahsettiğiniz bu ana muhalefetin mağduruyum yani CHP'nin...

Mektubumun başında kendimi tanıtmak isterim. Ben Turan Aktaş bir çocuk babasıyım ve aynı zamanda CHP'nin Kağıthane ilçe örgütü üyesi ve delegesiyim yani bir AKP'li falan eğilim. "ana muhalefeti de iktidar partisine şikayet etmek gibi bir derdimde olmadı olmayacakta onlardan asla medet ummadım ummayacağımda... tama bu nedenle 978 gündür kesintisiz bir şekilde işim ekmeğim için direniyorum Şişli Belediyesi işçisi olarak.

2017 yılında AKP’nin “taşeronu bitiriyorum” diye çıkarttığı yasayla haklarını çaldığı yüzbinlerce belediye işçisinden biriyim.

O süreçte kadroya geçen 569 işçi, daha önce çalıştığımız Atlas şirketindeki hakları ne alabiliyor ne de yeni geçtiğimiz Kent-Yol şirketinin işverenle yaptığı sözleşmelerden yararlanabiliyorduk.

Geçiş yaptığımız zaman OHAL vardı. OHAL sürecinde dava açılamıyordu. Beklemek zorunda

kaldık.

OHAL kalktıktan sonra o dönemin sendikacılarıyla birlikte dava açmaya karar verdik. KHK ile gelen haklarımızı istedik.

Ama talebimiz Hayri İnönü döneminde Şişli Belediyesi Başkan Yardımcısı Halil Özat tarafından reddedildi. Kendisi “mahkeme yolunuz açıktır” dedi. Bizde mahkemeye gittik. KHK ile

geçişimizden önce Kent-Yol’da çalışan arkadaşlarımızla aramızda eşitsizlik vardı. “Eşit hizmet, eşit ücret” diyerek dava açtık.

Seçim bildirgesinde “hiçbir işçinin burnu dahi kanamayacak, ekmeğinden olmayacak” diye

yazmış olan Muammer Keskin’in belediye başkanı seçilmesinin ardından davayı geri çekmem

aksi takdirde işten atılacağım yönünde tehdit edildim.

Bende haklı davamdan vazgeçmedim 6 Kasım 2019 tarihinde işten atıldım o gün bu gündür direnişteyim.

Şişli Belediyesi önünden, Ankara yürüyüşüne, CHP Genel Merkezine birçok demokratik eylem hakkımı kullandım ve bu demokratik haklarımdan dolayı onlarca dava açıldı, ev hapsine varan birçok adli kontrol kararı verildi hakkımda, eylemlerde sürüklendim işkence gördüm. Bu süre zarfında bedensel sağlığımdan oldum eşim kendini idare edemeyecek boyutta ağır bir hastalığı olmasına rağmen çalışmak zorunda kaldı, evime evin ütüsüne varana kadar tam 16 haciz geldi. Bu süre zarfında birçok kere diyalog için girişimlerimiz oldu ama ne CHP'nin yetkilileri ve Kılıçdaroğlu ne de Şişli Belediyesinin şu anki belediye başkanı Muammer Keskin kazandığım davalara rağmen işe dönebilmem için bir girişimde bulunmamıştır, tam tersine daha çok baskı yaratmışlardır, hakkımda karalamalar çıkarmışlardır. Benim ve ailemin yaşadığı bu mağduriyetin baş sorumlusu CHP, Kılıçdaroğlu ve Muammer Keskin'dir.

Gelelim bu tavrın sebebine bu bana karşı şahsi bir mesele değildir sınıfsal bir meseledir çünkü açmış olduğum dava emsal bir davadır.

BEN YALNIZCA KENDİ HAKKIMI İSTEMEDİM.

BENİM GİBİ TAŞARONDAN KADROYA GEÇEN 569 ŞİŞLİ İŞÇİSİ, TÜM TÜRKİYE’DE TAŞERONDAN KADROYA GEÇEN 744 BİN İŞÇİ ADINA DAVA AÇTIM EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET İSTEDİM VE DAVAYI KAZANDIM. ARADAKİ ÜCRET FARKINI GERİYE DÖNÜK OLARAK ALMAYA HAK KAZANDIK.

Benim düşüncem asıl sebep bu peki bu düşünce işçinin ve emekçinin hakkını savunuyorum diyerek yola çıkan Kılıçdaroğlu’nu ve CHP'nin gerçek yüzünü ne kadar saklayabilir bu gerçeklerden sizin bile haberiniz yokken.

Sayın Ali Sirmen, yazınızda

"Çeşitli sorunlar karşısında çaresiz kalan vatandaş muhalefete, genellikle de ana muhalefete başvuruyor"

yazınızın devamında ise bir örnek vermişsiniz "Canı yanmış genç öğrenci elinde devlet erki olmayan Kemal Bey’e başvurdu" diyorsunuz.

Peki biz işinden atılan Şişli işçileri hangi erke baş vuracağız kazandığımız mahkeme kararlarına rağmen işe geri alınmıyoruz işlerine gelen kararı uyguluyorlar işçiye ve emekçiye karşı iktidar sopasını eksik etmiyor ana muhalefette elini bu konuda sıcak tutuyor bence...

Ben size bir örnek vermek istiyorum hem de ana muhalefetin "erk" olduğu belediyelerden.

Sadece bu haftaya bakacak olursak İzmir Büyük Şehir Belediyesinden, Ankara Büyük Şehir Belediyesindeki yaşanan eylemlere ve hatta İBB ve Ağaç AŞ'de yaşananlar "erk" olan CHP'nin işçi sınıfına olan gerçek bakış açısını göstermektedir bu gerçekler şimdilik belediyelerle sınırlı olsa da yarın sizin değiminizle iktidara gelmeleri yani "erk" olma ihtimalleri olduğunda tıpkı AKP gibi politikalar uygulayacaktır bu bir abartı değil yaşayıp göreceğiz.

sonuç olarak, ben bir işçi olarak sizin gazeteciliğinizin işçinin ve emekçinin yanında olması gerektiğini düşünüyorum böyle düşündüğüm içinde yazma gereği duydum. Umarım bu yazdıklarımı okuyup dikkate alacaksınızdır. Bu konu hakkında benimle bağlantı kurmak isterseniz diye telefon numaramı ekleyeceğim.

Ek olarak işe dönüş davamın kararı da ektedir.

Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Direnen Şişli Belediyesi İşçisi Turan Aktaş

 

 

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.