1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Almanya Halk Cephesi'nden Açıklama: Bartın'da Yaşanan Kaza Değil, Katliamdır!



Bir kez daha maden ocağında yaşanan grizu patlamasında göçük altında kaldı insanlarımız. Şu ana kadar işçilerimizden 41 inin cansız bedenleri çıkarıldı göçük altında.  Halkımıza, yakınlarını kaybeden ailelerimize BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUZ.

Bartın'ın Amasra ilçesinde yaşanan maden ocağı katliamının sorumluları, AKP iktidarı başta olmak üzere, enerji bakanlığı, içişleri bakanlığı ve maden yetkililileridir. Bu patlamanın, katliamın sorumluları yine olay yerindeydiler.  Gelip orada halkın acıları üzerinden yalanlar sıraladılar. İleri teknolojiye rağmen bu patlamanın yaşanmasının birazda madencilerin kaderinde olduğunu söyledi yine baş sorumlu cumhurbaşkanı.  Biz bu yalanları önceki maden katliamlarından hatırlıyoruz. En son Soma da 301 işçi katledildiğinde "Bu işin fıtratında var" demişti aynı Cumhurbaşkanı. Madenci tekmelemişti Tayyip Erdoğan'ın müşaviri Yusuf Yerkel. Ama Soma'lı işçilerin avukatlığını yapan Selçuk Kozağaçlı’yı 6 yıldır hapishane de tutuyor. Ve yine halkın avukatı Selçuk Kozağaçlı bir tür maden cinayetlerine neden kaza denilmeyeceğini de anlatıyor. " Kazanın bilimsel tanımı, öngörülemez olmasıdır. Öngörülebilir bir ölüm, öngörülebilir bir arıza, öngörülebilir bir kırılma kaza değildir. Çünkü öngörülebilir" diyor. Oysa Sayıştay bunu öngörmüş ve Bartın Amasra’daki üretim derinliğinin 300 metreye ulaştığını, çalışan damarlarda grizu patlama riski artıyor" diye raporlamış. Peki bunun neresi kaza?

Daha önceki maden katliamlarında gerçek sorumlular yargılanmadığı için, bu madenlere gerekli önlemleri almayarak çalıştıran şirketlere çalışma izni verdikleri için, işçilerin canlarını pul görüp patronların daha fazla para kazanması uğruna her türlü olanağı sağladıkları için suçlular. Uyarılara rağmen, bütün öngörülere rağmen önlem almayarak, işçileri çalıştırdıkları için katliama göz yumdukları için suçlular. Gerçek sorumluları her katliamdan sonra akladıkları için suçlular.  

Sorumlular yargılansın diyen işçi ailelerine saldıran, onların avukatlarına saldıran,  Adalet isteyenlere saldıran AKP sorumludur, suçludur.  Şimdi gidip orada bir kez daha ailelerin yüzlerine baka baka, utanmadan " Kader " diyor.  Kader öyle mi? . Bu sebepler bilimsel olarak araştırılıp, nedenleri ortaya konulmadan söylenen her söz olayın üzerini örtmeye yöneliktir.  O nedenle Bartın Amasra da yaşanan "kaza" da "kader" de değildir. Cinayettir, katliamdır.

Bugün ülkemizde süren Ölüm Orucu direnişi tam da bu adaletsizliklere karşı başlamıştır. Sibel Balaç, Gökhan Yıldırım ve İleri Kızılaltun tüm halkımızın uğradığı adaletsizliklerin son bulması içinde bedenlerini açlığa yatırdılar. Çünkü, Adalet talebi her kesimden halkımızın talebidir.  Adalet istemeye devam edecek,  katliamları bize "Kader" diyerek makul, olabilir göstermelerine izin vermeyeceğiz.

"Bu kara yazıyı kendimiz yazmadık ama kaderimizi kendi ellerimizle değiştirebileceğimizi biliyoruz.  Halk olarak, sorumluları yargılanması için, adalet için mücadele etmekten, adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz. Ve sorumluların mutlaka yargılanmasını sağlayacağız.

Bir kez daha yakınlarını kaybetmiş halkımıza başsağlığı diliyoruz.  Sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz.

KAZA DEĞİL KATLİAM, KADER DEĞİL KAR HIRSI!

BARTIN DA SORUMLULAR YARGILANSIN!

BARTIN İÇİN ADALET İSTİYORUZ!

İŞÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!

 

ALMANYA HALK CEPHESİ


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.