1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Anti-Emperyalist Cephe’nin 20. Yıl Sempozyumu, Yunanistan’ın Başkenti Atina’da Gerçekleştirildi

 Enternasyonalizm Halkların Kan Kardeşliğidir!

Enternasyonal Dayanışma, Halkların En Güçlü Silahıdır!

Anti-Emperyalist Cephe, 7-8-9 Ekim 2022 tarihlerinde, Yunanistan’ın başkenti Atina’da, dünyanın dört bir yanından gelen 21 ülkeden 45 katılımcı katılımcıyla sempozyum düzenledi.

1. Gün:

Sempozyumun ilk günü Samidoun (Samidoun-Filistinli Tutsaklarla Dayanışma Ağı) ve Anti-Emperyalist Cephe’nin örgütlediği, Filistinli tutsak George İbrahim Abdallah’ı anlatan film gösterimi düzenlendi. Film gösterimi Konstantina Kartsioti’nin açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Samidoun’dan Muhammed Khatib söz aldı. Son olarak, Jalil Muntaqim söz aldı. Konuşmaların ardından film gösterimi başladı. Yaklaşık olarak 2 saat süren film gösterimine toplam 150 kişi katıldı.

 

2. Gün

Sempozyumun ikinci günü olan 8 Ekim Cumartesi günü, AEC temsilcisi Kostantina Karsioti’nin açılış konuşmasıyla başladı. Konstantina, yaptığı konuşmada, bu sempozyum öneminden bahsederek “dünyada emperyalizm halklara örgütlü bir şekilde saldırıyor, bizim görevimiz dünya halklarını emperyalizme karşı örgütlemektir” dedi. Konstandina’nın konuşmasından sonra Yunan solundan iki kişi konuşarak bu sempozyumun öneminde bahsettiler.

Daha sonra söz alan İtalyan konuşmacı Fausto Marini şunları söyledi:

“Dünyada iki sınıf var ve tarafsız kalamazsın; tarafsız kalırsan ezilirsin. Doğuya doğru NATO saldırısını konuşalım. Bu savaşla ilgili objektif bir haber göremiyoruz.”

Daha sonra İtalya’dan Pati Luceri sözü alarak İtalya’da ölüm orucuyla dayanışmak için yaptı eylemlerden açlık grevinden bahsetti. Anti Emperyalist Cephe’nin yapmış olduğu sempozyumun öneminden bahsederek konuşmasını sonlandırdı.

Daha sonra ise Katalonya’dan sözü Albert Santin aldı. Albert göndermiş olduğu videoda yaptığı konuşmada Katalonya ve İspanya’daki mücadeleden bahsederek Anti Emperyalistlerin bir araya gelmesinin öneminden bahsederek Anti Emperyalist Cephe’yi yaptığı sempozyumdan dolayı tebrik ettiğini söyledi.

Albert’ten Sonra Sözü Mumia Abu Jamal komitesinden Cinaed aldı. Atina’da dünyanın dört bir yanında Anti Emperyalistlerin toplanmasının öneminde bahsetti.

Daha sonra sözü Peru’dan İndira Rodrigez Paredes aldı. İndira yaptığı konuşmada Peru’da kendilerine yönelik yapılan baskıları polis baskınlarını ve tutuklamalardan sözetti. Bu sempozyuma davet edildiği için teşekkür etti.

Daha sonra George İbrahim Abdallah komitesinden bir kişi video konferans yoluyla canlı katılarak İbrahim Abdallah ile ilgili bilgi verdi. Enternasyonal dayanışmanın öneminden sözetti.

Meksika’dan Pamela Sanchez ise Anti Emperyalist Cephe Sempozyumuna daha önce de katıldığını belirterek ortak mücadelenin önemini vurguladı. Emperyalizmin örgütlü olarak NATO aracılığıyla dünya halklarına saldırdığını bu saldırı karşısında birlikte mücadele etmek gerektiğini söyledi.

Amerika’dan Committee for Leonard Peltier’den Jean Rouch ise ABD emperyalizminin politikalarından söz ederek emperyalizme karşı birlikte mücadelenin öneminden sözetti.

Leonard Peltier’e destek istemek için buradayız

Sırbistandan Nicolas Simoviç ise yaptığı konuşmada; Sırbistan’da hükümetin halka karşı uyguladığı politikaları anlattı. Ayrıca Amerika’nın Çin ve Rusya’yı izole etmeye çalıştığını anlattı.

İrlanda’dan Saoradh  örgütünden Steven Murney ise gönderdiği videoda; Bu sempozyumu düzenleyenlere çok teşekkür ederim diyerek başladı ve İrlanda’nın mücadele tarihini Bobby Sands’ları anlattı ve Türkiye süren ölüm orucuna desteklerini ileterek konuşmasını sonlandırdı. Ben oraya gelmek istiyordum fakat uçağa binmem engellendi ve havaalanından çıkışım engellendi.” Dedi.

İrlandalı konuşmacıdan sonra TAYADLI Hasan Basri Yıldız konuştu. Hasan Basri Yıldız yaptığı konuşmada; Ölüm orucu direnişi ve Ali Osman Köse kampanyasını anlattı. Hapishanelerdeki 1605 hasta tutsak olduğunu bunların 600’ünün ağır hasta olduğunu belirtti. Tecrit koşullarını anlattı. Hapishanelerde yaşanan tedavi hakkının engellenmesine yönelik yapılan uygulamaları anlattı.

Hasan Basri Yıldız’dan sonra sözü Ayten Öztürk aldı; Ayten Öztürk; hepinizi enternasyonalist duygularımla selamlıyorum. Fiziken yanınızda olmayı çok isterdim ama maalesef bulunduğum koşullardan kaynaklı aranızda olamıyorum.

Bende devrimcileri yıldırma politikası olan işkenceyle karşılaştım. 2018 yılında Lübnan’dan kaçırılıp Tükiye’ye getirildim. Türkiye’de gizli bir işkencehanede 6 ay boyunca her türlü işkenceyi yaşadım” diyerek devletin işkence gözaltı kayıp politikalarını anlattı.

Ayten Öztürk’ten sonra  sonra sözü alan İtalya’dan Kızıl Tugaylar üyesi Fausto Marini şunları söyledi; Dünyada iki sınıf var ve  Tarafsız kalamazsın tarafsız kalırsan ezilirsin.  Doğuya doğru NATO Saldırısını konuşalım Bu savaşla ilgili objektif bir haber göremiyoruz

Fausto Marini’den sonra sözü alan Caterina Calia yaptığı konuşmada emperyalizmin değişmediğini, emperyalizmin dünyanın her yerinde halkları kana buladığını ve kurtuluşun emperyalizme karşı mücadelede olduğunu söyledi.

Yunanistan'da işkenceyle katledilen Vasilis Maggos'un babası ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:

”Oğlum idealleri uğruna mücadele ediyor.”

“Polis şiddeti her gün yaşanıyor. OPKE ve MAT biriminden polisler tarafından oğlum işkenceye maruz kaldı. George Floyd’un katledilmesinden bir ay sonra oldu bu olay.”

“Atina Bölge Savcılğı’na yazdım. Şunu talep ediyorum oğlum için: Adil yargılanma... Türkiyeli yoldaşlarımın söyledikleri gibi taleplerimiz aynı. Elimdeki dövizde adalet talebim yazılı. Adalet istiyorum.”

Anti-Emperyalist Cephe Sempozyumu, HHB-Enternasyonal Büro'dan Halkın Avukatı Günay Dağ’ın yaptığı konuşmayla devam etti.

Günay Dağ, Yunanistan’daki 11 Türkiyeli devrimci tutsağın yaşadığı hukuksuzlukları ve Almanya’da, 129a/b yasaları (anti-terör yasaları) gerekçe gösterilerek tutuklanan Grup Yorum üyesi İhsan Cibelik, Devrimci Gazeteci Özgül Emre ve Serkan Küpeli’nin durumunu anlattı.

“Emperyalizm, dünyanın her yerinde kendine muhalif olanları, terörist ilan ediyor. Devrimcileri sindirmeye, boyun eğdirmeye çalışıyorlar.”

Günay Dağ, 11 Türkiyeli devrimcinin 16 Kasım 2022 tarihinde görülecek temyiz davasına katılmaya çağırdı.

Peru’dan Alfredo Crespo ise yaptığı konuşmada, “Tüm politik tutsaklara dayanışma duygularımı gönderiyorum.”

“Bu insanlar mücadele ettikleri için hapsediliyor. Peru’da, biz de benzer saldırıları yaşıyoruz.”

“Marksist-Leninist olan herkese anti-terör yasalarını uyguluyorlar. Dünyanın her yerinde durum aynı.”

“Şunu farkettim: Devrimci olanlara insan gibi davranılmıyor. İnsan haklarına saygı duyulmuyor.”

“Gerçek teröristler, emperyalistlerdir.” dedi.

 

Samidoun Filistinli Tutsaklarla Dayanışma Ağı adına konuşan Mohammed Khatib, konuşmasında şöyle dedi:

“Samidoun adına bu etkinliği düzenleyenlere teşekkür ederim.”

“Biz, Türkiyeli devrimcilerin Filistin davası uğruna şehit düştüğünü çok iyi biliyoruz .”

“Filistin’de 6.000’den fazla politik tutsak var. 30 Filistinli tutsak, idarî tutukluluk uygulamasına karşı süresiz açlık grevinde. 30 Filistinli tutsağı selamlıyoruz.”

“Biz yeni bir gelecek kuruyoruz. Halkımızı örgütlemeye devam ediyoruz. Siyonizme karşı mücadele ediyoruz. İsrail’i yenersek ABD ve tüm emperyalistler yenmiş olacağız.”

256 günlük ölüm orucunun sonucunda zafer kazanan Ölüm Orucu Gazisi Gökhan Yıldırım, sempozyuma Zoom aracılığıyla katıldı. Gökhan Yıldırım şunları söyledi:

“Öncelikle sempozyuma katılan herkese selamlarını gönderiyorum...

Ben, 25 Aralık 2021 tarihinde ölüm orucuna başladım ve 256 gün ölüm orucu yaptım. Şuan tedavi görüyorum. Sağlığım tam olarak yerinde değil.”

“Ölüm orucuna neden başladığımı anlatmak istiyorum...

İstanbul Gazi Mahallesi”nde uyuşturucuya karşı mücadele ediyordum. Gazi Mahallesi’nde, halk ile birlikte birçok kumarhane ve fuhuş yerini kapattırtık. Devlet-AKP faşizmi, mahallelerimize uyuşturucu sokmaya çalışıyordu. Biz izin vermediğimiz için bize komplo kurup hapishaneye attılar.”

İtirafçıların ifadelerini çürütmemize rağmen bana 46 yıl ceza verdiler. Hiçbir delil yokken ceza aldım. Mahkemelere başvurduk, sonuç alamadık. Yargıtayda cezam onandı. Hakkımı her yerde aradım. Elimizden gelen her şeyi yaptık ama karşılığını alamadık. Bunları yaşayınca her şeyi yaptığımı düşünerek adalet mücadelesini büyütmek için ölüm orucu yapma kararı aldım.”

“Direnişimin 255. Gününde tahliye oldum, 256. Gününde zafer kazanarak ölüm orucuna ara verdim. Hasan Karapınar, bizim direnişimiz sayesinde tahliye oldu.”

Gökhan Yıldırım, konuşmasını, “Ancak direnerek haklarımızı alabiliriz” diyerek sonlandırdı.

Gökhan Yıldırım’ın ardından, ABD'de 49 yıl tutsak kalmış olan Kara Panterler'den Jalil Muntaqim yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Sizi barış ve dayanışma içinde selamlıyorum. Kara Panter üyesiyim. 49 yıl tutsak kaldım. İlk mahkumlar toplantısını organize ettim. Ayrıca iki kitap yazdım. Şu anda açlık grevinde olan, ölüm orucunda olan yoldaşlara şunu sormalıyız: İnsanlar neden ölüm orucu yapıyorlar? Bunu sorgulamak lazım."

"Bu topraklarda, siyah insanlar özgür olmadan hiç kimse özgür olamaz."

"Filistin halkının mücadelesini desteklemeye devam edeceğiz."

Ölüm Orucu Direnişçisi İleri Kızılaltun ise yaptığı konuşmada, “Sizleri, Türkiyeli Marksist-Leninistler adına ölüm orucunun coşkusuyla selamlıyoruz.”

“Anti-Emperyalist Cephe’nin varlığı, faaliyetleri, dünya halklarının birliği için çok anlamlı. Bu anlamda dünya soluna kattıklarınız için teşekkür ediyoruz.”

“Ölüm orucu direnişimiz, 294. Gününde. Direnişimiz devam ediyor.”

“Sibel Balaç, Ankara Dış Kapı hastanesinde tutuluyordu. Sibel Balaç tutulduğu hastaneden dışarı çıkarılmış, nedenini bilmiyoruz. Tüm anti-emperyalistleri, Sibel Balaç için Türkiye   Adalet Bakanlığı'nı aramaya çağırıyorum.” dedi.

İrlanda Sosyalist Partisi temsilcisi Nathan Hasthing yaptığı konuşmada şunları dedi:

"Bizleri buraya çağıran Anti-Emperyalist Cephe çalışanlarına teşekkür ediyoruz."

"İrlanda'nın sömürgecilikle mücadele tarihi çok eskilere dayanır."

 

3. Gün:

Sempozyumun 2. günü açılış konuşmasında, AEC temsilcisi, "Bugün yine emperyalizm ve anti-emperyalizm konularını işlemeye devam edeceğiz." dedi. Ve şöyle devam etti:

"Emperyalist saldırılara her gün yenileri ekleniyor."

"Ukrayna'dan Aleksey Albu katılacak ve bize Ukrayna'daki son durumu anlatacak."

"Emperyalizm değişmedi; dünyanın her yerinde, halklara saldırıyor. Suriye ve Irak bunlara örnektir."

Açılış konuşmasının ardından, Yunanistan hapishanelerindeki 11 Türkiyeli devrimci tutsaktan biri olan Ali Ercan Gökoğlu konuştu.

Ali Ercan Gökoğlu sempozyuma Zoom aracılığıyla katıl ve şunları söyledi:

“Anti-Emperyalist Cephe Sempozyumu katılımcılarını selamlıyoruz.”

“Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun’u, 38 yıldır tutsak olan Ali Osman Köse’yi ve Siyonizme karşı mücadele eden Filistinli tutsakları ve dünyanın her yerinde direnen tüm tutsakları selamlıyoruz.”

“7 Ekim 2022 tarihinde süresiz açlık grevine başladık. Bize anti-terör yasalarıyla 333 yıl hapis cezası verildi. Bizler terörist değil, Marksist-Leninist devrimcileriz. Emperyalizme ve faşizme karşı mücadele etmek terörizm değildir.”

“Terör, demokrasi-insan halkları yalanlarıyla ülkelerin işgal edilmesidir.

Terörist, dünyayı kana bulayan ABD-AB emperyalizmi ve işbirlikçi faşist iktidarlardır.”

“Bizler, 16 Kasım’da görülecek olan temyiz mahkemesinde adil yargılanma olmayacağını bildiğimiz için süresiz açlık grevine başladık.”

Ali Ercan Gökoğlu'nun ardından, Belaruslu Gazeteci Nadezda Sablina konuştu. Sablina özetle şunları söyledi:

“Merhabalar yoldaşlar!

Sizlerle olmaktan mutluluk duyuyorum.

Eski Sovyet Cumhuriyeti Belarus’tan katılıyorum ve umarım ülkemiz gelecekte yeniden Sovyet olacak.”

“Kapitalizmin en yüksek aşaması olan emperyalizm krizdedir. ABD emperyalizmi bu krizi aşmanın yollarını arıyor. Sermayenin önünü açacak büyük bir savaşa ihtiyacı vardır. ABD-NATO, Ukrayna’da savaşıyor.

Bunun kaşınsında doğudan bir güç yükselmiştir. Doğudaki güç kapitalistir ama ABD emperyalizmine karşı savaşıyor. Rusya kapitalist olmasına rağmen ABD’ye karşı olan mücadelesi ilericidir. Bazı sol kesimler bu değerlendirmeyi yanlış buluyorlar ama Rusya emperyalist değildir.

Rusya, Batının yeni-sömürgesi durumuna getirildi. Ancak on yıllar sonra bu durumdan kurtulabildi.”

“Bu savaşın amacı Rusya ve Donbas’ı kölelikten kurtarmaktır. Rus büyük burjuvasinin çıkarlarını inkâr edemeyiz ancak durum öyle bir hâl almıştır ki, dünyanın tüm ilericilerinin tam desteğini alması gereken bir duruma gelmiştir. Belarus bu savaşta yer almaktadır. Belarus, Rusya’nın en yakın müttefikidir. 30 yıldır emperyalist yıldırma politikalarının karşısında direniyor. Belarus, NATO’nun işgali tehlikesi altındadır.”

“Ukrayna’daki savaş, dünya savaşına doğru gidiyor. Emperyalizmin yenilmesi, dünya halklarının lehinedir.”

Belaruslu konuşmacının ardından söz alan Almanya Süryani Halk Meclisi temsilcisi Albert, Alman emperyalizminin Süryanilere yönelik baskıları anlattı:

“Özelikle Devrimci Süryaniler, emperyalist Almanya’da baskılara ve kaçırmalara maruz kalıyorlar. Faşist devlet, Süryani Halk Meclisi üyesi Sami Grigor Baydar’a ceza vermeye çalışıyorlar.”

Ardından sözlerine şunları ekledi:

“Sibel Balaç ve Yunanistan’da 333 yıl hapis cezasına çarptırılan 11 Türkiyeli devrimcinin serbest bırakılmasını istiyoruz.”

“Emperyalizm, Ukrayna’da karşı saldırı örgütlüyor. Rusya, Ukrayna’da meşru müdafaa hakkını kullanmıştır.”

“Uluslararası hukuk tüm ülkelere eşit uygulanmalıdır.”

“NATO, Ukrayna’da Nazilerle dayanışma içindedir.”

“Giderek daha fazla ülke Rusya ve Çin’e yöneliyor.”

Almanya Süryani Halk Meclisi temsilcisinin ardından, Bulgaristan’dan 23 Eylül Hareketi adına Stefan Petrov söz aldı. Stefan Petrov yaptığı konuşmada şöyle konuştu:

“Aleksey Albu, komünistlerin, Ukrayna Savaşı’a karşı nasıl tutum alması gerektiğini ve bugünkü durumda nasıl mücadele etmesi gerektiğini anlattı.”

“Bulgar halkının birçoğu, Rus halkına sempatiyle bakıyor çünkü kültürel ve tarihsel olarak Rusya’ya yakınlar. Ama Şubat’tan sonra politik atmosfer değişti. Medya, Rusya’ya karşı tek yönlü haber paylaşmaya başladı. Diplomatik ilişkileri koparma noktasına getirdiler.”

“Birleşmemiz lazım!

Halkların en büyük düşmanı ABD emperyalizmidir. Emperyalizmin yaptıklarıyla Putin’i karşılaştırmak doğru olmaz.”

Suriyeli Gazeteci Ahmad Al İbrahim, sempozyuma bir mesaj gönderdi. Mesajında şöyle diyor:

“Emperyalizmin düzeni kötü bir düzendir.”

“Halkların kanını emen emperyalistlerdir.” “Sermaye, yozlaşmanın bir parçasıdır. Sınıflı bir toplum ancak yozlaşmış olabilir.” “Emperyalizmin aşırı kâr hırsı dünyamızı yok ediyor.”

Daha sonra Donbas’tan Aleksey Albu’nun konuşmasının okunması ile devam edildi sempozyuma. Donbas’ta internet olmadığı için kendisi sempozyuma katılamadı.

Aleksey Albu şunları söyledi:

“Merhabalar yoldaşlar!”

“Zelenski tarafından başlatılan özel askerî operasyonda bazı başarılar elde edildi.

Rusya, ABD’ye taviz vermeyecek iradeye sahiptir. On binlerce kişi şuanda eğitiliyor. Bir ay sonra savaşta bambaşka durumlarla karşılaşabiliriz.”

“Emperyalizm için varlığını korumak önemlidir. Yeni kaynaklar bulmak zorundadır. Hedef Rusya’dır. Son 10 yılda, Rusya, kendini korumak için gerekli önlemleri aldı. Rusya’nın ekonomik savaşta ayakta kalması önemlidir. Başta Almanya olmak üzere, kapitalizmin yumuşak karnının Avrupa olduğunu gördük.”

“Bugün, temel görevimiz, örgütsel birliği güçlendirmektir. Eğer Avrupa devletleri politika değiştirmez ise devrimci bir durum ortaya çıkacaktır. Buna hazır olmalıyız.”

Almanya'dan Tutsaklarla Dayanışma Ağı Tarafından gönderilen mesajda ise şunlara değinildi ;

Selamlarımızı gönderiyoruz. Sibel Balaç ve Yunanisanda uzun hapis cezasına çarptılırılan 11 devrimcinin serbest bırakılmasını istioruz. Emperyalizm Ukrayna'da karşı bir darbe örgütlüyor. Rusya Ukrayna'da meşru müdafaa hakkını kullanmıştır.

Giderek daha fazla ülke Rusya ve Çin'e yöneliyor. Uluslararası hukuk tüm ülkelere eşit uygulanmalıdır. NATO Ukrayna Nazilerle dayanışma içindedir.

İsviçreden Savaşa Karşı Barış Grubu gönderdiği yazılı açıklamada şunlara değindi ;

Yoldaşlar merhaba. Sosyalizm ve adalet mücadelimiz değerlidir. Ukraynadaki olaylar bize hergün bunu kanıtlıyor. Emperyalistlerle artık hiçbir diyalog mümkün değildir...?

Ardından İtalya’dan, Ayten Öztürk’le Dayanışma Komitesi/Anti-Emperyalist Cephe adına Liliana Ciorra söz aldı. Liliana şöyle dedi:

“Merhabalar yoldaşlar!

“Hepimiz büyük bir çalkantı yaşıyoruz. Emperyalizm tüm çürümüşlüğüyle karşımızda. Tüm baskı araçlarıyla karşımızda. İsrail’in, Filistin halkına, Türkiye devletinin muhaletefe saldırıları dar. Birçok yerde çatışmalar var. Avrupa’da yaşananlar olarak, NATO ile Rusya arasında yaşanan bir savaş olduğunu biliyoruz. ABD şimdilik bu savaştan sadece fayda sağlıyor. ABD ve NATO, Avrupa’yı, yeni rakipler çıkmasın diye savaşlarla on yıllardır kontrol altında tutmaya çalışıyor.”

ABD’ den John Parker ise konuşmasında;

Zelenski Rusya ile müzakereleri reddetmesi 3. dünya savaşına doğru gidiyor. ABD öncülüğünde süren NATO savaşında en çok zarar gören yoksul halktır. Biden Naziler desteklemek için 70 milyar dolar harcıyor. Az zaman önce Luganstan geliyorum. Orada sadece saldırı yapmıyorlar Naziler yönetimde. Ulusalarası birlik her zamankinden daha fazla önem taşıyor. İşçi sınıfı birleşebilirse NATO yenilir. Dedi.

Fransa’dan Pierre-O Poyard yaptığı konuşmada Fransa’da, Yunanistan’da ve Türkiye’de bulunan tüm siyasi tutsaklara özgürlük istedi.

Sonrasında Halkın Hukuk Bürosu Avukatı Ceren Yılmaz yaptığı konuşmada Sibel Balaç ve Nuriye Gülmen Hakkında konuştu. Ceren Yılmaz Sibel Balaç’ın hapishaneden daha kötü bir yer olan hastanenin mahkum koğuşunda tutulduğunu söyledi. Sibel Balaç’ın artık zamanının kalmadığını ve derhal tahliye edilmesi gerektiğini belirtti.

Ardından İtalyan konuşmacı, SiCobas Sendikası Temsilcisi Eduardo Sorge söz aldı.

Eduardo Sorge şöyle konuştu:

“SiCobas, 2010’da, işçiler tarafından kurulan bir mücadele mevzisidir. Logistik sektörü, özellikle İtalya’da, genç ve yeni bir sektör. Bu sektörde özellikle göçmenler çalışıyor. İşçiler arasındaki çalışmalarımıza grevlerle başladık. Çalışmalarımız sadece polise karşı değil. Faşistlere karşı da örgütlenip mücadele ediyoruz. İtalya’da şirketlerin çoğu, logistik sektörüne çalışıyor.”

ANC Association Nationale Des Communistes  sendikasından konuşmacı yaptığı konuşmada şunlara değindi ; Sendikaların SSCB’nin yıkılmasında sonra nasıl emperyalizmin güdümüne girdiği ve Fransa’daki sendikal hareketler hakkında bilgi verdi. Konuşmasının devamında emperyalizme karşı birlikte mücadelenin önemine vurgu yaptı.

          Hindistan’dan “Şairi Serbest Bırakın Konvenörleri Komitesi” temsilcisi Suddhabrata Deb yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Tam zamanında olduğunu düşündüğümüz bu sempozyumda konuşmak önemli. Bu çok açık bir şey. Birbirimizin ellerini tutmanın tam zamanı. Hindistan’daki şiddet, planlı ve sistematik. Devlet, her şeyi kendine göre ayarladı. Vara Vara davasında komplo kurdular.”

Deb’in konuşmasından sonra Peru’dan Avukat Miguel Sanchez yaptığı konuşmada; Bu sempozuyumu organize eden ve katılan herkese teşekkür ederim. Dayanışmamızı dünyadaki siyasi tutsakların mücadelesiyle genişletiyoruz, onların mücadelesi bizim mücadelemizdir. Türkiye’deki siyasi tutsaklarla dayanışmamız sunuyoruz.

Peru Temsilcisinin konuşmasından sonra Yunanistan’da tutsak 11 Türkiyeli devrimciden biri olan Şadi Naci Özpolat göndermiş olduğu yazılı açıklamada şunlara değindi; Emperyalizm ve anti emperyalizm konularını anlattı. Halkların kurtuluşunun tek yolunun emperyalizme karşı mücadele etmek olduğunu vurguladı.

Şadi Naci Özpolat’ın göndermiş olduğu yazılı metnin okunmasından sonra Lilianna Ciorra İtalya’da kurulan Ayten Öztürk’le Dayanışma Komitesi adına yaptığı konuşmada; Bu yıl yirmincisi düzenlenen Anti Emperyalist Cephe sempozyumunu düzenleyen tüm yoldaşlara teşekkürlerimi iletiyorum.” Diyerek başladı Ayten Öztürk’ün Lübnan’dan kaçırılma sürecini yaşadığı işkence ve devamında uğradığı adaletsizlikleri anlattı.

Ardından ABD’den Friends of Soviet People üyesi Aleks Dillard ise yaptığı konuşmada şunları söyledi konusmada Amerika’da hukuksuzca tutulan siyasi tutsaklar için konuştu.

Son olarak Yunanlı bir konuk çıkarak dünyanın her yerinden gelen anti emperyalistleri burada görmekten mutluluk duyduğunu belirterek yalnız olmadığımızı görmek çok güzel bir duygu dedi. Bu sempozyum sürecinde dayanışma bağlarının daha da güçleneceğinden eminim diyerek konuşmasını bitirdi.

Belçika Hapishanelerinden mesaj gönderen Erdal Gökoğlu; Emperyalizme karşı mücadelenin bir onur olduğunu, emperyalizmin tarihin çöplüğüne gömüleceğini, emperyalistlerin yeni dünya düzenin karşısında halkların teslim alınmasının karşısında Devrimcilerin olduğunu vurguladı.

Sempozyum, akşam saat 20.00’da, Enternasyonal Marşı'nın söylenmesi ile bitirildi.)

Sempozyumun ardın biraraya gelen delegeler Sonuç Deklarasyonu üzerine tartışıldı ve kararlar alındı.

Sempozyuma Yunanistan, İtalya, İspanya, İngiltere, Peru, Fransa, Meksika, ABD, Sırbistan, İrlanda, Türkiye, Filistin, Belarus, Almanya, Bulgaristan, Suriye, Ukrayna, Hindistan, Kıbrıs, Belçika olmak üzere toplam 21 ülkeden 45 katılımcı katılımcıyla 3 gün süren sempozyum dünya halklarını emperyalizme karşı birleştirmende mütavazı bir adım olsa da bugün dünyada örneğinin olmaması nedeniyle büyük bir öneme sahiptir. Bu küçük adımlar atacağımız daha büyük adımların daha büyük birliklerin nüveleri olarak tarihsel yerini almıştır. Atina’da 3 gün boyunca örgütlediğimiz bu sempozyum gösterdi ki dünya halklarının sorunları aynı mücadele yöntemleri de aynı olmalıdır. Dünyanın dört bir yanında emperyalistler halkların kanını emerek servetlerine servet katarken bizim temel görevim dünyanın ezilen geri bıraktırılan halklarını birleştirip emperyalizme karşı savaştırıp halkların kurtuluşunu sağlamaktır.

Bu yılki sempozyum biterken bir birimize gelecek yıl kitlesel bir sempozyum yapma sözü verdik.

Tüm dünya halklarını emperyalizme karşı birleştirme savaştırma görevlerimizi yerine getirmek için çok daha fazla çalışacağımızın sözünü vererek bitirdik programımızı.

Anti Emperyalist Cephe
































[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.