1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Yunanistan Halk Cephesi Türkiye Büyükelçiliği Önünde Ölüm Orucu Direnişiyle İlgili Eylem Yaptı

Yunanistan’da Halk Cepheliler 30 Eylül Cuma günü Atina’da bulunan Türkiye Büyükelçiliği önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması sloganlarla başladı. Ardından İngilizce Yunanca ve Türkçe açıklamalar okundu.

Yapılan açıklamada Sibel Balaç’ın ölüm orucu direnişinde 286. Gününde olduğu ve derhal tahliye edilmesi gerektiği vurgulandı. Gökhan Yıldırım ve İleri Kızılaltun’u nasıl faşizmin elinden aldıysak Sibel’i de öyle alacağız denildi. Yarım saat süren basın açıklaması sloganlarla sona erdi. Eylemde okunan basın metnini paylaşıyoruz;

SİBEL BALAÇ ADALET İÇİN, ADİL YARGILANMA HAKKI İÇİN 279 GÜNDÜR ÖLÜM ORUCUNDA

ADALET SAVAŞÇILARI GÖKHAN YILDIRIM VE İLERİ KIZILALTUN’U MÜCADELEMİZLE ALDIK,

SIRA SİBEL BALAÇ’TA!

ŞİMDİ “BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ BİRİMİZ İÇİN, HEPİMİZ SİBEL İÇİN” DİYEREK

SİBEL’İN DİRENİŞİNE SES, SİBEL’E NEFES OLALIM!

SİBEL’İ DE FAŞİZMİN ÖLÜM HÜCRELERİNDEN ÇEKİP ALALIM

Sibel Balaç 9 ay, 3 mevsim, 279 gündür adalet için ölüm orucunda. 279 gündür açlığıyla adalet arıyor. Sibel Balaç’la birlikte aylardır ölüm orucunda olan Gökhan Yıldırım 5 eylülde, direnişinin 255. Gününde, İleri Kızılaltun ise dün, direnişinin 40. Gününde tahliye edildi. Şimdi sıra Sibel’de.

Sibel Balaç ise Ankara’da, Dış Kapı Hastanesinin mahkum koğuşunda direnmeye devam ediyor.

Sibel Balaç devrimci bir öğretmen. AKP faşizminin 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimini bahane ederek tüm halka karşı başlattığı saldırılara ve muhalif kamu emekçilerine yönelik keyfi işten atmalara karşı direndiği, boyun eğmediği için “terörist” denilerek tutsak edildi. Gizli tanık yalanları ve sahte dijital delillerle hakkında 8 yıl hapis cezası verildi.

Gökhan Yıldırım, eskiden uyuşturucu bağımlısı iken devrimcilerin yardımıyla bağımlılıktan kurtulan ve mahallesinde gençleri zehirleyen uyuşturucu çetelerine karşı mücadele etmeye başlayan bir devrimci. Gökhan da uyuşturucu çetelerine karşı mücadele ettiği için “terörist” denilerek tutsak edildi ve 46 yıl hapis cezası verildi.

Sibel ve Gökhan AKP’ye muhalif oldukları, devrimci-sosyalist düşüncelere sahip oldukları için tutsak edildiler. AKP iktidarının emrindeki hakim ve savcılar adil olmayan siyasi yargılamalar yaparak, gizli tanık ve itirafçıların yalanlarıyla, hiçbir delil olmadan onlara ağır cezalar verdiler. Sibel ve Gökhan işte bu nedenle, bu hukuksuzluğa, bu adaletsizliğe karşı direnme kararı aldılar. Sibel Balaç 19 Aralık 2021 tarihinde, Gökhan Yıldırım ise 25 Aralık 2021 tarihinde “adil yargılanma” talebiyle ölüm orucuna başladılar. İleri Kızılaltun da “Sibel ve Gökhan’ın talepleri taleplerimdir” diyerek, aynı taleplerle 15 Ağustos 2022 tarihinde Ölüm Orucuna başladığını ilan etti. 

İleri Kızılaltun, 15.10.2021’de, hakkında hiçbir somut delil olmadan, yalnızca itirafçıların ve gizli tanıkların yalan ifadeleri gerekçe gösterilerek tutsak edildi. AKP iktidarının emrindeki hakim ve savcılar onu da Sibel, Gökhan ve Türkiye hapishanelerindeki binlerce siyasi tutsak gibi adil olmayan siyasi yargılamalarla cezalandırmak istiyorlar. İleri Kızılaltun da bu nedenle ölüm orucuna başladığını açıkladı.

İleri Kızılaltun 15 Ağustos 2022 tarihinde Adalet Bakanlığına verdiği dilekçede “Adaletsizliği kanıksatmak için, bana boyun eğdirmek için yapılanları kabul etmiyorum. Hukuksuz gözaltılar ve tutuklamaları, komplo davalarını, verilen haksız-hukuksuz hapis cezalarını, işkenceleri, hak gasplarını, yalan ve demagojileri, gerçekleri tersyüz eden ideolojik propagandaları… kabul etmiyorum.” dedi. İleri Kızılaltun da işte bu yüzden ölüm orucuna başladı. Yani Sibel ve Gökhan’ı bu kararı almaya iten nedenler neyse İleri Kızılaltun da aynı nedenlerle, aynı taleplerle ölüm orucuna başladı.

GÖKHAN ve İLERİ’Yİ MÜCADELEMİZLE ALDIK, SIRA SİBEL’DE!

Sibel Balaç’la birlikte aylardır ölüm orucunda olan Gökhan Yıldırım, 5 Eylül 2022’de cezasının infazı ertelenerek tahliye edildi. Aylardır hukuksuz şekilde tutsak edilen İleri Kızılaltun ise dün, direnişinin 40. gününde, mahkemenin verdiği ara kararla tahliye edilerek özgürlüğüne kavuştu.

Elbette Gökhan hakkında verilen infaz erteleme kararı da İleri hakkında verilen tutuksuz yargılama kararı da tıpkı haksız, hukuksuz şekilde tutsak edilmelerine neden olan kararlar gibi siyasi kararlardır. Ve biz bu kararları mücadelemizle aldık, mücadelemizle faşizmi bu kararları vermek zorunda bıraktık. O duvarları Sibel, Gökhan ve İleri ile birlikte aylardır yürüttüğümüz mücadelemizle, direnişimizle biz yıktık.

Adalet savaşçısı Gökhan Yıldırım tahliyesinden sonra "Sırada Sibel var, İleri var… hepsini alacağız" demişti Gökhan 36 kiloya düşmüş bedeniyle, bir deri bir kemik kalmış elleriyle elimizden tutup bizi bu direnişi büyütme çağrısı yaptı. İşte İleri Kızılaltun’u da tıpkı Gökhan gibi mücadelemizle aldık. Şimdi sırada Sibel var. Şimdi sıra Sibel’in etrafına ördükleri ve onu içinde katletmeye çalıştıkları duvarları yıkmakta.

Bugün bir kez daha birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için diyerek, hepimiz Sibel olup Sibel’in sesine ses olup onu faşizmin ölüm duvarlarından çekip alacağız!

Sibel Balaç bugün ölüm orucu direnişinin 279. Gününde. Bir deri bir kemik kalmış bedeniyle adalet istemeye devam ediyor. Onu adaletsizliğe mahkum edenler, onun her gün hücre hücre eriyerek hızla ölüme doğru gitmesinin sorumluları şimdi de onu bir hastane koğuşuna kapatıp katletmeye çalışıyorlar. Sibel’i Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurumu, hastaneler ve mahkemeler arasındaki yazışma trafiğiyle, bir türlü çıkmayan raporlar, bir türlü tamamlanmayan imzalar, bir türlü gelmeyen yazılar ve daha bir sürü bürokratik işlemleri bahane edip tahliye etmeyerek katletmeye çalışıyorlar.

Sibel’i faşizmin bu bürokratik canavarının dişlileri arasında katletmelerine izin vermeyeceğiz. Adli Tıp Kurumu görevini yapmalı, savcılık görevini yapmalı Sibel’i de Gökhan ve İleri gibi bir an önce tahliye etmelidir.

Sibel Balaç Onurumuzdur!

Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!

İleri Kızılaltun Onurumuzdur!

Sibel Balaç Serbest Bırakılsın!

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

Yunanistan Halk Cephesi

 

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.